Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Nó không thể bắt đầu đương đầu với những thách thức mà điều này sẽ mang lại.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.No puede comenzar a hacer frente a los restos que supondrá.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Nu pot începe să facă faţă încercărilor pe care asta le va aduce.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.One nie staną naprzeciw nowym wyzwaniom.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Rakenteet eivät kestä globalisaation haasteita.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Sie können es nicht einmal ansatzweise mit den kommenden Herausforderungen aufnehmen.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Struktur ini tidak dapat mulai mengatasi tantangan yang akan dibawa oleh hal ini.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Ze weet niet hoe beginnen aan de uitdagingen die staan te wachten.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Δεν μπορεί να αντιμετωπίσει τις επερχόμενες προκλήσεις.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Вона не зможе справлятися із прийдешніми викликами.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Нынешняя структура не в состоянии даже начать работу над грядущими проблемами.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.Тя изобщо не може да се справи с предизвикателствата, които това ще донесе.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.הוא לא מסוגל להתחיל להתמודד עם האתגרים שיבואו.
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.لا يستطيع أن يبدأ في التكيف مع التحديات القادمة .
Bunun getireceği zorluklarlar baş etmeye başlayamaz.集合知を活かして、共同で地球を管理する
Bu şarj yönteminin bazı zorlukları var.Aceste metode de reîncãrcare par a avea propriile limite.
Bu şarj yönteminin bazı zorlukları var.Die jetzige Aufladungsmethode scheint ihre Grenzen zu haben.
Bu şarj yönteminin bazı zorlukları var.Je pense qu'il y a une limite à la méthode actuelle de rechargement.
Bu şarj yönteminin bazı zorlukları var.Ta metoda ładowania ma swoje ograniczenia.
Bu şarj yönteminin bazı zorlukları var.Αυτή η μέθοδος φόρτισης φαίνεται να έχει τους περιορισμούς της.
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,Bởi vậy thách thức của giáo dục ở vùng đất như thế này
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,이런 곳의 교육기관에서 가르쳐야 하는 것은
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,Tutaj celem edukacji
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,אז האתגרים של החינוך במקום כזה
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,لذا التحدي في هذه الاماكن المحمول على عاتق التعليم
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,教育すべきことは ケニアやイギリスの国王や女王を知ることではなく
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Az ezzel a fajta egyenlőtlenséggel együtt járó társadalmi kihívásoknál érdemes egy kicsit elidőznünk.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.De aankomende maatschappelijke uitdagingen met dat soort ongelijkheid verdienen enige aandacht.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.De samfundsmæssige udfordringer der følger med den slags ulighed fortjener opmærksomhed.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Die gesellschaftlichen Herausforderungen aufgrund dieser Ungleichheit sollten beachtet werden.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.그런 불균등과 함께 주목할 필요가 있는 사회적 문제들이 나타났습니다.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Le sfide sociali che accompagnano questa sorta di disuguaglianza meritano attenzione.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Les phénomènes de société qui accompagnent ce genre d'inégalités méritent notre attention.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Należy zwrócić uwagę na wyzwania społeczne, które pojawiają się wraz z taką nierównością.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Những thách thức xã hội mà đi cùng với sự bất bình đẳng xã hội đó xứng đáng có được sự lưu tâm của mọi người
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Společenské změny související s touto nerovností si zasluhují pozornost.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Spoločenské výzvy, ktoré prichádzajú s takýmto druhom nerovnosti, si zasluhujú pozornosť.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Οι κοινωνικές αλλαγές που έρχονται με αυτού του είδους την ανισότητα αξίζουν κάποια προσοχή.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.Общественные трудности, которые сопровождают это неравенство, заслуживают внимания.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.לאתגרים החברתיים שמגיעים יחד עם סוג כזה של אי שיוון מגיעים התייחסות.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.التحديات المجتمعية التي تظهر مع هذا النوع من عدم المساواة تستحق بعض الاهتمام.
Bu tür adaletsizliklerin beraberinde ortaya çıkan toplumsal zorluklar bir takım ilgiyi hak ediyor.社会の課題は もっと注目を集めるべきです 社会の課題にも 色々ありますが
Bu vücudun getirdiği birçok zorluk var. Ama zorluklar beni bahtsız yapmaz!To ciało jest niewygodne z wielu względów, ale to nie jest nieszczęście.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok. Aslında, çok eğlenceliler.Большие, крутые изменения тоже хороши — они могут принести море удовольствия.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Chẳng có vấn đề gì với những thử thách lớn lao hay điên cuồng.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Con questo non voglio dire che obiettivi grandi e folli non vadano bene.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Det är inget fel med stora, galna utmaningar.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Er is niets mis met grote, gekke uitdagingen.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Es ist nichts falsch an großen, verrückten Herausforderungen.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Faktisk, så er de rigtig sjove.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Il n'y a rien de mal à se lancer des défis de taille, des défis fous.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.물론 크고 기발한 도전들이 잘못됐다는 건 아닙니다.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Não há nada de errado em desafios grandes e loucos.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Na veľkých, šialených výzvach nie je nič zlé.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Není nic špatného s velkými, bláznivými výzvami.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Nič ni narobe z velikimi norimi izzivi.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Nie ma nic złego w potężnych i szalonych wyzwaniach.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Nincs semmi baj a nagy, őrült kihívásokkal.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.No hay nada malo en los desafíos grandes y locos.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.Nu-i nicio problemă cu provocările mari, nebuneşti.