Telefonu çevirmede daha önce yaşamadığınız bir zorlukla karşılaşıyor musunuz?不器用になったのか それとも初期の関節炎だろうか
Terapiye ilk başladıkları orta yaşları dahi olsa bir dizi zorluklarla karşılaşacaktır.의학요법을 처음 받은 시기가 중년의 나이가 된 사람들이라고 해도 분명 그러한 문명의 이기를 누리게 될 것이기 때문입니다.
Terapiye ilk başladıkları orta yaşları dahi olsa bir dizi zorluklarla karşılaşacaktır.אפילו אנשים שנמצאים כבר בגיל העמידה כשהטיפול מגיע, יהיו בסוג של חוד.
Terapiye ilk başladıkları orta yaşları dahi olsa bir dizi zorluklarla karşılaşacaktır.حتّى في حال كون الّذين سيستفيدون منها وقتها في منتصف العمر... هؤلاء سيكونون في الطّليعة...
Terapiye ilk başladıkları orta yaşları dahi olsa bir dizi zorluklarla karşılaşacaktır.同じことなのです 彼らはより進んだ治療を受ける位には長生きするでしょう
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."A királynő csak egy módja a betelepülő all nehézségek, nagy vagy kicsi.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'A Rainha só tinha uma maneira de resolver todos os dificuldades, grandes ou pequenas.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'De koningin had maar een manier op de afwikkeling van alle problemen, groot of klein.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Dronningen havde kun én måde at afvikle alle vanskeligheder, stor eller lille.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Drottningen hade bara ett sätt att lösa alla svårigheter, stora eller små.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Kráľovná mala len jeden spôsob riešenia všetkých problémy, veľké alebo malé.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Královna měla jen jeden způsob řešení všech problémy, velké nebo malé.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'La Regina aveva un solo modo di risolvere tutti i difficoltà, grandi o piccole.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."La Reina había una sola manera de resolver todas las dificultades, grandes o pequeños.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."La reine avait une seule façon de régler tous les difficultés, grandes ou petites.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Nữ hoàng chỉ có một cách để giải quyết tất cả các khó khăn, lớn hay nhỏ.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Regina a avut doar o modalitate de soluţionare a tuturor , dificultăţi mari sau mici.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.Sie müssten diese Katze entfernt 'Die Königin hatte nur einen Weg zur Lösung aller
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.'Telah Ratu hanya satu cara untuk menyelesaikan semua kesulitan, besar atau kecil.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."The Queen miał tylko jeden sposób rozwiązania wszystkich trudności, wielkich i małych.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."The Queen oli vain yksi tapa ratkaista kaikki vaikeuksia, suuri tai pieni.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Η Βασίλισσα είχε μόνο ένας τρόπος για τη διευθέτηση όλων των δυσκολίες, μεγάλες ή μικρές.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük.Королева был только один способ разрешения всех трудности, большой или малой.
'The Queen tüm hesaplaşmanın tek yolu vardı zorluklar, büyük ya da küçük."Кралицата имаше само един начин за уреждане на всички трудности, малки или големи.
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,이와같은 어려움을 참작해 볼때 인더스 문자를 해독하는 것이
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,Và trước những trờ ngại to lớn như vậy người ta có thể tự hỏi và lo lắng
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,וכך בהינתן מכשולים קשים אלה, ניתן לתהות ולדאוג
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,ونظرا لذلك فان هذه العوائق الهائلة ، ربما يتساءل المرء
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,乗り越えられるのでしょうか インダス文字は果たして解読可能なのでしょうか
Tüm zorluklara katlanırım.Accettero' qualunque difficolta'.
Tüm zorluklara katlanırım.Aceptaré cualquier dificultad.
Tüm zorluklara katlanırım.Aku akan menerima kesusahan apapun.
Tüm zorluklara katlanırım.Em sẽ chấp nhận mọi gian khổ.
Tüm zorluklara katlanırım.Enfrento qualquer dificuldade.
Tüm zorluklara katlanırım.Hyväksyn kaikki vastoinkäymiset.
Tüm zorluklara katlanırım.Ich werde alle Mühsal ertragen.
Tüm zorluklara katlanırım.Jag kommer att uthärda alla prövningar!
Tüm zorluklara katlanırım.Já snesu jakékoliv útrapy.
Tüm zorluklara katlanırım.Je vais supporter toutes les difficultés.
Tüm zorluklara katlanırım. Sensiz yaşayamam... Sensiz yaşayamam...Sensiz yaşayamam...Kész vagyok minden gyötrelemre, de nélküled nem élhetek. nélküled nem élhetek ... nélküled nem élhetek ...
Tüm zorluklara katlanırım. Sensiz yaşayamam...אעמוד בכל התלאות. לא אוכל לחיות בלעדיך.
Tüm zorluklara katlanırım.Voi îndura orice greutăţi.
Tüm zorluklara katlanırım.Zniosę wszelkie trudy.
Tüm zorluklara katlanırım.Ще приема всяка трудност.
Tüm zorluklara katlanırım.貴方無しでは生きれません
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.A každá z těchto událostí rozdělila svět na znepřátelené tábory.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Chacune de ces forces a polarisé le monde, l'a déchiré, l'a divisé.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Ciascuno di questi eventi separò, smembrò e divise il mondo
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Dan setiap kekuatan ini memecah belah dunia, membagi dunia.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.E cada uma destas forças polarizou o mundo, rasgou-o, dividiu o mundo.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.En al deze krachten deden de wereld splijten, trokken hem uiteen, verdeelden de wereld.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.És mindegyik ezen erők közül megosztotta a világot, szétszakította a világot, felosztotta a világot.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Hver og en af de kræfter splittede verden, rev den fra sig selv, delte verden.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.I każde z tych wydarzeń... ...podzieliło świat, rozerwało świat na strzępy... spowodowało podział świata.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.이들 각각의 영향력이 세계를 분할하고, 산산이 분열시켰으며, 갈라놓았습니다.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Şi fiecare din aceste forţe a împărţit lumea, a rupt lumea în bucăţi, a divizat lumea.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Und jedes einzelne dieser Ereignisse entzweite die Welt, riss die Welt auseinander, teilte die Welt.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Và mỗi bên của những lực lượng này chẻ đôi thế giới, xé đôi thế giới, chia rẻ thế giới.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Var och en av dessa splittrade världen, slet den i stycken delade upp den.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Y cada una de estas fuerzas separó al mundo, lo desgarró, lo dividió.