Ana içeriğe geç
Sözlük

zeka ile cümle

zeka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Zekâ, yaşamın tersine, tek başına yıldızlar arası uzaklıklardan fark edilebilecek bir unsur değildir.Maga az intelligencia, az élettel ellentétben, nem feltétlenül látható csillagközi távolságokból.
Örneğin, zekânın ortaya çıkışı evrimsel bir rastlantı olabilir.Az intelligencia megjelenése például akár evolúciós véletlen is lehet.
Aynı zamanda hayvan zekâsının kabaca tahmin edilmesi hipotezidir.Az állatok testfelépítésével kapcsolatban valójában minden csak feltételezés.
Zeka ve strateji oynudur.Jövőkép és stratégiaalkotás.
Yüksek işlevli otizm olan kişiler zekâ geriliği göstermezler; IQ’ları ortalama ya da ortalamanın üzerindedir.A betegség a szellemi fejlődést nem érinti hátrányosan; az intelligencia általában átlagos vagy átlag feletti.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Van egy bátyja, aki nem mutat érdeklődést a könyvek iránt.
Devlet, zekât verip vermeme hususunda mükellefi serbest bırakmaz.Az állam a megtakarítás után nem nyújt támogatást.
Elektroniktir ve yapay bir zekası vardır.Megismeréstudomány és mesterséges intelligencia.
Zekidir fakat zekâsını pek kullanmaz.Bölcselkedik, de valójában nem bölcs.
Bart, zeka testinde başarısız olacağını anlayınca sınav kâğıdını Martin Prince'inkiyle gizlice değiştirir.Az intelligencia teszt írása után, Bart elcseréli lapját Martin Prince dolgozatára.
Zekat Zekat olarak verilen bağışların ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması projesi.Az adományokat rászoruló nagycsaládosoknak szállítják ki.
Disleksi olan insanlar üstün zekalı insanlardır ve bir kısmı ise dahidir.Némelyik ember esztelen, némelyik pedig bölcs.
Dil, düşünce ve zekânın bir göstergesidir.A nyelv a gondolkodásnak, a kommunikációnak és a kifejezésnek az eszköze.
Zeka, güç Ve bu kadar kutsal irade, Boşuna eriyip gitmiş olamaz Lanetli bir ağırlık altında.Az nem lehet, hogy ész, erő És oly szent akarat Hiába sorvadozzanak Egy átoksúly alatt.
Hıristiyan olmasına rağmen, İslamın "Arap zekası"nın kanıtı olduğuna inanıyordu.Aflaq, joka oli itse kristitty, piti islamia osoituksena "arabien viisaudesta".
Çocukluk çağında IQ testi yapılan Ridgway 82 IQ puanı ile ortalama altı zeka göstermiştir.Lapsena Ridgwayn älykkyysosamäärä oli 82, mikä merkitsee alhaista älykkyyttä.
Fakirler zekât vermek zorunda değildirler.Toisaalta köyhiä ei haluta jättää ilman apua.
Ancak daha sonradan gerçek zekâsını gösterir.Myöhemmin paljastuu kuitenkin todellinen Engarde.
DeepMind Eylül 2010'da DeepMind Technologies adıyla kurulmuş bir yapay zeka şirketidir.DeepMind on brittiläinen yritys, joka perustettiin vuonna 2011 nimellä DeepMind Technologies.
Üstün zekasına rağmen sosyalleşmede oldukça zorlanan Sheldon, zaman zaman çevresi tarafından anlaşılmaz.Maailman pelastajan roolista huolimatta, Coop on erittäin rento, joka ei ota mitään vakavasti.
Çocuğun zekasına şaşırdım.Pojan nokkeluus yllätti minut.
Genellikle, bu mitsel yaratıklar aynı zamanda insan zekasına sahip olurlar.Συχνά, τέτοια πλάσματα έχουν επίσης ανθρώπινη νοημοσύνη.
Ancak daha sonradan gerçek zekâsını gösterir.Μόνο το επόμενο απόγευμα θα μάθαινε την ταπεινωτική αλήθεια.
Zeka ve strateji oynudur.Θεωρίες και στρατηγικές.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Η νοημοσύνη των ελεφάντων έχει συγκριθεί με αυτή των πρωτευόντων και των κητωδών.
Zekâsı ve çalışkanlığı sayesinde hocası Şevki Efendi’nin dikkatini çekti.Με την ομορφιά και την εξυπνάδα της καταφέρε να προσελκύσει την προσοχή και έγινε Χασεκί του Ηγεμόνα Μουσταφά.
Şiirde zekanın önemine inanmıştır.Η εικόνα αποδίδει το νόημα του ποιήματος.
IBM araştırmacısı Hans Peter Luhn 1958 yılındaki makalesinde iş zekası terimini kullandı.Σε άρθρο του 1958, ο ερευνητής Hans Peter Luhn χρησιμοποιεί τον όρο ΕΝ.
