Çok mu zeki?Πώς είστε; Καλά.
Çok zekice. Tamam.اعتقد انه امر معيب
Çok zekice. Tamam.(笑)
Çok zekice.Zo is het goed.
Çok zekice.Готино е нали?
Çok zekice.Это на всякий случай.
Çoktan benden daha zeki hale gelmişler sanırım.Pensaba que ya era más listo que yo.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.여기 마이클 위글러가 있습니다. 매우 똑똑한 수학자가 된 물리학자였죠. 그는 DNA 샘플과 그것을 따라 100만 개 정도의 지점을
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Ik ben al over tijd. Dit is Michael Wigler, een erg, erg slimme wiskundige die fysicus werd.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Já estou a ficar sem tempo. Este é Michael Wigler, um matemático muito inteligente que se tornou físico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Mert fogy az idő, de ez itt Michael Wigler, egy nagyon, nagyon okos matematikus, akiből fizikus lett.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Sono già fuori tempo. Questo è Michael Wigler, un matematico molto molto intelligente diventato fisico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Už sice přetahuju, ale tohle je Michael Wigler, velmi chytrý matematik, později fyzik.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Ya se me acabó el tiempo, pero este es Michael Wigler, un matemático muy muy listo que se volvió físico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Είμαι ήδη εκτός χρόνου, αυτός είναι ο Μάικλ Γουίγκλερ, ένας πολύ, πολύ έξυπνος μαθηματικός που έγινε φυσικός.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Вот Майкл Виглер - очень и очень умный математик, который затем стал физиком.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Почти ми свърши времето, но това е Майкъл Уиглър, един много, много умен математик, който стана физик.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.בתמונה: מייקל וויגלר, מתמטיקאי מוכשר מאוד שהפך לפיסיקאי, ופיתח טכניקה
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.لكن هذا هو ميكل وغلر، عالم رياضيات ذكي جداً جداً والذي تحول إلى الفيزياء. وقام بتطوير طريقة
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.元数学者の物理学者です DNAのサンプルについて、その上の膨大な点を調べられる
Çok teşekkür ederim. Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Mange tak, det er virkeligt skræmmende at være her blandt de klogeste af de kloge.
Çok zeki değilim, askeri akademide zor bir zaman geçirdim.Não sou lá muito inteligente, por isso, esforcei-me quando estive na Academia Militar.
Çok zeki değilim, askeri akademide zor bir zaman geçirdim.Nie jestem za bystry, więc w Akademii się męczyłem.
Çok zeki değilim, askeri akademide zor bir zaman geçirdim.Non sono tanto intelligente, per cui ho faticato all'accademia militare.
Çok zeki değilim, askeri akademide zor bir zaman geçirdim.No soy muy inteligente y lo pasé mal en la academia militar.
- Çok yetenekli ve zekiydi, duygusaldı. Onun için deli olan onca adamın arasından beni seçti.Ze was zo sensueel en ze koos mij uit honderden mannen.
- Çok yetenekli ve zekiydi, duygusaldı.كانت موهوبة، و كانت عبقرية كانت حسية
Çok zeki değilim, askeri akademide zor bir zaman geçirdim.-Sotilasakatemiassa oli vaikeaa.
Çok zeki değilim, askeri akademide zor bir zaman geçirdim.Δεν είμαι πολύ έξυπνος. Δυσκολεύτηκα στην ακαδημία.
Çok zeki değilim, askeri akademide zor bir zaman geçirdim.Я не так уж умён, и учёба в военной академии далась мне с трудом.
Çok zeki olduğunu biliyordum.Je me croyais intelligente.
Çok zeki olduğunu biliyordum. Senden bir şeyler öğrenmeliyim.Azt hittem, elég okos vagyok, de azt hiszem, most tőled tanulhatnék egy s mást.
Çok zeki olduğunu biliyordum.Πίστευα ότι ήμουν αρκετά έξυπνη.
Çok zeki olduğunu biliyordum.كنت اظن انني ذكية
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.A pak byli tak chytří, že vynalezli metodu jak analyzovat zkamenělý pyl.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Azután voltak olyan okosak, hogy kitaláltak egy megoldást a megkövesedett virágpor analízisére.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Dann waren sie so klug und fanden einen Weg, versteinerten Pollen zu analysieren.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.De var så kløgtige, at de fandt en måde at analysere fossil-pollen.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.En toen werden ze zo slim dat ze een analyse konden doen van fossiel stuifmeel.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Erano così in gamba, che riuscirono ad analizzare del polline fossilizzato.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Et comme ils étaient futés, ils ont trouvé un moyen d'analyser les pollens fossilisés.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Foram tão espertos que descobriram uma forma de analisar pólen fossilizado.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.그런 다음 영리하게 화석화된 꽃가루를 분석하는 방법을 찾았습니다.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Och sen var de så smarta, de kom på ett sätt att analysera fossilerat pollen.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Potem ktoś opracował metodę badania skamieniałych pyłków.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Și apoi au fost atât de isteți, încât au găsit un mod să analizeze polenul fosilizat.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Y fueron tan listos que encontraron la forma de analizar polen fosilizado.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Και ήταν τόσο έξυπνοι που βρήκαν έναν τρόπο να αναλύσουν απολιθωμένη γύρη.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Они даже смогли проанализировать окаменелую пыльцу.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Тогава, като умни хора, те намериха начин да анализират фосилизиран цветен прашец.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.ואז הם נהיו כל כך מתוחכמים, הם מצאו דרך לנתח אבקנים מאובנים.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.و كانو شديدي الذكاء حيث انهم قد وجدوا طريقه للتحليل احافير غبار الطلع
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.分析する方法を見つけました 驚くことに
CS: Ne mi gerektirecek? Siz zeki insanlarsınız.카메론 싱클레어: 자, 무엇이 필요할까요? 현명한 여러분들은 아실 겁니다.
CS: Ne mi gerektirecek? Siz zeki insanlarsınız.קמרון: ובכן, מה צריך כדי שזה יקרה? אתם חכמים.
CS: Ne mi gerektirecek? Siz zeki insanlarsınız.ك.س: حسناً، ماذا ستكلّف؟ أنتم أذكياء.
CS: Ne mi gerektirecek? Siz zeki insanlarsınız.たくさんのコンピュータ能力が必要です なぜならこのアイデアは
Cümlelerin kişilikleri vardır. Komik, zeki, saçma anlayışlı, duygulu ya da acı verici olabilirler.Sætninger har en personlighed: de kan være sjove, kloge, fjollede, indsigtsfulde, rørende, sårende.
Çünkü ben zekiyim.C'est parce que je suis intelligent.
Çünkü ben zekiyim.Deoarece sunt destept.