Daha sonra Schönberg ile Zemlinsky’nin ablası olan Mathilde evlenmiştir.Schoenberg meni myöhemmin naimisiin Zemlinskyn Mathilde-siskon kanssa.
Ancak zamanla zemini doldu ve liman kullanılmaz duruma geldi.Mutta ajan kuluessa kanava liettyi ja muuttui läpipääsemättömäksi metsäksi.
Zeminde yaşarlar.Elävät maaperässä.
Ayrıca Zemzem kuyusu da kutsal kabul edilmekteydi.Myös oliivipuu on hänelle pyhitetty.
Havada iyi ve zeminde iyi.Ne ovat melko kuluneita ja sään haalistamia.
Ardından Keamy, asansörle, Ben'in bulunduğu Orkide'nin zemin katına iner.Myöhemmin Keamy menee hissillä Orkidealle puhumaan Benille.
Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.Oikeus perustuu osapuolten väliseen sopimukseen.
Hemen hemen tüm zeminlerde sokak florbolu oynanabilmektedir.Areenassa saa pelata vapaasti melkein mitä tahansa kenttää.
Kuzeydoğu holündeki zeminin büyük bölümü daha antik dönemde ve orta çağda yok olmuştu.Suuri osa teoksesta on kadonnut myöhemmän antiikin tai keskiajan kuluessa.
Zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır.Paidan väri ei saa olla harmaa.
Bu bayrak kırmızı bir zemin üzerinde sarı renkte bir Davud'un Kalkanı'ndan oluşmaktaydı.Tässä lipussa oli punaisella pohjalla keltainen daavidintähti.
Zemin katta salonun köşelerinde toplam dört oda vardır.Katujen varsilla on neljässä kerroksessa luentosaleja.
O zaman, Javanshir yakındaki tahıl zemisine düşer.Someroharju sijoittuu napapiirin lähettyville.
Mary mutfak zeminini paspaslarken Tom halıyı temizliyordu.Tom imuroi maton sillä aikaa, kun Mary moppasi keittiön lattian.
Zemin ıslak görünüyor.Maa näyttää märältä.
Yapmak zorunda olduğun bütün şey zemini süpürmektir.Sinun ei tarvitse tehdä muuta kuin pyyhkiä lattia.
1970'li yıllarda, Zeman Blanka Zemanová ile evliydi; çift 1978 yılında boşandı.Την δεκαετία του 1970 ο Ζέμαν παντρεύτηκε την Blanka Zemanová ; το ζευγάρι πήρε διαζύγιο το 1978.
18 Eylül 1970'te, Londra'daki Semerkand Hoteli'nin zemin katında ölü bulundu.Βρέθηκε νεκρός στις 18 Σεπτεμβρίου 1970 στο ξενοδοχείο "Samarkand" στο Λονδίνο όπου διέμενε.
Zemin katta boydan boya ikişer balkon vardır.Από το πάτωμα μέχρι την οροφή έχει ύψος δύο ορόφων.
Günümüze bu sarayların yalnızca zemini ve temelleri ulaşmıştır.Σήμερα από το κάστρο διασώζονται μόνο τα θεμέλια του και οι υπόγειες στοές.
Bağımsızlığını kazandığı 1964 yılından 1996 yılına kadar bayrak zemini daha koyu bir yeşilden oluşmaktaydı.Πριν το 1996 το πράσινο στη σημαία ήταν λίγο πιο σκούρο.
Gürcü yazıtları, mozaik zemin katında bulundu.Γεωργιανές επιγραφές βρέθηκαν σε ένα μωσαϊκό πάτωμα.
O dönemlerde Zemlinsky’nin Johannes Brahms gibi önemli ve değerli bir destekçisi vardı.Ο Τσεμλίνσκυ είχε ως πολύτιμο συμπαραστάτη του τον Γιοχάνες Μπραμς.
Bonn kentinin flamasında, üst kısımda, gümüş zemin üzerinde siyah haç yer alır.Το έμβλημα της Βόννης έχει στο πάνω μισό, ένα μαύρο σταυρό σε ασημί φόντο.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Από το κέντρο του οικισμού διέρχεται η Εθνική Οδός 8.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Μετά την ήττα των ελεφάντων, ο Μέτελλος Σκιπίωνας άρχισε να υποχωρεί.
Söz konusu bayrakta beyaz zemin üzerine konumlandırılan yeşil daire mevcuttu.Πάνω σε αυτό διακρίνεται ένας γκρι φάρος με πράσινη στέγη.
Dambaş camii meydanında bulunan bir küçük ve 1 zeminli binadır.Είναι ένα μικρό και διακοσμημένο κτίριο στο Faiyum.
