Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.Semasa kecil ia adalah anak yang sangat cerdas.
Hooke zeki bir öğrenciydi.Cempaka merupakan seorang pelajar SMA yang cerdas.
Gittiğinde yakışıklı, zeki ve göz korkutucu bir adamla karşılaşır.Tak sengaja ia bertemu dengan cowok yang tampan dan keren.
Gayet yetenekli, zeki ve iyi düşünür olduğu ve bunun için bir harika deha olduğu bildirilmektedir.Dia terbukti terampil dan penuh keterampilan dan itu karena dia memiliki niat yang kuat.
Zeki bir kuş türüdür.Tumpangan dia adalah burung merak.
Zeki bir ejderha değildir.Akan tetapi, ia bukan komandan yang cerdas.
Ayrıca zekice espriler içermektedir.Begitu pula pada bentuk jenaka Sunda.
Umur Bugay'ın kaleminden olan bu filmi Zeki Ökten çekmiştir.Parkit Film milik Raam Punjabi setelah Pintar Pintar Bodoh.
Scipio Africanus zekice bir hile planladı.Scipio Africanus đã sử dụng một mưu mẹo thông minh trong trận này.
Köpeğe göre daha zekidir.Giống chó này rất thông minh.
Uzaylı zeki yaşam formları mevcut olmakla kalmayıp, Dünya üzerinde bulunuyor da olabilirler.Có thể các hình thức sự sống thông minh ngoài Trái Đất không chỉ tồn tại, mà còn đã hiện diện trên Trái Đất.
Bir başka olasılık da, zeki yaşamın yaygın, ancak endüstriyel uygarlıkların nadir olmasıdır.Cũng có thể rằng sự sống thông minh là phổ biến, nhưng nền văn minh công nhiệp lại không phổ biến.
Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.Lúc còn nhỏ đã thông minh lanh lợi.
Polly çok zeki bir kızdır, her sınavdan iyi not alır.Malina là một nữ sinh thông minh và xinh đẹp, người luôn đạt điểm tối đa tại mọi kỳ thi trong trường.
Tom da en az Jerry kadar zekidir ama çok ağırdır.Tom to lớn và khỏe mạnh hơn Jerry thế nhưng về độ tinh ranh và nhanh nhạy thì lại không bằng.
Binasına en zeki büyücüleri seçmiştir.Cậu ta được mẹnh danh là một trong những pháp sư trẻ tuồi nhất trên thế giới.
Sheldon kadar zeki değildir, ancak pratik zekaya sahiptir.Tuy không có trí thông minh như của Sheldon nhưng Missy nhận thức rất nhanh.
Ama Bilgin'in İsmi Yanıltır Çünkü O Kadar Zeki Değildir.Tuy nhiên cách giải thích của Bohm không được phổ biến trong giới vật lý vì nó được coi là không tinh tế.
Aynı zamanda çok zekidir.Anh cũng cực kỳ thông minh.
Zeki, genç bir adamsınız.Cậu là một chàng thanh niên thông minh và nhạy cảm.
Evde kalmış Zekiye (Seden Kızıltunç), kozmik olaylardan etkilenerek çeşitli güçler kazanmıştır.本殿 正面鳥居 境内には浅間神社(富士塚上に鎮座)ほか数社が鎮座する。
Zekiye Hanım, bir erkek çocuk gibi yetişmişti.女性なのに、男として育てられた。
Komik ve zeki biridir.ざっくばらんだが聡明な人物。
Sınıf başına oturtulan talebe sınıfının en zekisi kabul edilirdi.クラスでざくろに好意的に接していた唯一の人物。
Hooke zeki bir öğrenciydi.ブラッグは優秀な学生だった。
Bu futbolcu ise Çamur Zeki idi.この点でマラーは巧妙であった。
Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu...学習内容が面白いため、これを使っていた塾生たちは異常なほど勉強に熱中していた。
Olaylara soğukkanlı yaklaşabilir ve oldukça zekidir.言動ゆえ分かりづらいが、かなり頭脳明晰らしい。
Dergi Zeki Sayar’ın emekli olmasının ardından yayın hayatına son vermiştir.『COMICばく』終刊後、退職。
Zeki biridir ve genellikle tedavilerini alaycı tavırlarla yapar.軽い性格の青年で、普段は外科医をしている。
İlham Zekiyev (Azerice: İlham Zəkiyev, d.矢島(やじま) 声 - 藤原啓治 評論家。
Odysseus çok zeki bir adamdı.デネソールは気高く聡明な人物だった。
Aslında epey zekidir.実はとても頭がいい。
Bunun dışında, okuyucunun dikkatini çekmek için bu unsur zekice önceden ima edilebilir.^ 展開的には読者に考えさせるため、あえて不明にしているとも受け取れる描き方ではある。
Zeki maçın ardından ise "Buraya puan ya da puanlar için gelmiştik.ミニゲームでは、「ぶつけろボムへい」に登場する。
Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.幼少時から、頭脳明晰だった。
Zeki bir ejderha değildir.「あなたは賢い賭博師ではない。
Togan, Zeki Velidi.ジンブナー:利口な人。
Tomalara göğüs geren, İşte benim Zeki Müren!キキトリ王 きたえてこたえて腹筋クイズ!
Jimmy kadar zeki olmasa da yine de zekidir.マリアよりは頭が良いがど忘れが激しい。
Babası gibi zeki bir kızdır.父親に似てハンサムであった。
Cesur ve zekidir.賢く勇猛である。
Zekidir, eğitilebilir.優等生で、頭が切れる。
Çok zekidir.'Şipşak' kelimesine 'şipşadanak'(merak etme seni şipşadanak iyileştireceğim)der.非常におしゃべりであり、語尾に「ござるんるん」と付ける。
Zeki bu maçtan sonra Geriden gelen arkadaşlarımın önünü açmak için iyi mücadele etmem gerekiyordu.攻守共に、闘志を前面に押し出したプレーで人気があった。
Çok zeki bir kedi olarak tasvir edilmiştir.非常に頭の良い猫であるため躾が楽である。
O, akıldan hesap yapacak kadar zeki değil.暗算が出来るほど彼は賢くはない。
Ona göre Elizabeth “olmasını istediğiniz gibi: komik, hazırcevap ve zeki.奈特莉认为,伊丽莎白正是“你所希望成为的那种人:她风趣、机智而且聪明。
Ayrıca zekice espriler içermektedir.不过里面还是有一些不错的笑话。
Hooke zeki bir öğrenciydi.洪普丁克是一位好学生。
14 ^ Pakalın, Mehmet Zeki.二十六者,聪明利根。
Zekidir ve ajandır.学识渊博,为人也非常忠厚。
Aslında epey zekidir.他的确非常聪明。
Yüzünde yaşına göre küçük ama düzgün kaşları, zeki bakışlı mavi gözleri vardı.他年紀雖小,卻擁有一雙纖細的眉毛和明亮的藍眼睛。
Evde kalmış Zekiye (Seden Kızıltunç), kozmik olaylardan etkilenerek çeşitli güçler kazanmıştır.明(あかり) 浩之的青梅竹馬,家住隔壁,就讀不同學校。
O aslında zeki birisi ama biraz şaşkın.其實是個絕頂聰明的人,卻很會裝傻。
Zekiye (Esra Kızıldoğan Uygur) — Mecnun'un uzaylı arkadaşı.島津幹夫 - 前野朋哉(日语:前野朋哉) 諸角的朋友。
Çok zekidir ama beynini kötülüğe kullanır.很聰明,但嘴巴很惡毒。
Stephanie Beatriz: Rosa Diaz zeki ve sert bir dedektifdir.史蒂芬妮·碧翠絲(英语:Stephanie Beatriz) 飾演 蘿莎·迪亞茲(Rosa Diaz) 一位堅韌、有智慧且神秘的警探,為一名雙性戀者。
Şükrü Esen ve eşi Zekiye Esen Kastamonu'ya hayır işleri yapmışlardır ve yapmaktadırlar.乃際真美(乃際真美,聲優:矢作紗友里) 美柑的同班同學,和美柑及小暮感情非常好。