Buna benzer konular yapay zekâ alanında araştırılmaktadır.Αυτό το είδος προβλήματος έχει μελετηθεί εκτεταμένα στο πλαίσιο της τεχνητής νοημοσύνης.
Athena, Yunan mitolojisinde zeka, sanat, strateji, ilham ve barış tanrıçasıdır.Η Αθηνά, κατά την Ελληνική μυθολογία, ήταν η θεά της σοφίας, της στρατηγικής και του πολέμου.
Gardner'in ilk araştırmalarında yedi adet zeka tespit edilmiştir.Oprindeligt opregnede Gardners teori syv intelligenser.
Kaynak: Zekai Aksakallı kararı nasıl alındı?".BAGGRUND: Hvad handler Glasvej-sagen om?.
("Neye dik dik bakıyorsun, geri zekâlı?!")("Hvorfor fiser du ikke bare af, din forfærdelige lille mand?")
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Han er dog mager i alle bøgerne.
"Zekâ Nedir?"."Hvad er bevidsthed?".
Bart, zeka testinde başarısız olacağını anlayınca sınav kâğıdını Martin Prince'inkiyle gizlice değiştirir.Bart snyder sig til lettjente point ved at udbytte sin egen prøve med Martin Princes.
Yapay zeka da aynı şekilde geliştirilmiştir.Selv Autoriteten er skabt på samme måde.
Bilinmeli ki Karahallı insanı çalışkan ve kıvrak zekalıdır.Han mener at at mennesket er socialt lydhør eller svartilbøjelig.
Ananın gebelik süresince nasıl beslendiği de zekâ gelişimini etkileyen bir etkendir.En mors ernæring under fostrets udvikling kan også spille en rolle.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Han er en intelligent mann som er opptatt av bøker.
Onun zeka bilgisini elde etme metotları tamamen bilinmiş değildir.Hans metoder for å skaffe etterretningsinformasjon er fortsatt ikke helt kjent.
Alan Turing teorik bilgisayar bilimi ve yapay zekanın kurucusu olarak kabul edilmektedir.Turing regnes som grunnlegger av teoretisk datateknologi og kunstig intelligens.
Tom'dan daha kıvrak bir zekâya sahiptir.Han er mye smartere en Johnny.
Julia, ince çabuk zekası ve sivri diliyle tanınırdı.Julia var velkjent for sine vennlige og raske vidd og skarpe tunge.
İlki "kıvrak zekâlı ve hırçın" olarak ifade edilen ressam ve yazar, Henry Fuseli ile oldu.Det første var med maleren og forfatteren Henry Fuseli, som ble beskrevet som «svært intelligent og stridbar».
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Mennesker med Tourettes har normal levealder og intelligens.
Tam tersine, zevkine düşkün, tembel ve kendi değerlendirmesiyle zeka düzeyi düşük bir ayı idi.Han var en folkelivsskildrer av rang, ekte i sin kjensle og trøysom i sin fortellermåte.
Keskin zekan ve yüksek kabiliyetin memleketin geleceği üzerinde etkili olacaktır.Bare vi har intelligens og krefter nok til å redde jorden.
1869 - Francis Galton zekanın kalıtsal olduğunu öne sürdü.Galton dokumenterte i 1869 at «genialitet» var arvelig.
Yapay zekâda ise değişme olmamıştır.Holdningen til kunstgjødsel har dog endret seg.
Joshua, biyoloji bilimine yaptığı katkıların yanında yapay zeka ile ilgili de çalışmalar yapmıştır.Haeckel så biologien som beslektet med kunsten.
Zekası ve güvenilirliği genellikle Teyze Fanny tarafından onaylanır.Ateismen og agnostisismen har ofte vært av religiøs karakter.
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.''Bangunlah, berilah dirimu dibaptis dan dosa-dosamu disucikan sambil berseru kepada nama Tuhan!"
Hıristiyan olmasına rağmen, İslamın "Arap zekası"nın kanıtı olduğuna inanıyordu.Meskipun menganut Kristen, ia meyakini Islam adalah "kejeniusan Arab".
Örnek olarak, ilk sahneye çıkışında dört ayağıyla yürüyordu ve normal bir kedi zekasına sahipti.Misalnya, dalam debutnya, dia berkaki empat dan memiliki kecerdasan kucing normal.
Akıl, İslam'da akıl zekadan ziyade ileriyi görebilmek ve ona göre hazırlık yapabilmektir.Menjadi teladan umat Islam dalam memahami serta mengamalkannya.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Kecerdasan gajah telah dibandingkan dengan kecerdasan primata dan cetacea.
IBM araştırmacısı Hans Peter Luhn 1958 yılındaki makalesinde iş zekası terimini kullandı.Dalam artikel tahun 1958, peneliti dari IBM Hans Peter Luhn menggunakan istilah inteligensi bisnis.
Gardner'in ilk araştırmalarında yedi adet zeka tespit edilmiştir.Pada mulanya Howard Gardner menyatakan ada tujuh jenis kecerdasan.
Yani SP'li bireyde zekâ geriliği olmaz.Loyalitas "csp" jangan diragukan lagi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod