Ana içeriğe geç
Sözlük

zorunda ile cümle

zorunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Çok küçük gelirimle yaşamak zorundayım.I have to live on my very small income.
Bir hafta içinde eve dönmek zorundayım.I must return home within a week.
Oraya tek başıma gitmek zorunda kaldım.I had to go there alone.
Ben işi yalnız başıma yapmak zorunda kaldım.I was compelled to do the work alone.
Bütün gün İngilizce kullanmak zorundayım.I have to use English all day.
Ben uzak bir banliyöden bütün yolu seyahat etmek zorundayım.I have to commute all the way from a distant suburb.
Her şeyi tek başıma yapmak zorundaydım.I had to do everything alone.
Ben evde kalmak zorundayım.I have to stay home.
Okuldan ayrılmak zorundayım.I have to leave school.
Eve gitmek zorundayım.I have to go home.
Acilen bir konuşma yapmak zorunda kaldım.I had to make a speech at short notice.
Bankaya gitmek zorundayım.I have to go to the bank.
Şemsiyemi parkta bir yerde kaybettim. Bir tane satın almak zorundayım.I have lost my umbrella somewhere in the park. I have to buy one.
Sanırım bunu düşünmek zorunda kalacağım.I guess I'll have to think it over.
Bu ay masraflarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay harcamalarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Şimdi ev ödevimi yapmak zorundayım.I've got to do my homework now.
Bugün giriş sınavına girmek zorundayım.I have to take the entrance examination today.
Bugün akşam yemeği pişirmek zorundayım.I have to cook dinner today.
Elimden geleni yapmak zorundayım.I have to do my best.
Dün oraya gitmek zorunda kaldım.I had to go there yesterday.
Ben düne kadar işi bitirmek zorunda kaldım.I had to finish the work by yesterday.
Dün dışarı çıkmak zorunda kaldım.I was obliged to go out yesterday.
Dün işten atılan diğer üç işçiyi tazmin etmek zorunda kaldım.I had to make up for three other employees, who were laid off yesterday.
Dün fazla mesai yapmak zorunda kaldım.I had to work overtime yesterday.
Dün çalışmak zorunda değildim.I didn't have to study yesterday.
İşi hızlandırmak zorunda kaldım.I had to hurry the work.
Derhal onun adını düşünmek zorundayım.I have to think of her name at once.
Çocuklarımı düşünmek zorundayım.I have to think of my children.
Belirtilen tarihe kadar işi bitirmek zorundaydım.I had to finish the job by the stated date.
Saatimi kaybettim, bu yüzden bir tane almak zorundayım.I lost my watch, so I have to buy one.
Ben bisiklete binmek zorundayım.I must ride a bicycle.
Söylediğim için özür dilemek zorunda değilim.I don't have to apologize for what I said.
Oraya kendim gitmek zorundayım.I have to go there myself.
Ben kendi hayatımı kazanmak zorundayım.I've got to earn my own living.
Odamı temizlemek zorundayım.I have to clean my room.
Borcumu ödemek zorundayım.I must repay the debt.
Mektup yazmak zorunda mıyım?Do I have to write a letter?
İş için biriyle görüşmek zorunda kaldım.I had to see someone on business.
Ben tanıtım için onunla rekabet etmek zorunda kaldım.I had to compete with him for promotion.
Diyetimi değiştirmek zorunda mıyım.Do I have to change my diet?
Hayatımı kaptana güvenmek zorundaydım.I had to trust the captain with my life.
Erken kalkmak zorundaydım.I had to get up early.
Ben erken kalkma alışkanlığı edinmek zorundayım.I have to form the habit of getting up early.
Kaybı telafi etmek zorundaydım.I had to make up for the loss.
Diğer öğrencilere yetişmek için çalışmak zorundaydım.I had to study hard to keep up with the other students.
Büyük bir aileye bakmak zorundayım.I have to support a large family.
Japonca çalışmak zorunda değilim.I do not have to study Japanese.
Japonca çalışmak zorundayım.I have to study Japanese.
Yeni plan hakkında onunla konuşmak zorundayım.I have to talk with him about the new plan.
Ona ödünç para vermek zorundaydım.I had to lend to him money.
Onun mektubuna cevap vermek zorundayım.I must answer her letter.
Onun bebeğine bakmak zorundaydım.I had to take care of her baby.
Hasta olduğum için daveti geri çevirmek zorunda kaldım.I had to decline the invitation because I was ill.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Babam için oraya gitmek zorundayım.I have to go there for my father.
Odamı temizlemek zorunda değilim.I don't have to clean my room.
Çalışmak zorunda mıyım?Do I have to study?
Çalışmak zorundayım.I have to study.
Eve yürümek zorunda kaldım.I had to walk home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zorunda ile cümle - Sayfa 9 - zorunda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App