Pozisyon değiştirmenin de bazı zorlukları vardır.Zmiana pozycji wiąże się z pewnymi trudnościami.
Prenses Lee Seol yetimhaneye bırakıldı... ...ve tüm hayatını zorluklar içinde geçirdi.Ekkor került Lee Seol hercegnő árvaházba és élte akadályokkal teli életét.
Prenses Lee Seol yetimhaneye bırakıldı... ...ve tüm hayatını zorluklar içinde geçirdi.والاميرة لي سول ارسلت الى الميتم حيت عاشت طفولة بائسة
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Affronta molte delle cause alla radice delle nostre difficoltà.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Det tar upp många av de bakomliggande orsakerna till våra problem.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Es greift viele der Ursachen unserer Schwierigkeiten auf.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Het behandeld veel van de onderliggende oorzaken van onze problemen.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Jego uwaga skierowana jest na przyczyny powstawania naszych problemów.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Nehézségeink alapvető okaival foglalkozik.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Opozarja na mnoge korenite vzroke naših težav.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Se adresează multora dintre cauzele care stau la baza dificultăților noastre.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Se käsittelee monia ongelmiemme perimmäisiä syitä.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Son attention se porte sur les diverses causes de nos difficultés.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Zabývá se mnoha kořeny našich nesnází.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Εστιάζεται σε πολλές από τις ριζικές αιτίες των δυσκολιών μας.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Той работи върху първопричините за трудностите ни.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.Усилия проекта направлены на поиски решений истинных причин наших проблем.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.المشروع يتناول العديد من الأسباب الجذرية للصعوبات التي نواجهها.
Richard Thaler ve ben her zaman zorlukları그래서 리처드 테일러와 제가 언제나 관심을 가졌던 것은--
Richard Thaler ve ben her zaman zorluklarıluôn luôn cảm thấy bị cuốn hút bởi --
Richard Thaler ve ben her zaman zorluklarıНякои от тях предпочитат да не спестяват.
Richard Thaler ve ben her zaman zorluklarıומה שריצ'רד תלר ואני הוקסמנו ממנו -
Richard Thaler ve ben her zaman zorluklarıوما كنت أنا و ريتشارد تايلر منبهرين دائما به --
Richard Thaler ve ben her zaman zorluklarıいつも魅了されてきたことなのです- 行動ファイナンスが
Sanırım zorluklara karşı dayanıklı olmalıyız.Je crois que nous devons devenir plus forts, alors.
Sanırım zorluklara karşı dayanıklı olmalıyız.Úgy tűnik, még nehezebb kell legyen.
Sanırım zorluklara karşı dayanıklı olmalıyız.Πρέπει να γίνουμε σκληρότεροι.
Sanırım zorluklara karşı dayanıklı olmalıyız.علينا ان نصبح اكثر صرامة
SPIEGELONLINE: Panama'nın Ayın çocuklarının zorlukları.Les utilisateurs de Twitter publient des photos des Cunas.
SPIEGELONLINE: Panama'nın Ayın çocuklarının zorlukları.SPIEGELONLINE: El sufrimiento de los hijos de la Luna de Panamá.
SPIEGELONLINE: Panama'nın Ayın çocuklarının zorlukları.También publican muestras de su trabajos de artesanía:
Teknik zorluklar yaşıyorum.4で割って2をかける.
Teknik zorluklar yaşıyorum. Böylece 4 kere 2'ye bölündü.Takže děleno 4 krát 2.
Teknik zorluklar yaşıyorum. Böylece 4 kere 2'ye bölündü.Vi har altså divideret med 4 gange 2 på den her side.
Teknik zorluklar yaşıyorum. Böylece 4 kere 2'ye bölündü.В мене технічні несправності ділимо на 4 помножити на 2
Teknik zorluklar yaşıyorum.Estou tendo dificuldades técnicas.
Teknik zorluklar yaşıyorum.Estoy teniendo dificultades técnicas.
Teknik zorluklar yaşıyorum.Ik heb technische problemen.
Teknik zorluklar yaşıyorum.J'ai quelques difficultés techniques.
Teknik zorluklar yaşıyorum.기술적인 문제가 있는 것 같아요
Teknik zorluklar yaşıyorum.Mam trochę trudności technicznych.
Teknik zorluklar yaşıyorum.Sto avendo difficoltà tecniche.
Teknik zorluklar yaşıyorum.Technikai problémáink akadtak.
Teknik zorluklar yaşıyorum.Έχω τεχνικές δυσκολίες.
Teknik zorluklar yaşıyorum.Имам технически затруднения.
Teknik zorluklar yaşıyorum.لدي صعوبات تقنية
Terapiye ilk başladıkları orta yaşları dahi olsa bir dizi zorluklarla karşılaşacaktır.의학요법을 처음 받은 시기가 중년의 나이가 된 사람들이라고 해도 분명 그러한 문명의 이기를 누리게 될 것이기 때문입니다.
Terapiye ilk başladıkları orta yaşları dahi olsa bir dizi zorluklarla karşılaşacaktır.אפילו אנשים שנמצאים כבר בגיל העמידה כשהטיפול מגיע, יהיו בסוג של חוד.
Terapiye ilk başladıkları orta yaşları dahi olsa bir dizi zorluklarla karşılaşacaktır.حتّى في حال كون الّذين سيستفيدون منها وقتها في منتصف العمر... هؤلاء سيكونون في الطّليعة...
Terapiye ilk başladıkları orta yaşları dahi olsa bir dizi zorluklarla karşılaşacaktır.同じことなのです 彼らはより進んだ治療を受ける位には長生きするでしょう
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."A királynő csak egy módja a betelepülő all nehézségek, nagy vagy kicsi.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'A Rainha só tinha uma maneira de resolver todos os dificuldades, grandes ou pequenas.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'De koningin had maar een manier op de afwikkeling van alle problemen, groot of klein.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Dronningen havde kun én måde at afvikle alle vanskeligheder, stor eller lille.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Drottningen hade bara ett sätt att lösa alla svårigheter, stora eller små.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Kráľovná mala len jeden spôsob riešenia všetkých problémy, veľké alebo malé.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Královna měla jen jeden způsob řešení všech problémy, velké nebo malé.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'La Regina aveva un solo modo di risolvere tutti i difficoltà, grandi o piccole.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."La Reina había una sola manera de resolver todas las dificultades, grandes o pequeños.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."La reine avait une seule façon de régler tous les difficultés, grandes ou petites.