Ana içeriğe geç
Sözlük

zirvesi ile cümle

zirvesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En yüksek noktası Ellesmere Adası'ndaki Barbeau Peak (2,616 m) zirvesidir.O ponto mais alto de Nunavut é pico Barbeau (2.616 m) na ilha de Ellesmere.
Ayrıca, Hot Rap Tracks listesinin zirvesine yerleşti.O single também chegou ao topo da Hot Rap Tracks.
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.Tem um lago de cratera permanente no topo.
Vuruş Zirvesi buna karşı çıkınca yine tartışma başlar.Se outro violeiro o contraria, o duelo está começado.
Kanchenjunga, 8586 m yüksekliği ile dünyanın en yüksek 3. zirvesi.O Kanchenjunga é a terceira montanha mais alta do mundo, com 8586 m de altitude.
Zulüm ilk zirvesine Haçlı Seferleri sırasında ulaşmıştır.A perseguição aos judeus atingiu seu primeiro pico durante as Cruzadas.
Carrauntoohil, 1.038 m'lik irtifasıyla İrlanda'nın en yüksek zirvesi.O ponto mais alto da ilha da Irlanda é o Carrauntoohill, com 1 041 metros.
1975 - Japon dağcı Junko Tabei, Everest'in zirvesine tırmanan ilk kadın dağcı olma unvanını kazandı.1975 Junko Tabei tornou-se a primeira mulher a atingir o cume do Monte Everest.
Bu nokta düz bir alan, bir dağ zirvesi veya yüksek bir yapının tepesi olabilir.Tal função pode ser um campo escalar ou um campo vetorial.
İkinci filmde onun büyük kardeşi, Vuruş Zirvesi onu "Bubba" adıyla çağırmasından bilinir.Seu irmão mais velho o chama de "Bubba".
MTV'nin "Tüm zamanların en büyük MC'leri" listesinin zirvesinde yer aldı.MTV classificou-o em 2º lugar em sua lista dos maiores MCs de Todos os Tempos..
Broad Zirvesi, Çin - Pakistan sınırı, dünyanın 8.047 m. ile en yüksek 12. zirvesi.Broad Peak, no limite entre China e Paquistão, 12.º mais alto do mundo com 8047 metros.
Bu esnada, tüm batı zirvesi aşağı kayar.Como resultado, o conjunto da locomotiva cai colina a baixo.
"Hamallıktan enerjinin zirvesine".«Importância da energia elétrica».
Liderler Zirvesi ya da Avrupa Komisyonu tarafından alınan bu kararlar resmî gazetede yayınlanır.Estes estudos, sendo produzidos por ou para o Parlamento Europeu, são publicados no sítio Europarl.
Albüm, grubu kariyerinin zirvesine ulaştırmıştır.O álbum é um marco da carreira do grupo.
Kroesus, Lidya´yı gücünün zirvesine taşımıştı.Carson Daly continuou no comando da atração.
Meydan, Quirinal Tepesi'nin zirvesinde yer almaktadır.Depois, avançaram chegando à colina do Quirinal.
Araf dağının zirvesinden Adem ve Havva'nın kovulduğu cennet yer alır.A primeira vela lembra o perdão concedido a Adão e Eva.
"Şenol Güenş, Beşiktaş'ın zirvesinde".«Extrativismo está à beira da falência».
Teleskop, 4.092 metre yüksekliğindeki Mauna Kea’nın zirvesinin hemen yanına inşa edilmiştir.O telescópio está perto do cume do Mauna Kea a 4.092 metros.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.O sítio está localizado em uma colina, com condições naturais que permitem a sua defesa.
En yüksek noktası 1.757 m ile Vaganski vrh zirvesidir.O seu pico mais alto é Vaganski Vrh com 1757 metros de altitude.
Etkinliğinin zirvesine 1910'lu yıllarda ulaşmıştır.O início efetivo de suas atividades ocorreu no ano de 1910.
1975 - Japon dağcı Junko Tabei, Everest'in zirvesine tırmanan ilk kadın dağcı olma unvanını kazandı.1975 - De Japanse Junko Tabei bereikt als eerste vrouw de top van de Mount Everest.
Kanchenjunga, 8586 m yüksekliği ile dünyanın en yüksek 3. zirvesi.De Kangchenjunga is, met zijn 8586 meter, de derde hoogste berg ter wereld.
En yüksek zirvesi 3,954 metre yüksekliği ile Robson Dağı'dır.Het hoogste punt is Mount Robson met 3954 meter.
Yerle göğü birbirine bağlayan Dünya Ağacı’nın zirvesinde, iki başlı bir kartal yuva kurmuştur.Hemel en aarde worden in de Rig Veda (1,160) als ovalen, twee wereldhelften (ródasi), beschreven.
Rusya'nın en güney noktası Bazardüzü Dağı'nın zirvesine yakın bir noktada yer almaktadır.Het meest zuidelijke punt van Rusland is gelegen in de buurt van de berg.
Scafell Pike, 978 metre irtifayla İngiltere'nin en yüksek zirvesi.Scafell Pike is de hoogste bergtop van Engeland en heeft een hoogte van 978 meter.