Sparafucile Dük'e zemin katta bir yatak odası verir.Ο Σπαραφουτσίλε του παραχωρεί το υπνοδωμάτιο του ισογείου.
Bütün bunlar bazı sosyal karışıklıklara zemin teşkil ediyordu.Τούτο είχε ως αποτέλεσμα την αναταραχή σε διαφορετικά σημεία του κοινωνικού ιστού.
Zemfira Meftahatdinova, hayatı boyu bir sürü ödüller almıştır.Ο Βάθκεθ Μονταλμπάν έλαβε πολλά βραβεία κατά τη διάρκεια της ζωής του.
Kuzey-güney yönünde olan stadyumun zemini doğal çimdir.Οι ημίξηρες υψηλές πεδιάδες στη βορειοδυτική γωνία της πολιτείας φιλοξενούν μερικά φυσικά δάση.
Kuru zemin, ot araları, ormanın açık alanlarında koşarken görülebilir.Βαδίζεις σαν να ήσουν μέσα σε ένα δάσος.
"Pvc Zemin Kaplama". (yardım)Το γεγονός αυτό γυρίστηκε για την τηλεοπτική σειρά "Angry Planet". (βοήθεια)
Bayrak beyaz zemin üzerindedir.Η υπόλοιπη σημαία καλύπτεται από ένα λευκό ουρανό.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Den søger desuden føde på land.
Burada zeminin sağlam olduğunu kim söyleyebilir?"Vil nogen forstå min rene hjerte for landet?"
21 Şubat 1613 günü Zemski Sobor adlı meclis 17 yaşındaki Mihail Romanov'u yeni çar olarak seçer.Født - Dødsfald 1613 - Den 16-årige Mikhail Romanov vælges til ny zar af den russiske rigsforsamling.
Odanın tavan ve zemini orijinal değildir.Bygningens vinduer er ikke originale.
Yeni tohum ekmeden önce zeminin temizlenmesi gerekmektedir.Det er også helt klart, at sandjorden må tørre ud først.
Askerimiz zemin ile aşağıya iner.Døden går under vores gulve.
Böylece, Berliner Bär beyaz zemin üzerindedir, alttan ve üstten birer kırmızı çizgi geçer.Berlins flag viser bjørnen på en hvid baggrund med en rød stribe over og under.
Zemin, yıl boyunca karla kaplıdır.Bjergene kan være dækket af sne hele året rundt.
Geleceğe Dönüş II, yönetmenliğini Robert Zemeckis'in yaptığı 1989 yılı A.B.D yapımı film.Tilbage til fremtiden II er en amerikansk science fiction-film fra 1989, instrueret af Robert Zemeckis.
Amblemi sarı zemin üzerine siyah bir aslandır.Det består af en sort ørn på en gul baggrund.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Etter at elefantene var tapt begynte Scipio å tape terreng.
O dönemlerde Zemlinsky’nin Johannes Brahms gibi önemli ve değerli bir destekçisi vardı.Alexander von Zemlinsky hadde en viktig støttespiller i Johannes Brahms.
Ancak pampa geyiği kuru zeminli savanaları tercih eder.Den europeiske arten foretrekker sauemøkk.
Novaya Zemlya, iki büyük adadan oluşur.New Zealand består av et stort antall øyer.
Amerika Açık, sert zeminde oynanmaktadır.Den lever i åpent og steinet terreng.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Det europeiske flagget er et flagg som består av tolv gylne stjerner i sirkel på blå bakgrunn.
Ötüken Neşriyat'ta Zemheri KuyusuFelemakerslekten Helland Felamakerslekten Helland
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Den nærmeste metrostasjonen er Obrera på linje 8.
Bir süre Robert Zemeckis 'ın asistanlığını yapmıştır.I stedet ble Don Miguel Ruiz kirurg.
Böylece, Berliner Bär beyaz zemin üzerindedir, alttan ve üstten birer kırmızı çizgi geçer.Berlins flagg viser bjørnen på hvit bakgrunn, med en rød stripe over og under.
Zemin hasır veya kilimle kaplıdır.Overflaten kunne bli jevnet ut med skavjern (skjøve) eller høvel.
Otelin zemin alanı 12.000 m²'dir.Bare hotellets kasino-avdelingen har et areal på 17 000 m².
Kilise, dokuz basamaklık bir zemin üstündeydi.Her ble Central Hotell reist over ni etasjer.
John II Casimir Vasa 1656'da buna zemin hazırlamıştı.John II Casimir Vasa berhasil mendapatkan kembali tanah pada tahun 1656.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic memakai sepatu anti-gravitasi yang memungkinkan dia untuk tidak menggesek tanah saat berjalan.