zorlukları ile cümle

zorlukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.En al deze krachten deden de wereld splijten, trokken hem uiteen, verdeelden de wereld.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.És mindegyik ezen erők közül megosztotta a világot, szétszakította a világot, felosztotta a világot.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Hver og en af de kræfter splittede verden, rev den fra sig selv, delte verden.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.I każde z tych wydarzeń... ...podzieliło świat, rozerwało świat na strzępy... spowodowało podział świata.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.이들 각각의 영향력이 세계를 분할하고, 산산이 분열시켰으며, 갈라놓았습니다.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Şi fiecare din aceste forţe a împărţit lumea, a rupt lumea în bucăţi, a divizat lumea.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Und jedes einzelne dieser Ereignisse entzweite die Welt, riss die Welt auseinander, teilte die Welt.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Và mỗi bên của những lực lượng này chẻ đôi thế giới, xé đôi thế giới, chia rẻ thế giới.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Var och en av dessa splittrade världen, slet den i stycken delade upp den.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Y cada una de estas fuerzas separó al mundo, lo desgarró, lo dividió.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Και κάθε μία από αυτές τις δυνάμεις διαμέλισε τον κόσμο, διέλυσε τον κόσμο, διαίρεσε τον κόσμο.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Все эти потрясения раскололи, разорвали и разделили мир.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Всяка една от тези сили е разцепвала света, разкъсвала е света на части, разделяла е света.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Та кожна з цих сил розколювала світ, розривала його на частини, ділила світ.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.וכל אחד מהכוחות האלה פילג את העולם, קרע את העולם, חילק את העולם.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.وكل واحدة من هذه القوى قسمت العالم ، ومزقته إربا، جزأت العالم .
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.世界はバラバラになり、切り裂かれ 分け隔てられました 壁が築かれました、
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Apesar de todas as dificuldades, o Ground Zero, está a avançar. É difícil.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.E Ground Zero, pur con tutte le sue difficoltà, sta avanzando.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.És Ground Zero, minden nehézsége ellenére, halad előre.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Et Ground Zero, malgré toutes les difficultés, ça avance.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Ground Zero는 많은 난관 속에서도 계속 진행되고 있습니다.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Iar proiectul Ground Zero, în ciuda dificultăţilor, progresează.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Mimo trudności Ground Zero posuwa się na przód.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Und "Ground Zero", trotz all den Schwierigkeiten, bedeutet Vorwärtsbewegung.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Và Ground Zero, mặc cho mọi khó khăn, vẫn đang tiến lên phía trước.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Y, a pesar de todas sus dificultades, Ground Zero está avanzando.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.А Граунд Зиро, въпреки всичките си трудности, се движи напред.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Не смотря на сложность, застройка Ground Zero продвигается.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.ו"גראונד זירו", עם כל הקשיים, מתקדם.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.وأرض البرجين، على الرغم من الصعوبات التي تواجهها، تتحرك إلى الأمام
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.困難です 2011,2013,フリーダム・タワー、記念碑
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)A v jadre našich problémov - (Potlesk)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)A v jádru našich problémů -
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Dan di tengah dari tantangan kita -- (Tepuk tangan)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)E al cuore delle nostre sfide - (Applausi)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)És kihívásaink kellős közepén... (Taps)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Et au coeur de nos défis -- (Applaudissements)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)In v srcu naših izzivov -- (aplavz)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Ja tärkeimpiä yksittäisiä haasteitamme -- (Aplodeja)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)우리가 해야 할 핵심과제는 (박수)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Och hjärtat av våra utmaningar -- (Applåder)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Og i hjertet af vores udfordringer -- (Bifald)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)O mais importante dos nossos desafios... (Aplausos)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Şi în centrul provocărilor noastre -- (Aplauze)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)To sedno naszych problemów. (Brawa)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Und die zentrale Herausforderung -- (Applaus)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Và tâm điểm của thử thách này (Vỗ tay)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Y lo central de nuestro desafío... (Aplausos)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)Και στην καρδιά των προκλήσεων -- (Χειροκροτήματα)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)И в сърцето на нашето предизвикателство -- (Ръкопляскания)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)И наша задача, по сути, ... (Аплодисменты)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)І в основі наших викликів -- (Оплески)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)ובלב האתגרים העומדים לפנינו -- (מחיאות כפיים)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)وفي صميم التحديات التي تواجهنا -- (تصفيق)
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)(拍手) 私達にとっての重要な課題は
Veliaht prens yaşasaydı... ...bu zorlukları hiç yaşamamış olacaktı.Ha a koronaherceg még élne, soha nem ment volna keresztül ezeken a nehézségeken.
Veliaht prens yaşasaydı... ...bu zorlukları hiç yaşamamış olacaktı.لو كان الامبراطور مازال حيا لما حدث هذا
Ve sanat bu zamanların zorluklarına cevap veriyor.Y el arte responde con la misma moneda al desafío que esta vez se presenta.
Ve sanat bu zamanların zorluklarına cevap veriyor.И искусство адекватно отвечает на такой вызов времени.

İlgili Sayfalar