Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.ושבבי בדיל אלו התמקמו להם על ראשי הקלטות והביאו לקריסתם של ראשי הקלטות.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.وهذه الجزيئات تموضعت على رؤس الاقراص وكانت تصيبها بالعطب
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.堆積して ヘッドを破壊したのです 殺菌剤の調合は変更されました
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?E certo, Ground Zero, cos'altro?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?E no Ground Zero, que outra coisa podia fazer?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?Et bien sur, à Ground Zero quoi d'autre ?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?바로 Ground Zero입니다.
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?Şi desigur, la "Ground Zero" ce altceva?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?S természetesen, a Ground Zeronál, hol máshol?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?Także przy Ground Zero.
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?Und natürlich, was kann man sonst sagen hier am "Ground Zero."
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?Và tất nhiên rồi, ở Ground Zero còn gì nữa?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?Y, claro, ¿qué más podría ser en Ground Zero?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?А, разбира се, на Граунд Зиро какво друго?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?Ну и конечно, несколько слов о Ground Zero.
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?וכמובן, ב"גראונד זירו", אלא מה?
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?وبطبيعة الحال ، في مكان البرجين وماذا ايضا؟
Ve elbette, Ground Zero'da ne oluyor?これは非常に複雑な計画です
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Apesar de todas as dificuldades, o Ground Zero, está a avançar. É difícil.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.E Ground Zero, pur con tutte le sue difficoltà, sta avanzando.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.És Ground Zero, minden nehézsége ellenére, halad előre.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Et Ground Zero, malgré toutes les difficultés, ça avance.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Ground Zero는 많은 난관 속에서도 계속 진행되고 있습니다.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Iar proiectul Ground Zero, în ciuda dificultăţilor, progresează.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Mimo trudności Ground Zero posuwa się na przód.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Und "Ground Zero", trotz all den Schwierigkeiten, bedeutet Vorwärtsbewegung.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Và Ground Zero, mặc cho mọi khó khăn, vẫn đang tiến lên phía trước.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Y, a pesar de todas sus dificultades, Ground Zero está avanzando.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.А Граунд Зиро, въпреки всичките си трудности, се движи напред.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.Не смотря на сложность, застройка Ground Zero продвигается.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.ו"גראונד זירו", עם כל הקשיים, מתקדם.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.وأرض البرجين، على الرغم من الصعوبات التي تواجهها، تتحرك إلى الأمام
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.困難です 2011,2013,フリーダム・タワー、記念碑
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.A Nathanielovo šílenství se proměnilo v porozumění, tichou zvědavost a vděčnost.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Dan kegusaran Nathaniel berubah menjadi pengertian rasa ingin tahu dan ketenangan.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.De manische opwinding van Nathaniel... veranderde in begrip. In stille nieuwsgierigheid en gratie.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.E a fúria maníaca do Nathaniel transformou-se em compreensão, uma curiosidade serena e um estado de graça.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.És Nathaniel mániákus dühe megértésé alakult át, egy csendes kíváncsisággá, és bájjá.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Et la rage maniaque de Nathaniel s'est transformée en compréhension, en curiosité tranquille, et en grâce.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.나타니얼의의 조증적인 분노가 이해와, 차분한 호기심과, 관대함으로 변했습니다.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Nathaniels manischer Zorn verwandelte sich in Verständnis, in eine ruhige Neugier und Anmut.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Och Nathaniels maniska ursinne förvandlades till förståelse, en stilla nyfikenhet och grace.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Și turbarea maniacală a lui Nathaniel s-a tranformat în înțelegere, o curiozitate tăcută și grație.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Szał Nathaniela przemienił się w zrozumienie, spokojną ciekawość i wdzięk.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Và sự đam mê thất thường của Nathaniel đã trở thành sự thấu hiểu, sự tò mò im lặng, và đáng yêu.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Y la cólera maniaca de Nathaniel se transformó en entendimiento, en una curiosidad quieta y en gracia.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.Και η μανιακή οργή του Ναθάνιελ μεταμορφώθηκε σε κατανόηση. ήσυχη περιέργεια και χάρη.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.И маниакалната ярост на Натаниел бе преобразена в разбиране, тихо любопитство и благосклонност.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.И маниакальное бешенство Натаниела уступило место пониманию, спокойному любопытству и благодати.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.І маніакальна лють Натаніеля перетворилася на розуміння, спокійну цікавість і люб"язність.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.והזעם המשוגע של נתנאל הפך להבנה סקרנות שקטה, וחן.
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.وتحول هوس ناثانيل بالغضب إلى نوع من الفهم والوعي مع قليل من الفضول والراحة
Ve Nathaniel'in manyak öfkesi, bir anlayışa ve sessiz bir merak ve zerâfete dönüşmüştü.理解と 落ち着いた興味と 品の良さに置き換わりました そして奇跡のように 自分のバイオリンを取り上げた彼は
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.E ogni volta che si entra nel riconoscimento di questo, questa dipendenza non ha alcun potere.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.Et chaque fois que tu arrives à reconnaitre cela, cette addiction n'a plus aucun pouvoir.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok. Gücü yok onun.A pokaždé, když si toto uvědomíte, tahle závislost nemá vůbec žádnou moc.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.Ja joka kerta kun tunnistat tämän, riippuvuudella ei ole ollenkaan voimaa.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.Y cada vez llegas a reconocerlo, esta adicción no tiene ningún poder en absoluto.
Ve Zero aya gitmek istiyor.2007年に緑のキャンペーンを開始し
Ve Zero aya gitmek istiyor.E vuole andare sulla luna.