Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.S orgazmom dostanete dávku dopamínu.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Với cực khoái bạn tạo ra đỉnh điểm của nồng độ dopamine.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Z orgazmom dobite porast dopamina.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Με τον οργασμό έχουμε μια αύξηση της ντοπαμίνης.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.В момент оргазма происходит всплеск уровня дофамина.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.В момент оргазму відбувається сплеск рівня дофаміну.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.По време на оргазъм получавате ударна доза допамин.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.בזמן האורגזמה חווים שצף דופאמין.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.يمكنك الحصول على النشوة مع تصاعد الدوبامين.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.ドーパミンは恋愛に関連していますから
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.隨着性高潮,你大腦會產生多巴胺
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Cette "chose" continue d'évoluer comme un cancer.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.이 모든 것은 암처럼 전진 밖에 모릅니다.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.La tecnologia, per esempio, non fa mai un passo indietro.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Technológia sa nikdy neposunie o krok späť.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Technologie beispielsweise macht niemals einen Schritt zurück.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Tehnologia, spre exemplu, nu face niciodată un pas înapoi.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Teknologia esimerkiksi ei koskaan ota askeltakaan taaksepäin.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Teknologi, till exempel, tar aldrig ett steg tillbaka.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Toda esta cosa sigue igual como un cáncer.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.- Έχουμε ρίξει τον πλούτο μας στο χτίσιμο μιας infrastructure για την καθημερινή ζωή που δεν έχει μέλλον.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Все это продолжает расти, как раковая опухоль.
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Als mensen enkel geluk nastreefden, zouden ze op de top van de berg zeggen:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Dacă ar fi dorit doar să fie fericiți, cum ar fi ajuns în vârf ar fi spus:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,És ha az emberek csak boldogok szeretnének lenni, abban a pillanatban, ahogy felérnek a csúcsra, azt mondanák:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,사람들이 그냥 행복하고 싶었던 거라면, 그들이 정상에 도착한 순간
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Och om folk bara var ute efter att bli lyckliga, så skulle de säga, det ögonblick de kom till toppen:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Pokud by se lidé snažili být pouze šťastní, ve chvíli, kdy by dosáhli vrcholu, by řekli:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Si les gens essayaient juste d'être heureux, arrivés au sommet, ils diraient:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Und wenn Menschen beim Erreichen des Gipfels einfach nur glücklich sein wollen, würden sie sagen:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Y si la gente solo intentara ser feliz, apenas coronaran la cima, deberían decir:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Zakładając, że chodziło im tylko o uczucie spełnienia tuż po zdobyciu szczytu, powiedzieliby:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,А если бы люди старались просто быть счастливы, в момент достижения вершины, они бы сказали:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Ако хората просто се опитваха да са щастливи, когато се качат на върха, биха казали:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,Натомість якщо б люди намагались бути просто веселими, то коли б вони дісталися до вершини, вони б сказали:
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,אילו אנשים ניסו רק להיות מאושרים, אז ברגע שהיו מגיעים לפסגה,
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,و إذا كان الناس فقط يحاولون أن يسعدوا ، ، في اللحظة التي يصلون بها للقمّة ،
Ve eğer insanlar sadece mutlu olmaya çalışıyor olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,人が幸せになる事だけを考えるなら 登頂した瞬間に言うでしょう 「これは大きな間違いだった 二度とやるまい」
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Asta arată ca o bună şansă de a merge pe vârf.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.C'est une bonne opportunité d'aller jusqu'au sommet.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Das sieht nach einer guten Gelegenheit aus, den Gipfel anzustreben.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Đây là cơ hội tốt để leo tới đỉnh.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Dit lijkt een goede gelegenheid om voor de top te gaan.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Ez jó esélynek látszik a csúcstámadásra.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.산 정상에 오르기 좋아 보였습니다.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Parece un buen momento para subir al pico.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Questa sembra una buona opportunità per partire verso la cima.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Vyzerá to na veľmi dobrú šancu na výstup.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Wydaje się, że to dobra okazja, żeby wyruszyć na szczyt.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Виглядає, що це хороша нагода для сходження.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Това прилича на добра възможност за тръгване към върха.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.Хороший шанс подняться на вершину.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.זה נראה כמו הזדמנות טובה להגיע לפסגה.
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.وقد بدت فرصة سانحة للصعود إلى القمة
Zirveye gitmek için iyi bir firsat gibi görünüyor.登山家たちはトライアンギュラー フェイスと
Zirveye ulaşmak için ilerisini planlamalısınız.Anda harus merencanakan hingga mencapai puncak.
Zirveye ulaşmak için ilerisini planlamalısınız.Bạn phải suy nghĩ , tính toán trước làm sao để lên tới đỉnh.
Zirveye ulaşmak için ilerisini planlamalısınız.Előre kell, hogy tervezz ahhoz, hogy elérd a csúcsot. (Felirat - 4.szabály: a mozgás a cél)
Zirveye ulaşmak için ilerisini planlamalısınız.E' meglio pianificare l'utilizzo delle proprie forze in anticipo se si vuole arrivare in cima.
Zirveye ulaşmak için ilerisini planlamalısınız.Je moet vooruitdenken om de top te halen.