Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,Judas födde Fares och Sara med Tamar, Fares födde Esrom, Esrom födde Aram;
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,Judas pak zplodil Fáresa a Záru z Támar. Fáres pak zplodil Ezroma. Ezrom zplodil Arama.
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,Júda splodil Fáresa a Záru, z Támari; Fáres splodil Ezroma; Ezrom splodil Arama;
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,Juda zeugte Perez und Serah von Thamar. Perez zeugte Hezron. Hezron zeugte Ram.
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,Juudalle syntyi Faares ja Sera Taamarista, Faareelle syntyi Esrom, Esromille syntyi Aram;
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,유다는 다말에게서 베레스와 세라를 낳고 베레스는 헤스론을 낳고 헤스론은 람을 낳고
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,og Juda avlede Fares og Zara med Thamar; og Fares avlede Esrom; og Esrom avlede Aram;
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,а Юда породив Фареса та Зару від Тамари; а Фарес породив Єсрома; а Єсром породив Арама;
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,Иуда родил Фареса и Зару от Фамари; Фарес родил Есрома; Есром родил Арама;
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,Юда роди Фареса и Зара от Тамар; Фарес роди Есрона; Есрон роди Арама;
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,ויהודה הוליד את פרץ ואת זרח מתמר ופרץ הוליד את חצרון וחצרון הוליד את רם׃
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,ويهوذا ولد فارص وزارح من ثامار. وفارص ولد حصرون. وحصرون ولد ارام.
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,猶 大 從 他 瑪 氏 生 法 勒 斯 和 謝 拉 . 法 勒 斯 生 希 斯 崙 . 希 斯 崙 生 亞 蘭
Yahuda, Tamardan doğan Peresle Zerahın babasıydı, Peres Hesronun babasıydı, Hesron Ramın babasıydı,猶大 從 他 瑪氏 生法 勒斯 和 謝拉.法勒斯生希斯崙.希斯崙生 亞蘭
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Diezelfde dag ontving Haggaï nog een boodschap van de HERE.
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Fala a Zorobabel, governador de Judá, dizendo: Abalarei os céus e a terra;
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Govóri Zerubabelu, deželnemu oblastniku na Judovem, in reci: Jaz potresem nebo in zemljo.
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim."Habla a Zorobabel, gobernador de Judá, diciendo: 'Yo estremeceré los cielos y la tierra
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Hãy nói cùng Xô-rô-ba-bên , quan trấn_thủ Giu-đa , mà rằng : Ta sẽ làm rúng_động các từng trời và đất ;
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Hãy nói cùng Xô-rô-ba-bên, quan trấn thủ Giu-đa, mà rằng: Ta sẽ làm rúng động các từng trời và đất;
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.너는 유다 총독 스룹바벨에게 고하여 이르라 내가 하늘과 땅을 진동시킬 것이요
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Mondd meg Zorobábelnek, Júda fejedelmének: Én megindítom az eget és a földet.
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Mów do Zorobabela, książęcia Judzkiego, a rzecz: Ja poruszę niebiosa i ziemię;
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Och HERRENS ord kom för andra gången till Haggai, på tjugufjärde dagen i samma månad; han sade:
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.«Parla a Zorobabele, governatore della Giudea, e digli: Scuoterò il cielo e la terra
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Parle à Zorobabel, gouverneur de Juda, et dis: J`ébranlerai les cieux et la terre;
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Potom stalo se slovo Hospodinovo po druhé k Aggeovi, dvadcátého čtvrtého dne téhož měsíce, řkoucí:
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Povedz Zorobábelovi, vojvodovi Júdovmu, a riekni: Ja zatrasiem nebom i zemou
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Sage Serubabel, dem Fürsten Juda's, und sprich: Ich will Himmel und Erde bewegen
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim."Sano Juudan käskynhaltijalle Serubbaabelille: Minä liikutan taivaat ja maan.
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Sig til Judas Statholder Zerubbabel: Jeg ryster Himmelen og Jorden
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Si til Serubabel, stattholderen over Juda: Jeg vil ryste himmelen og jorden,
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.untuk disampaikan kepada Gubernur Zerubabel. Kata TUHAN, "Tak lama lagi langit dan bumi akan Kuguncangkan
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.,,Vorbeşte lui Zorobabel, dregătorul lui Iuda, şi spune: ,Voi clătina cerurile şi pămîntul;
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Λαλησον προς Ζοροβαβελ, τον διοικητην του Ιουδα, λεγων, Εγω σειω τον ουρανον και την γην
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.Говори на управителя на Юда Зоровавел, като кажеш: - Аз ще разтреса небето и земята;
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.скажи Зоровавелю, правителю Иудеи: потрясу Я небо и землю;
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.אמר אל זרבבל פחת יהודה לאמר אני מרעיש את השמים ואת הארץ׃
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.كلم زربابل والي يهوذا قائلا. اني ازلزل السموات والارض
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.你 要 告 訴 猶 大 省 長 所 羅 巴 伯 說 、 我 必 震 動 天 地
‹‹Yahuda Valisi Zerubbabile de ki, ben yeri, göğü sarsmak üzereyim.你 要 告訴猶 大 省長 所 羅巴 伯說 、 我 必 震動 天地
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıDacă ar fi avut, ar fi post probabil chiar acolo, la Ground Zero.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıFalls doch, wäre es wohl genau dort bei Ground Zero.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıGdyby było, znajdowało by się pewnie w Ground Zero.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıHa mégis lett volna, arra a legalkalmasabb hely valószínűleg épp a Ground Zero lett volna.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydı만약 있었다면, 아마 테러 장소에 있었겠죠.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıSe lo avessero avuto, era probabilmente là a Ground Zero.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıSi c'était le cas, c'était probablement là à Ground Zero.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıWas dat wel zo, dan was het waarschijnlijk net daar bij Ground Zero.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıY si la tuviesen probablemente estaría ahí mismo, en el Ground Zero.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıАко са имали, то вероятно е било точно там, на Кота нула.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıЕсли бы они это сделали, это возможно было бы верно в эпицентре взрыва.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıЯкщо б вони мали, то напевно це було б епіцентром.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıואם היה, זה בטח היה שם בגראונד זירו.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıاذا كان كذلك، لكان من المرجح ذلك في نقطة الصفر.
Yaptılarsa, muhtemelen Ground Zero da tam ordaydıご存知のように 緊急避難所もありましたが
Yehoyakin, Babil sürgününden sonra doğan Şealtielin babasıydı, Şealtiel Zerubbabilin babasıydı,A babilóni fogságravitel után pedig Jekoniás nemzé Saláthielt; Saláthiel nemzé Zorobábelt;
Yehoyakin, Babil sürgününden sonra doğan Şealtielin babasıydı, Şealtiel Zerubbabilin babasıydı,A po presídlení do Babylona splodil Jekoniáš Salatiela; Salatiel splodil Zorobábela;
Yehoyakin, Babil sürgününden sonra doğan Şealtielin babasıydı, Şealtiel Zerubbabilin babasıydı,A po zajetí Babylonském Jekoniáš zplodil Salatiele. Salatiel pak zplodil Zorobábele.
Yehoyakin, Babil sürgününden sonra doğan Şealtielin babasıydı, Şealtiel Zerubbabilin babasıydı,A po zaprowadzeniu do Babilonu Jechonijasz spłodził Salatyjela, a Salatyjel spłodził Zorobabela.