ze ile cümle
ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Zencefil gazozu alabilir miyim?Can I have a ginger ale?
Zemin kaygan.The floor is slippery.
Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.Artists historically have been exposed to toxic substances such as lead paint.
Bu sahilde zehirli denizanaları var mı?Are there venomous jellyfish at this beach?
Nasıl bu kadar zengin oldun?How did you get so rich?
Park Caddesi'nde bir ev satın alacak kadar zengin değiliz.We aren't rich enough to buy a house on Park Street.
Belki de Tom onu zehirlemeye çalıştığımı düşünecektir.Perhaps Tom will think I tried to poison him.
Zeki olmaktansa güzel olmayı tercih ederim.I'd rather be pretty than clever.
"Teşekkür ederim." "Bu bir zevkti.""Thank you." "It was a pleasure."
Ben zevkle seyrettim.I gloated.
Tom'la birlikte çalışmak bir zevk.Tom is a pleasure to work with.
"Ben Fadıl'ım, tanıştığımıza memnun oldum." "Seninle tanışmak bir zevk, Fadıl.""I'm Fadil, it's nice to meet you." "It's a pleasure to meet you, Fadil."
Wellington, Yeni Zelanda'nın başkentidir.Wellington is the capital of New Zealand.
Tom zengin ancak mutlu değil.Tom is rich, but he isn't happy.
Seninle takılmaktan gerçekten zevk aldım.I really enjoyed hanging out with you.
Kaç tane zengin insan biliyorsun?How many rich people do you know?
Ben sadece zenginmiş gibi davranıyordum.I was just pretending I was rich.
Birkaç yıl önce zengindim.I was rich a couple of years ago.
Ben zengin doğdum.I was born rich.
Senin zeki olduğunu biliyorum.I know that you're smart.
Senin düşündüğün kadar zengin değilim.I'm not as rich as you think I am.
Oldukça zenginim.I'm quite rich.
Hep zengin ve ünlü olmak istedim.I always wanted to be rich and famous.
Burada olmaktan zevk alacağım.I'm going to enjoy being here.
Kendimi zerre kadar üzgün hissetmiyorum.I don't feel the least bit sad.
Ben hiç zengin değildim.I never was rich.
Ben gerçekten zenginim.I'm really rich.
Ben oldukça zenginim.I'm pretty rich.
Üç yıl önce çok zengindim.I was very rich three years ago.
Zemini paspas ettim.I mopped the floor.
Ben böyle bir geri zekalıyım.I'm such a moron.
Zemini süpürdüm.I swept the floor.
Ben zeki olduğumu düşünüyorum.I think I'm smart.
Zeminde bir şey fark ettim ve ne olduğunu görmek için eğildim.I noticed something on the floor and bent down to see what it was.
Tom çok zeki olmadığımı söylüyor.Tom says I'm not too bright.
Kazara kendimi zehirledim.I accidentally poisoned myself.
O, intikamın her anından zevk aldı.He enjoyed each moment of vengeance.
Tom, okuldan sonra matematik zenginleştirme derslerine katılır.Tom attends maths enrichment classes after school.
Fadıl, Leyla'nın yemeğine zehir koydu.Fadil poisoned Layla's food.
Fadıl, Leyla'ya zengin bir yaşam vaadinde bulundu.Fadil promised Layla a life of riches.
Fadıl, ilacın zehir olduğunu düşündü.Fadil thought the medication was poison.
Zemin katta bir ceset vardı.There was a body in the basement.
Bach'ın müziği çokseslilik açısından zengindir.Bach's music is rich in polyphony.
Sen tanıdığım en zeki insanlardan birisin.You're one of the most intelligent people I know.
Sen tanıdığım en zeki kişisin.You are the most intelligent person I know.
Bu roman sembolizmce zengindir.This novel is rich in symbolism.
Fadıl zemin kata gitti.Fadil went to the basement.
Leyla zengin bir bekar adam için çalışmayı umuyordu.Layla hoped to work for a wealthy single man.
Dancada "gift" kelimesi hem evli hem de zehir anlamına gelmektedir.The Danish word "gift" means both married and poison.
Tom zengin olabilir, ama olduğunu sandığınız kadar zengin değil.Tom may be rich, but he's not as rich as you think he is.
Polis Tom'un Mary'nin yemeğini zehirlediğinden şüpheleniyor.The police suspect that Tom poisoned Mary's food.
Tom muhtemelen olduğunu düşündüğün kadar zeki değil.Tom is probably not as smart as you think he is.
Tom insanların olduğunu söylediği kadar zengin olamaz.Tom can't really be as rich as people say he is.
Tom senin olduğunu düşündüğün kadar zengin değil.Tom is probably not as rich as you think he is.
Tom çoğu insanın olduğunu sandığı kadar zengin değildir.Tom is not as rich as most people think he is.
Tom muhtemelen senin olduğunu düşündüğünden daha zengin.Tom is richer than you probably think he is.
Tom'la çalışmak bir zevkti.It was a pleasure to work with Tom.
Sami ile çalışmak bir zevkti.It was a pleasure to work with Sami.
Sami muhtemelen senin sandığından daha zengindir.Sami is richer than you probably think he is.
Ne zengin ne de ünlüyüm.I'm neither rich nor famous.