Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Creo que estamos en el mejor momento, cuando nos enfrentamos a grandes problemas.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Hiszem, hogy a nagy problémák megoldásakor legjobb képességeinket használjuk.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Ich glaube, wir sind am besten, wenn wir großen Problemen gegenüberstehen.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Ik ben ervan overtuigd dat we uitblinken wanneer we geconfronteerd worden met grote problemen.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Je crois que nous sommes les plus performants quand nous sommes confrontés à de gros problèmes.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.저는 우리가 큰 문제들과 대면했을 때 가장 강해진다는 것을 믿습니다.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Saya percaya kita melakukan yang terbaik ketika kita dihadapkan dengan isu besar.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Tôi tin chúng ta làm hết sức khi chúng ta đương đầu với những vấn đề lớn.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Wierzę, że kiedy mamy przed sobą poważne wyzwania, to radzimy sobie najlepiej.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Πιστεύω ότι είμαστε στα καλύτερά μας όταν είμαστε αντιμέτωποι με τα μεγάλα ζητήματα.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Вярвам че сме в най-добрата си форма, когато се изправяме пред големите проблеми.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.Я считаю, мы становимся лучше, когда сталкиваемся с самыми сложными задачами.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.אני מאמין שאנחנו במיטבנו כשאנחנו ניצבים מול בעיות גדולות.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.اؤمن اننا في افضل حالتنا عندما نواجه المشاكل الكبيرة
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.やり甲斐があるはずだと信じています まったなしの大問題です
Büyük zorluklarla mücadele etmek için nasıl işbirliği yapabiliriz ve nasıl güçlü ortaklıklar kurabiliriz diye우리들은 모두 앤트워프의 모든 시민들이 같이 협조하고 새로운 협력자들을 만들어야
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Een van de fundamentele uitdagingen is hoe we dit eigenlijk zouden moeten doen.
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Eine der fundamentalen Herausforderungen ist daher uns dazu bringen, es wirklich zu tun.
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Et donc l'un des défis fondamentaux est de savoir comment nous ferions cela.
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.따라서 근본적인 도전 과제 중 하나는 어떻게 우리가 실제로 그것을 하게끔 만드는가입니다. 그렇죠?
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Quindi una delle sfide fondmentali è come riusciamo a farlo in effetti.
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Şi astfel una dintre provocările fundamentale este cum facem de fapt asta. OK?
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Tehát az egyik alapvető kihívás az, hogy hogyan tudjuk ezt elérni.
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Więc jednym z podstawowych wyzwań jest pytanie jak mamy to zrobić.
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Затова едно от основните предизвикателства е как наистина бихме направили това.
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.Следовательно, одна из основных проблем - как нам всё-таки начать делать. Понимаете?
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.ושאחד האתגרים הבסיסיים הוא איך באמת נעשה זאת. בסדר?
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.وبذلك واحدا من التحديات الأساسية هو : كيف لنا أن نفعل ذلك فعلا. حسناً؟
Bu yüzden, temel zorluklardan biri bunu nasıl gerçekleştireceğimiz.私たちがどのように実行するかということです 良いですか?
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.Aina ne eivät johdu muistisairaudesta.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.Ces troubles ne sont pas toujours dus à une maladie.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.No siempre se deben a alguna enfermedad.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.Orsaken till detta är inte alltid en demenssjukdom.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.Не всегда эти проблемы связаны с болезнью памяти.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.هي لا تسببها دائماً أمراض الذاكرة.
Bu zorluklarımız vardıAssim, temos estes desafios.
Bu zorluklarımız vardı그래서 우리에게는 이러한 도전들이 있었고,
Bu zorluklarımız vardı Richard Thaler ve ben her zaman zorluklarıTakie wyzwania fascynowały Richarda Thalera i mnie. fascynowały Richarda Thalera i mnie.
Bu zorluklarımız vardıVậy là chúng ta đã thấy những thách thức, và cái mà Richard Thaler và tôi
Bu zorluklarımız vardıאז האתגרים האלה עומדים מולנו,
Bu zorluklarımız vardıإذن لدينا هذه التحديات
Bu zorluklarımız vardıそしてこれらはリチャード・セイラーと私が
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Chúng ta cần tìm cách để đối đầu với những thách thức, những vấn đề và cả nỗi khổ mà sự bất công gây ra
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Dobbiamo trovare il modo di affrontare queste sfide, questi problemi, questa sofferenza.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.우리는 이러한 문제들과 고통을 해결할 수 있는 새로운 방법을 찾을 필요가 있습니다.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Musíme nějak vzít za vlastní tyhle výzvy, tyhle problémy a utrpení.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Nous devons trouver des moyens de nous saisir de ces problèmes, de ces problèmes, de la souffrance,
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Precisamos de encontrar formas de abraçar estes desafios, estes problemas, o sofrimento.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Tenemos que encontrar la manera de afrontar esos retos, esos problemas, ese sufrimiento.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Trebuie să găsim modalităţi prin care să acceptăm aceste provocări, aceste probleme, această suferinţă.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Vi måste hitta nya vägar att ta oss an dessa utmaningar, dessa problem, detta lidande.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.We moeten manieren vinden om deze uitdagingen aan te gaan, deze problemen, het lijden.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Wir müssen Wege finden. uns diesen Herausforderungen zu stellen: diesen Problemen, diesem Leid.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Είναι ανάγκη να βρούμε τρόπους να ενστερνιστούμε αυτές τις δοκιμασίες, αυτά τα προβλήματα, τον πόνο.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Нам нужно найти пути подхода к этим проблемам, задачам, страданию.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.Трябва да намерим начини да преодолеем тези предизвикателства, тези проблеми, това страдание.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.אנחנו צריכים למצוא דרכים לאמץ את האתגרים האלו, את הבעיות האלו, את הסבל.
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.علينا أن نجد طرقاً نتبنّى فيها تلك التحديات ، نتبنى هذه المشكلات ، والمعاناة،
Bu zorluklarla, sorunlarla, acılarla baş edecek yollar bulmalıyız.問題や苦しみを受け入れる方法を 探す必要があります 究極的には 私たちの人間性は
Çok çetrefilli zorluklarla karşılaşıyoruz.1つだけ例を挙げましょう 5百万のアメリカ人が