Sheldon kadar zeki değildir, ancak pratik zekaya sahiptir.Ela não compartilha a inteligência de Sheldon, mas é muito perspicaz.
Yandex.Zen, yapay zeka teknolojisinin özel bir alanda uygulanmasının bir örnektir.Zen é um exemplo de implementação de uma tecnologia de inteligência artificial especializada.
Emma Goldman'ın sözleriyle "Amerika'nın yetiştirdiği en yetenekli ve keskin zekalı anarşist."Foi considerada por Emma Goldman como "a mais dadivosa e brilhante anarquista já nascida nos Estados Unidos".
Freud kendisinden şöyle söz eder: Korkunç bir zeka...Alfred respondeu por telegrama: "Que homem engraçado é você".
Yine Superman'i zekasıyla yenmenin eşiğine gelmiştir.Tornou-se obcecado momentaneamente com a vitória do Superman.
Genellikle, bu mitsel yaratıklar aynı zamanda insan zekasına sahip olurlar.Geralmente, esses monstros podem tomar forma humana.
Düşük zekasına rağmen güçlü bir hayal gücü vardır.Apesar de sua estatura diminuta, Esguicho tem uma grande imaginação.
Enki, Sümer mitolojisinde su, zeka ve yaratmanın tanrısıdır.Enki era o deus da inteligência, água e criação.
İşte bu sosyal zeka olarak belirtilir.É aí que está a inteligência coletiva.
Zeka oyunudur.TechTudo Jogos.
Ancak daha sonradan gerçek zekâsını gösterir.Mas logo se descobrirá suas verdadeiras intenções.
Her ikisi de yaratıcı zekaya dayanır.Ademais, ambos seriam criaturas inteligentes.
Daha sonra bu hastalığı kendi zekasını kullanarak yenmiştir.Ela combateu a sua doença com a mesma paixão.
Büyük Zeka 2012 Noel özel bölümü olan "The Snowmen" bölümünde geri dönmüştür.Este efeito foi mais tarde efetuado em "The Snowmen", especial de Natal de 2012.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) önerdiği zekâ sınıflandırması şu şekildedir.É o uso geral nesta situação que é, portanto, recomendado pela Organização Mundial de Saúde.
İnançların yorumunda yanlılık zekâ düzeyinden bağımsız olarak kalıcıdır.Vieses na interpretação de crenças são persistentes, independentemente do nível de inteligência.
("Neye dik dik bakıyorsun, geri zekâlı?!")(O Que É Que Há, Gatinha?
Yüksek zekası ile birlikte güçleri de son derece fazladır.Parecidos conosco mas com força e habilidades inacreditáveis.
IBM araştırmacısı Hans Peter Luhn 1958 yılındaki makalesinde iş zekası terimini kullandı.Em 1958 em um artigo, um pesquisador da IBM Hans Peter Luhn, usou o termo “Business Intelligence”.
Tam o sırada telsiz alıcısından bir ses Rick'e seslenir: "Hey, geri zekalı.E, para variar, reclamou pelo rádio: “Ele é estúpido.
Kız kardeşi olan zeka Titan'ı Phoebe'dan Leto ve Asteria'yi doğurmuştur.Com sua irmã Febe, Céos foi pai de Leto e Astéria.
Onun zeka bilgisini elde etme metotları tamamen bilinmiş değildir.Zijn methodes om aan informatie te verkrijgen zijn niet volledig bekend.
("Neye dik dik bakıyorsun, geri zekâlı?!")(‘Waarom huil je, eikenboom?’)
Tom'dan daha kıvrak bir zekâya sahiptir.Hij blijkt een te duchten concurrent voor Tom.
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Aangedane individuen hebben een normale verstandelijke ontwikkeling en een normale levensverwachting.
Zekât (Arapça: الزكاة al-zzaka) İslam'ın beş şartından biridir.Hij wordt bijgestaan door een ereraad bestaande uit vijf ridders; één uit iedere graad.
Zeka seviyesi çok düşüktür.Zijn kennisniveau is laag.
Genellikle hastalar normal bir zekaya sahiptir.Kinderen met leerstoornissen beschikken gewoonlijk over een normale intelligentie.
