İnsanlardan önce gelmek zorunda olmak onun canını sıkıyordu.He was annoyed at having to show up before the public.
Sana ateş etmek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to shoot you.
Kimseyi incitmek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to hurt anyone.
Senin için endişelenmek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to worry about you.
Sizin için endişelenmek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to worry about you.
Şimdi onunla uğraşmak zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to deal with it right now.
Tom'un o şarkıyı tekrar söylemesini dinlemek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to listen to Tom sing that song again.
Her zaman tüm işi yapmak zorunda olmaktan usandım.I'm tired of always having to do all the work.
Tom okuyamadığını itiraf etmek zorunda olmaktan hoşlanmıyor.Tom doesn't like having to admit that he can't read.
Bunu söylemek zorunda olmak beni üzüyor. Fakat bu doğru.It pains me to have to say this, but it's the truth.
Bunu söylemek zorunda olmak incitiyor ama bu gerçek.It hurts to have to say this, but it's the truth.
Tom onu tekrar yapmak zorunda olmak istemiyor.Tom doesn't want to have to do that again.
Tom hiçbir soruyu cevaplamak zorunda olmak istemedi.Tom didn't want to have to answer any questions.
Verna ve müsteşarının ... sıvaması yüzünden ödeme yapmak zorunda olmak beni delirtiyor.Truly annoyed that we had to pay for Verna and her Perm Sec fucking up.
Tüm ayrıntılarıyla ifade vermek zorunda olmak da üzücü bir süreç”.It’s a painful process to have to testify to the details."
Borcunu ödeyene kadar bu "haram işte" çalışmak zorunda olmaktan başka çaresi yoktur.De verzekeringnemer hoeft geen premie te betalen totdat hij weer arbeidsgeschikt is.
Borcunu ödeyene kadar bu "haram işte" çalışmak zorunda olmaktan başka çaresi yoktur.Hukum tak dapat memulihkan obligasi utang sampai pembayaran dipenuhi.
Borcunu ödeyene kadar bu "haram işte" çalışmak zorunda olmaktan başka çaresi yoktur.하지만 강박장애는 보상이 굳이 주어지지 않아도 그 행동을 하려는 충동을 받는다.
Verna ve müsteşarının ... sıvaması yüzünden ödeme yapmak zorunda olmak beni delirtiyor.Mich nervt es, dass wir mit unserem Geld bezahlen, damit Verna und ihr Ministerialrat Scheiße bauen können.
Verna ve müsteşarının ... sıvaması yüzünden ödeme yapmak zorunda olmak beni delirtiyor.Verdaderamente molesta por tener que pagar por la metida de pata de Verna y su Secretario Permanente.
Verna ve müsteşarının ... sıvaması yüzünden ödeme yapmak zorunda olmak beni delirtiyor.Действительно раздражает, что мы должны платить за Верну и её постоянного секретаря.