Bir yolcu kafilesi gelmişti. Sucularını gönderdiler.
A caravan happened to pass, and sent the water-carrier to bring water from the well.
Geceleri su taşıyıcısı olarak çalışarak geçimini sağladı.
He supported himself by working as a water-carrier at night. After the death of Zeno, c.
Daha sonra bir kafile gelmiş, sucularını da göndermişlerdi.
A caravan happened to pass, and sent the water-carrier to bring water from the well.
Bir yolcu-kafilesi geldi, sucularını (kuyuya su almak için) gönderdiler.
A caravan passed by, and they sent their water-carrier.
Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler; sucu kovasını kuyuya saldı, "Müjde!
A caravan happened to pass, and sent the water-carrier to bring water from the well.
Bir yolcu-kafilesi geldi, sucularını (kuyuya su almak için) gönderdiler. O da kovasını sarkıttı.
A caravan happened to pass, and sent the water-carrier to bring water from the well.