abstraction

/əbˈstɹæk.ʃn̩/3 hece
noun
C2 seviye
EN → TR
"abstraction" kelimesinin Türkçesi: abstraksiyon, soyutlama, çıkarma, tecrit, ayırma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelabstraksiyonnoun
Genelsoyutlamanoun
Genelçıkarma
Geneltecrit
Genelayırma
Geneldalgınlık
Genelçalma
Genelaşırma.
Genelsoyutlama
Genelabstraksiyon
Genelsoyutlama
Genelsoyutlama
Genelabstraksiyon
Genelmünzevi hayat
Genelzihin meşguliyeti

Görsel

Simetrik Işık Mandalası: Dijital Abstraksiyon ve Parıltılı Fiber EfektlerKararan zemin üzerinde sanatsal sıvı çiçek patlaması ve dijital abstraksiyon

Tanım

•a general concept formed by extracting common features from specific examples

Diğer Dillerde

AlmancaAbstraktion
Fransızcaabstraction
İspanyolcaabstracción
İtalyancaastrazione
Rusçaабстра́кция
Farsçaانتزاعیدن
Felemenkçeabstractie, ontvreemding, toeëigening, vage voorstelling, visionair begrip
Portekizceabstração
Yunancaαφαίρεση
Lehçeabstrakcja
Hintçeअपाहरण, अमूर्तन, अमूर्तीकरण, निष्कर्षण, भावानयन, संक्षिप्तीकरण
Finceabstrahointi
Rumenceabstracție
Macarcaabsztrakció, elvonatkoztatás
İbraniceהפשטה
Dancaabstraktion
Norveççeabstrahering, abstraksjon, naske, rane, røve, stjele
Bulgarcaотвлеченост
Letoncaabstrakcija
Estoncaabstraktsioon, hajameelsus, üldistus
Katalancaabstracció
İrlandacateibiú
Gürcüceაბსტრაგირება
Tagalogcakabasalan
Amharcaረቂቅነት

Etimoloji

From Middle English abstraccyone; either from Middle French abstraction or from Medieval Latin abstrāctiō (“separation”), from Latin abstrahō (“draw away”). Equivalent to abstract + -ion.

Kelime Ailesi

abstractional
abstractionism
abstractionist
abstractionistic
abstractive
eccentric abstraction
lambda abstraction
leaky abstraction
semiabstraction

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Soyutlamalar çıkarır.
It generates abstractions.
Elektrofil Lewis asit ve bazı
Electrophile Lewis acids and bases Nucleophilic abstraction Addition to pi ligands
Grafiksel gerçeklik sadece bir soyutlamadır.
Graphical truth is just an abstraction.
İnsan vücudunun bir kısmı soyut çalışılmış gibi.
This is actually a kind of abstraction of the human body.
Bu yüzden entropi iki farklı seviyede tanımlanır.
We therefore regard the term spyware at two different abstraction levels.
Soyutlamayla ilgili küçük, ilginç bir teori vardı.
And there was a little -- an interesting theory about abstraction.
Şimdi cebire başlıyoruz, çok yavaşça cebire başlıyoruz.
Now we're starting to, very slowly, starting to get into the abstraction of algebra.
HAL tarafından bir yerel yazıcı bulundu. Recommended driver
Local printer detected by the Hardware Abstraction Layer (HAL).
O çekim yana slackly ve soyutlama aralıklarla yazılı olmuştu.
He had been writing slackly, and with intervals of abstraction, since the shots.
Tamamıyla birlik içinde olan ve farkındalık sahibi olan bir bilinç
It still has more of them than just the thought that you would think of as an abstraction
1970'lerde Davidson, Chicago merkezli soyutlama hareketine bağlıydı.
During the ‘70s Davidson became affiliated with the Chicago-based abstraction movement.
Daha sonra kariyerinde post-kübist bir duruşla soyut sanat'a yöneldi.
Later in his career he turned toward abstraction with a post-cubist stance.