Ana içeriğe geç
Sözlük

zorluklar ile cümle

zorluklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Dovete vedere le enormi sfide che dovranno affrontare.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Du musst dir die enormen Herausforderungen vorstellen denen sie sich stellen müssen.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Hay que ver los desafíos enormes que ellos tendrán que enfrentar.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Je moet de enorme uitdagingen zien die ze tegemoet gaan treden.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.여러분들은 그들이 직면할 거대한 도전들을 보아야 합니다.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Látnotok kell a leírhatatlan kihívásokat, amikkel szembe kell majd nézniük.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Musíte chápať enormné výzvy, ktorým budú čeliť.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Musíte vidět ohromné výzvy, kterým budou čelit.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Nous devons voir les problèmes énormes auxquels ils vont être confrontés.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Temos que ver os enormes desafios que eles vão ter de enfrentar.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Πρέπει να δούμε τις τεράστιες προκλήσεις που πρόκειται να αντιμετωπίσουν.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Нам слід побачити величезні проблеми, з якими вони стикнуться.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Нужно видеть огромные проблемы, которые им нужно будет решить.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.Трябва да видите големите предизвикателства, с които те ще се срещнат.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.אתם חייבים לראות את האתגרים העצומים שהם עומדים לעמוד מולם.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.عليكم أن تروا التحديات الهائلة التي سيواجهونها.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.問題に直面するか考えなければなりません 私たちを代表して行動する政府機関を正すことなくして
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.Al cuore della sfida c'è la ricostituzione dell'idea di abilità e di intelligenza.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.Au coeur du défi se trouve la reconstruction de notre sens de la compétence et de l'intelligence.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.I hjärtat av utmaningen är det att rekonstruera vår känsla av förmåga och av intelligens.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.I hjertet af vores udfordringer er at rekonstruere vores følelse af evne og af intelligens.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.În centrul provocării se află nevoia de a reconstitui sensul propriilor abilități şi a inteligenței.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.- jádro problému spočívá ve znovuobjevení našeho povědomí o schopnostech a inteligenci.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.Jadro problému spočíva v pretvarovaní nášho povedomia o schopnostiach a inteligencii.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.우리가 해야 할 핵심과제는 능력, 지능에 대한 우리의 기존 생각을 다시 쓰는 일입니다.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.Lo central de nuestro desafío es reconstituir nuestro sentido de la capacidad y de la inteligencia.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.O mais importante dos nossos desafios é restabelecer a nossa noção de capacidade e de inteligência.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.Szóval a kihívás lényege, hogy újra kell értékelnünk a képesség fogalmát, és az intelligencia fogalmát.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.Tâm điểm của thử thách này chính là xây dựng lại cách nhìn của chúng ta về khả năng và sự hiểu biết.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.Tärkeimpiä haasteitamme on muodostaa uusi näkemys siitä, mitä lahjakkuus on ja mitä älykkyys on.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.V srcu izziva je, da na novo vzpostavimo naše dojemanje sposobnosti in inteligence.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.W centrum problemu leży zmiana postrzegania umiejętności i inteligencji.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.В основі нашого виклику -- перебудова нашого сприйняття здібностей та інтелекту.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.В сърцето на предизвикателството е да реконструираме нашия усет за способност и за интелект.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.И проблема, по существу, в том, чтобы восстановить в человеке чувство одарённости и понимания.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.בלב האתגרים ניצבת הבניה מחדש של התפיסה שלנו לגבי יכולות ואינטליגנציה.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.في قلب التحدي هو إعادة شعورنا بالقدرة وبالذكاء
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.能力と知性についての私達の考え方を 再構築することです 一本道という考え方に問題があります
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Bagaimana hal ini akan menyelesaikan tantangan yang kita bicarakan ini?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Comment est-ce que ça va résoudre les problèmes dont nous avons discuté ?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Como é que isso vai resolver os desafios de que falámos?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?¿Cómo esto va a resolver los desafíos de los que hablamos?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Cum anume va rezolva acest lucru provocările de care am vorbit?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Hoe lost dat de uitdagingen op waar we over praatten?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Hogyan oldja ez meg a kihívásokat, amelyekről beszéltünk?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Hvordan vil det løse de udfordringer som vi talte om?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Jak ma to przezwyciężyć trudności, o których mówiliśmy?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?어떻게 이 방법이 우리가 지금까지 이야기했던 그 문제들을 해결할까요?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?làm thế nào mà nó giải quyết những thách thức mà chúng ta đã nói đến từ nãy tới giờ?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Ma come può risolvere le sfide di cui parlavamo?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Wie kann das die Behinderungen umgehen, über die wir uns unterhalten haben?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Как это применимо к сложностям, о которых мы говорили ранее?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?איך זה יפתור את האתגרים עליהם דיברנו?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?كيف سيحل ذلك التحديات التي تبادلنا الحديث حولها؟
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?いかにして解決するのでしょうか? たとえば
Küçük işletmeyi başlatmanın zorluklarını biliyorum.Geschäft.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.A nawet gdy go mam, zdaję sobie sprawę, że większość ma mało cierpliwości dla moich problemów z mową.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Aún así me doy cuenta que la gente tiene muy poca paciencia con mis dificultades al hablar.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Bahkan demikian, saya sadar kebanyakan orang punya kesabaran tipis untuk menghadapi kesulitan bicara saya.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Chiar și cu laptop, sunt conștient că majoritatea oamenilor n-au răbdare pentru dificultățile mele de vorbire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod