zorlukları ile cümle

zorlukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Zorlukların üstesinden gelmek zorundasın.You have to overcome the difficulties.
Birçok zorlukların üstesinden gelmeliyiz.We must get over many difficulties.
Tüm zorluklarımızın üstesinden geleceğiz.We shall overcome all our difficulties.
Zorlukların üstesinden gelmelisin.You must overcome the difficulties.
Birçok zorlukların üzerine gitmek zorundasın.You have to go through many hardships.
Planın birçok pratik zorlukları var.The plan has many practical difficulties.
Biz onun zorlukları takdir ediyoruz.We appreciate his difficulties.
Zorlukların üstesinden geldi.He got over the difficulties.
Zorluklarının üstesinden geldi.He got over his difficulties.
O zorlukları aşmasını bildi.He made his way through difficulties.
Onlar, Tom'un gençliğinde hangi zorlukları yaşadığını bilmiyorlar.They don't know what difficulties Tom went through in his youth.
Onlar zorlukların farkındalar.They are aware of the difficulties.
Tom zorlukların farkında idi.Tom was aware of the difficulties.
Zorlukları severim.I like challenges.
Sadece zorlukları düşün!Just think of the difficulties!
Zorlukların olduğunda sana yardımcı olacağım.When you have difficulties, I will help you.
Benim soruyu yorumlama zorluklarım vardı.I had difficulties interpreting the question.
Zorlukların farkındayım.I'm aware of the difficulties.
Zorlukların farkındaydılar.They were aware of the difficulties.
İnsanların zorlukları bizim zorluklarımızdır.The people's hardships are our hardships.
Sanırım zorlukların farkındasın.I presume you are aware of the difficulties.
O, hayatında zorlukları olanlara yardımcı olur.He helps those who have hardships in their lives.
Bazı zorluklarımız olacak.We'll have some difficulties.
Biz zorlukların farkındayız.We're aware of the challenges.
Tom zorlukları sever.Tom loves challenges.
Eğer zorlukların olursa beni ara.Call me if you have difficulties.
Herkesin hayatta zorlukları var.Everyone has challenges in life.
Bazı zorluklarımız var.We do have some challenges.
Ben zorlukları seviyorum.I love challenges.
Tom tüm engelleri ve zorlukları aştı.Tom overcame all obstacles and difficulties.
Zorlukların farkında.He was aware of the difficulties.
Prader-Willi, aşırı yemek ve öğrenme zorlukları ile ilişkili bir gelişimsel bozukluktur.Prader–Willi is a developmental disorder associated with over-eating and learning difficulties.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.The colonization of Europa presents numerous difficulties.
Şiirin yaşlanma ve ölüme odaklanması, filmin sanatsal zorlukları irdelemesiyle bağlantılıdır.The poem's focus on aging and death connects to the film's exploration of artistic difficulty.
Sosyal ilişki zorlukları, akademik zorluklar kadar sık görülmektedir.Academic difficulties are frequent as are problems with relationships.
Ayrıca, bu grafik anı yazısı,ortaya çıkan bireyselci yüzünün zorluklarını göstermeye yardım etti.Additionally, this graphic memoir helps show the hardships individuals face when coming-out.
Artık forum üyeleri kendi karşılaştığı zorlukları ve kendi kişisel hedeflerini yazıyorlar.Now forum members set their own challenges based upon their own personal goals.
Hipokrat, cinsel zorlukların giderilmesi için geyik penisi tüketilmesini tavsiye etmiştir.Hippocrates recommended consuming deer penis to resolve sexual difficulties.
Fotoğrafı bırakma sebebinin, stüdyoyu işler halde tutmanın zorlukları olduğunu açıkladı.He stopped taking photographs because keeping his studio working was too time-consuming.
Kültürel farklardaki zorlukların hafife alınması.Underestimate of the challenges in cultural difference.
Ancak hikâyenin özgün hali, büyük ihtimalle ortaçağ hayatının zorluklarına karşı bir nasihatti.The huge amount of money would guarantee a comfortable life in his old age.
Zorlukları çözümlere dönüştürmeden önce bir tane daha, maymunlar ve elmalarla ilgili olan.One more before we flip the challenges into solutions, having to do with monkeys and apples.
Böylece sonunda tasarrufla ilgisi olan tüm davranış zorluklarından bahsetmiş olduk.So we talked about all sorts of behavioral challenges having to do with savings eventually.
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?How is it going to solve the challenges we chatted about?
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.You have to see the enormous challenges that they're going to face.
Bizim büyük zorluklarımızın hiçbiri için yavaşlamıyor.It doesn't slow for any of our grand challenges.
Küçük işletmeyi başlatmanın zorluklarını biliyorum.That\'92s why everything I\'92il do is designed to help small businesses grow and add jobs.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.And Ground Zero, despite all its difficulties, it's moving forward.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.And each one of these forces split the world, tore the world apart, divided the world.
Aşkın peri masalı olduğunu sanan... ...ve zorlukların sadece onun için yapıldığını düşünen.Thinking love was fairytale And trouble was made only for me
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.In the midst of hardship, it was the music that gave me -- that restored my soul.
Bu, bir bakıma, çok iyi bir fikri yorumlamanın zorluklarından biri.This, in a way, is one of the challenges of how to interpret a really good idea.
Veliaht prens yaşasaydı... ...bu zorlukları hiç yaşamamış olacaktı.If the crown prince had been alive, she would have never gone through these difficulties.
Pozisyon değiştirmenin de bazı zorlukları vardır.There are some difficulties in changing positions.
İnsanoğlu daima zorlukların üstesinden gelmiştir.Human beings have always risen to the challenge.
Bu şarj yönteminin bazı zorlukları var.This charging method seems to have its limitations.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.It addresses many of the root causes of our difficulties.
Zorlukları gerçekten severiz, ama eğer beklentiler düşükse, inanın kiWe love challenges, but when expectations are low, trust me, we will sink to them.
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)And at the heart of our challenges -- (Applause)
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.At the heart of the challenge is to reconstitute our sense of ability and of intelligence.

İlgili Sayfalar