Robotlara yapay zeka uygulanması araştırmaları da yürütülmektedir.Het wordt ook wel een simulatie van intelligente robots genoemd.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Hij is gespecialiseerd in de vroege evolutie van primaten en walvisachtigen.
Sözel/dilsel zekâya sahip kişiler yabancı dilleri çok kolay öğrenebilmektedir.Iemand die daar een knobbel heeft, leert dan zogezegd gemakkelijk (vreemde) talen.
Hüküm sürdüğü 14 yıl boyunca tek avantajı zekası olmuştur.Vanaf zijn 14de jaar kon iedereen een zeker bedrag sparen.
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Het papier is van hoge kwaliteit en wordt voor boeken gebruikt.
Yine de oldukça gelişkin bir zekası olduğu söylenebilir.Misschien duidt dit erop dat het ook een tamelijk intelligente soort was.
"Zekâ Nedir?"."Lijden door verstand".
Bunlar sadece yapay zekanın denetimindedir).Het is een visueel gedicht).
Julia, ince çabuk zekası ve sivri diliyle tanınırdı.Verder stond Catherine bekend om haar geestigheid en scherpe tong.
Dinden dönenler, zekât vermek istemeyen kabileler ve yalancı peygamberle mücadele edildi.Zij verdenken hem ervan een spion of valse profeet te zijn die hen komt bekeren.
Bu tablonun zekâ ile bir alakası yoktur.Het heeft niets te maken met intelligentie.
Kendisine vur emri, Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı tarafından verildi.Zekai Aksakallı , commandant van de Special Forces, gaf Ömer Halisdemir een bevel om hem neer te schieten.
Toplu zekâ bakterilere ve hayvanlara da isnat edilir.Zbiorowa inteligencja jest również przypisywana dla bakterii i zwierząt.
Zekâttan farklıdır.Różnić się mądrze.
Borçlu olana zekât farz değildir.Żebrak nie posiada się z radości (O morte gradita).
Kitaplara borçlu olduğu yüksek bir zekası vardır.Ma obsesję na punkcie książek.
Alman Çoban köpeği zekası ile meşhur bir köpek ırkıdır.Owczarek niemiecki wygląda na silnego, masywnego psa.
("Neye dik dik bakıyorsun, geri zekâlı?!")G. Brudko) "Czemu chlipiesz miła?" (muz.
Oyuncuya, Master Chief'in sinirsel arabiriminde bulunan Cortana adında bir yapay zekâ eşlik eder.Graczowi towarzyszy Cortana, sztuczna inteligencja, która obejmuje układ nerwowy Master Chiefa.
Ayrıca her TARDIS'in kendine has bir zekası ve kişiliği vardır.Każdy jego Miecz to jednocześnie broń i osobowość.
Yine zekâyı da anlayışa bağlar.Wiąże on z nim również inteligencję.
Tom'dan daha kıvrak bir zekâya sahiptir.Jednak Michael jest sprytniejszy.
İkinci etapta sözel zekayı test etmek için yapılan uygulama 3 tur halinde yapılır.W drugim etapie badania wykorzystano krzyżówkę testową.
Yapay zekâda ise değişme olmamıştır.Oprawa muzyczna nie uległa zmianie.
Şu anda, Fransa Zeka Oyunları Federasyonu'na 7 alt federasyon bağlıdır.W tej rundzie bierze udział 7 zespołów z Federacji Małych Państw.
Düşmanlarını zekası ve kurnazlığı ile yendi.Mistrz słynął ze swojej inteligencji i bystrości.
O samimi, neşeli ve bazen yavaş zekâlı görünen biridir.Jest bardzo zabawna i szalona, czasem sprawia wrażenie mało inteligentej.
Bazı türlerinin yüksek derecede zekâya sahip olduğu düşünülür.Niektóre są uznawane za zwierzęta o wysokim stopniu inteligencji.
Bununla birlikte tüm veri ambarları iş zekası için kullanılmaz.Nie wszystkie rodzaje wózków podlegają dozorowi technicznemu.
Yapay zeka da aynı şekilde geliştirilmiştir.Usprawnieniom uległa też sztuczna inteligencja.
Zeka seviyeleri normalden düşük olarak kalır.Jego inteligencja plasuje się poniżej przeciętnej.
Zeka seviyesi çok düşüktür.Ma bardzo niski poziom inteligencji.