sars

1 hece
C2 seviye
EN → TR

Tanım

•a respiratory disease of unknown etiology that apparently originated in mainland China in 2003; characterized by fever and coughing or difficulty breathing or hypoxia; can be fatal

Diğer Dillerde

AlmancaSARS
İspanyolcaSRAS
Japoncaサーズ
Korece사스, 싸스
Macarcasúlyos akut légzőszervi szindróma

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Kare Sars
Kare Sars
SARS size de geçti.
They got SARS.
SARS -- kahverengimsi.
SARS -- brownish here.
Sarshir : Kaymaklı süt ürünü.
Sarshir: Creamy dairy product similar to clotted cream.
Asya'da ortaya çıktığı yerdir.
SARS emerged in Asia.
HIV dizilimi yapmak 15 sene aldı
It took us 15 years to sequence HlV -- we sequenced SARS in 31 days.
SARS salgını Asya çapında panik yarattı.
The SARS epidimic sent a panic through Asia.
"İşte Türkiye'yi sarsacak o gizli belge".
"İşte Türkiye'yi sarsacak o gizli belge".
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.
During the SARS epidemic in Beijing quarantine did seem to help.
Eklemek isterim ki, aynı şeyi SARS'ta da gördük.
And I would just add we saw the same thing with SARS.
SARS-CoV-2'nin elektron mikroskobundaki görüntüsü
Electron microscope image of SARS-CoV-2
SARS, metapnömo virüs, HIV, RSV -- bunların hepsi.
SARS, metapneumovirus, HlV, RSV -- all these.