ze ile cümle
ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O güzel ve zeki bir insan.She's a nice and intelligent person.
Hepimiz ondan daha zekiyiz.We're all smarter than that.
Zeke Choi'nin omurgası bir suikastçının kurşunuyla paramparça edildi.Zeke Choi's spine was shattered by an assassin's bullet.
Bir kült üyesi zehirlenmiş meyve ile kraliçeye suikast girişiminde bulundu.A cult member attempted to assassinate the queen with poisoned fruit.
Tom dünyanın en zengin kişilerinden biridir.Tom is one of the wealthiest people in the world.
Benim ülkemde insanlar kendilerinden daha zeki olanlara katlanamazlar.In my country people cannot stand those who are more intelligent than they are.
O onun zengin olup olmadığını sordu.He asked whether he was rich.
Ben serveti hak etmeyen bir salak ve bir geri zekalıyım.I am a jerk and a moron who does not deserve fortune.
Zehirli yılanlar bizim yerimizde yaşamaz.Venomous snakes don't live in our place.
Burada zengin olmak istiyor musunuz?Do you want to get rich here?
Akşam yemeğinden sonra, onlar iskambil oynamaktan zevk aldı.After dinner, they enjoyed playing cards.
Ondan burada zevk alıyorum.I enjoy it in here.
Ben çok zenginim.I am very rich.
Tom'un iyi zevki var.Tom has good taste.
Küçük çocuk zekidir.The little boy is clever.
Zemini tekrar mumlamayı unuttun mu?Did you forget to wax the floor again?
Mektubunu büyük bir zevkle okudum.I read your letter with great pleasure.
Ben gerçekten zenginim, seni temin ederim.I'm really rich, I assure you that.
Ben zengin oldum.I got rich.
Tom kendini zehirledi.Tom poisoned himself.
Polis Tom'un kendini zehirlediğini düşünüyor.The police think that Tom poisoned himself.
Kitapları yüksek sesle büyük bir zevkle okurum.I read books aloud with great pleasure.
Baban zengin mi?Is your father rich?
Ben can sıkıcı zengin insanlara katlanamam.I can't stand annoying rich people.
Sen geri zekalısın!You shithead!
Muhtemelen bu kitaptan gerçekten zevk alıyorsun.You'd probably really enjoy this book.
Karşılıklı farklılıklarımızla kendimizi zenginleştirelim.Let us enrich ourselves with our mutual differences.
O, onun zengin olup olmadığını sordu.He asked if she was rich.
O bir hırsız olamayacak kadar çok zengin.He is too rich to become a thief.
Tom partiden zevk aldı.Tom enjoyed the party.
Ben bundan çok zevk alıyorum.I enjoy it a lot.
Bütün hayvanlar, insanın dışında, yaşamın asıl işinin ondan zevk almak olduğunu biliyor.All animals, except man, know that the principal business of life is to enjoy it.
Bundan zevk aldım.I've enjoyed it.
Tom bundan zevk alacak.Tom is going to enjoy it.
Zenginler zenginleşiyor ve fakirler fakirleşiyor.The rich are getting richer and the poor are getting poorer.
Eğer zengin bir adam olsam çok çalışmak zorunda olmam.If I were a rich man, I wouldn't have to work hard.
Ben yemek yaparım ama bundan çok zevk almam.I cook, but I don't enjoy it much.
Eğer zengin olsam, şimdi yaptığımın aynısını yapmak isterim: hiçbir şey.If I were rich, I'd do the same thing as I do now: nothing.
Gerçekten bundan çok zevk alıyorum.I really enjoy it a lot.
Ben bundan bir süre için zevk aldım.I enjoyed it for a while.
Tom, Mary'nin şimdi olduğu kadar zengindi.Tom used to be as rich as Mary is now.
Ben eskisi kadar zengin değilim.I'm not as rich as I used to be.
Eğer zevk kısacık ise, çaba da öyledir.If pleasure is fleeting, so is the effort.
Şeker bir zehir midir?Is sugar a poison?
Tom dans etmesini izlemekten zevk alıyorum.I enjoy watching Tom dance.
Ben çocuklarımla birlikte olmaktan zevk alıyorum.I enjoy being with my kids.
Uçmaktan hiç zevk almadım.I've never enjoyed flying.
Tom'u zerre suçlamıyorum.I don't blame Tom one bit.
Yaptığım şeyden gerçekten zevk alıyorum.I really enjoy what I do.
Ben sadece zemini cilaladım.I just waxed the floor.
Az önce zemini cilalamayı bitirdim.I've just finished waxing the floor.
Tom çok zeki görünüyor.Tom appears to be very smart.
Tom oldukça zengin görünüyor.Tom seems to be pretty rich.
Mary mutfağa girdiğinde, zemin suyla kaplıydı.When Mary entered the kitchen, the floor was covered in water.
Biz zengin değiliz.We're not wealthy.
Bundan hiç zevk almadım.I didn't enjoy that.
Onu yapmaktan zevk aldım.I enjoyed doing that.
Tom ile takılmaktan zevk alıyorum.I enjoy hanging out with Tom.
Onu yapmaktan zevk almıyorum.I don't enjoy doing that.
Seninle takılmaktan zevk alıyorum.I enjoy hanging out with you.