Havzasında bulunan en yüksek nokta 4049 m irtifada olan Piz Bernina zirvesidir.Het hoogste punt in Graubünden is de 4049 m hoge Piz Bernina.
Zulüm ilk zirvesine Haçlı Seferleri sırasında ulaşmıştır.De vervolgingsgolf bereikte zijn eerste piek tijdens de Kruistochten.
Bu noktadan Kaçkar zirvesi açıkça görülmektedir.De zijdelingse helling is hier duidelijk zichtbaar.
"Şenol Güenş, Beşiktaş'ın zirvesinde".An., 'Vondels hoofd bij Hoge Raad.'
Bu yüzden, Güneş'in kendi güneş döngüsünün zirvesinde olduğu zamanlardan bile çok daha fazladır.Binnen een bepaalde tijdzone is dit de tijd waarop de zon haar hoogste punt aan de hemel heeft bereikt.
En yüksek noktası Ellesmere Adası'ndaki Barbeau Peak (2,616 m) zirvesidir.Het hoogste punt van Nunavut is de Barbeau Piek (2.616 m) op Ellesmere-eiland.
Kuruluşun zirvesi 7 Mayıs 2009 tarihinde Prag'da yapılmıştır.De formele onderhandelingen werden aangekondigd op de Canada-EU-top van Praag, op 6 mei 2009.
Bu dönemde İspanya gücünün zirvesine ulaşmıştı.Deze gebeurtenissen zouden Spanje naar een hoogtepunt van macht brengen.
On haftanın ardından bu listenin zirvesine yükseldi.Daarmee heeft hij 10 dagen aan de top van de lijst gestaan.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Hier bevindt zich ook het hoogste punt van Nigeria, de Chappal Waddi met een hoogte van 2419 m.
Zirvesi Yeryüzü'nün en uç noktasıdır.Deze trog is het diepste punt op aarde.
Dağın iki zirvesi vardır.De berg heeft twee toppen.
Meydan, Quirinal Tepesi'nin zirvesinde yer almaktadır.De kapel is gelegen aan de Quirinusstraße.
Türk Dünyası Bilgeler Zirvesi, Eskişehir 2014,.Het Talenhuis, Drachten, 2014 De blinde uil.
Zirvesine ulaşmak için pek çok yol vardır.Er zijn verscheidene routes om de top te bereiken.
Zirvesinde mayıs ayı başlarına kadar kayak yapalılabilecek kar kalınlığı bulunmaktadır.Dit is een sneeuwzeker stuk van het skigebied, waar tot in april erg goed geskied kan worden.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.De SACP is sterk gekant tegen het bewind van Robert Mugabe in Zimbabwe.
Bu iki ülkenin Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ve Doğu Asya Zirvesi (EAS) üyeliği de bulunmaktadır.Dit gebeurt via organisaties als ASEAN+3 en de Asia-Pacific Economic Cooperation (APEC).
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.In de krater bevindt zich een kratermeer.
Bundan kısa bir süre sonra Stuart Vines ile beraber Tupungato'nun zirvesine çıkar.Niet veel later landen ze bij Studley Constable.
Aralıklarla hepsi birer haftalık olmak üzere iki kez daha listenin zirvesine yükseldi.De bouwsnelheid lag hierdoor op twee verdiepingen per week.
Beş hafta boyunca listenin zirvesinde kaldı.Het zou vijf weken in de lijst blijven staan.
Ayrıca, Hot Rap Tracks listesinin zirvesine yerleşti.Uplasowała się również na szczycie Hot Rap Tracks.
Adanın en yüksek noktası zirvesi 231 m olan "St, Boniface Down" tepesidir.Najwyżej położonym punktem Wyspy jest ‘’St Boniface Down’’ o wysokości 243 m.
2006 NATO Riga zirvesi, 28-29 Kasım 2006 tarihlerinde Riga, Letonya'da düzenlenen bir NATO zirvesi.NATO Riga Summit, 28-29 November 2006., Strona oficjalna NATO.
Phou Bia (Laoca: ພູເບັ້ຍ), Laos'ta Annamite Dağları'nın zirvesi olan bir dağdır.Phou Bia (lao.: ພູ ເບຍ; "Góra piwa") – szczyt w pasmie Gór Annamskich.
Kuzey zirvesine ("Yerupaja Norte") ise 1965 yılında Wellington'lu Roger Bates ve Graeme Dingle tırmanmıştır.Natomiast pierwszego wejścia na szczyt północny dokonali w 1965 Roger Bates oraz Graeme Dingle.
En yüksek zirvesi ise Smolikas Dağı'dır (2637 m).Najwyższym szczytem jest Smolikas (2637 m n.p.m.).
Seri 2002'de The New York Times Çok-satanlar listesinin zirvesine ulaştı.Seria Plotkara trafiła w 2002 na listę bestsellerów „New York Timesa”.
Zirvesine ulaşmak için pek çok yol vardır.Istnieje kilka sposobów dostania się na szczyt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod