ze ile cümle
ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Zemin kirli.The floor is dirty.
Burada olduğum için zevkten dört köşe oldum.I'm tickled pink to be here.
Zemin tamamen büyük bir halı ile kaplıydıThe floor was completely covered by a large rug.
Sağlık zenginliktir.Health is wealth.
İstanbul'daki o güzel ve zeki kadını seviyorum.I love that beautiful and smart woman in Istanbul.
Ben zengin olacağım. Az önce piyangoyu kazandım.I'm going to be rich. I just won the lottery.
Tüm mutfak zemini üzerinde su vardı.There was water all over the kitchen floor.
Boston'da yaşamaktan zevk alacağımı sanmıyorum.I don't think I'd enjoy living in Boston.
Tom Mary'nin mektuplarını okumaktan zevk aldı.Tom enjoyed reading Mary's letters.
Bunu yapmaktan zevk alacağımı sanmıyorum.I don't think I'd enjoy doing that.
Tom mutfak zeminini paspaslıyor.Tom is mopping the kitchen floor.
Sen zeki bir fotoğrafçısın.You're a brilliant photographer.
Tom zengin ama yeterince zengin değil.Tom's rich, but not rich enough.
Tom mutfak zeminini fırçaladı.Tom scrubbed the kitchen floor.
Tom bir mahkum edilmiş zehir taciri.Tom is a convicted drug dealer.
Yüzmekten zevk aldığını sanıyordum.I thought you enjoyed swimming.
Tom'un zemini süpürmesi gerekiyordu.Tom needed to sweep the floor.
Ben asla Tom kadar zengin olmayacağım.I'll never be as rich as Tom.
Bundan zevk alacağını sanmıyorum.I don't think you'd enjoy it.
Tom zeminin üzerinde bayıldı.Tom passed out on the floor.
Biri Tom'u zehirlemeye çalıştı.Someone tried to poison Tom.
Sensiz daha zenginim.I'm better off without you.
Senin gibi zengindim.I used to be rich like you.
Keşke Tom'un zekasına sahip olsam.I wish I had Tom's brains.
Tom, Mary'nin zengin olduğunu biliyor.Tom knows Mary is rich.
Tom, Mary'nin zengin olduğunu bilir.Tom knows Mary is rich.
Ben Tom'dan daha zekiyim.I'm smarter than Tom.
Sen zeki bir erkek çocuksun.You're a bright boy.
Tom zemini süpürdü.Tom swept the floor.
Bu bir zevk olacak.It'll be a pleasure.
Ondan zevk alıyordum.I was enjoying that.
Zengin görünmek istiyorum.I want to look rich.
Tom zeki bir çocuk.Tom's a bright boy.
Ben asla zengin olmayacağım.I'll never be rich.
Bu bir zevkti.It was a pleasure.
Onlar ne kadar zenginler?How rich are they?
Tom zengin değildi.Tom wasn't rich.
Bundan zevk alacağım.I'll enjoy this.
Tom ne kadar zengin?How rich is Tom?
Zemin çok soğuk.The floor is very cold.
Zemin çok soğuktu.The floor was very cold.
Zemin soğuktu.The floor was cold.
Zengin olduğun için mutlu değil misin?Aren't you happy that you are rich?
O, zengin, genç ve güzel.She's rich, young and beautiful.
O zengin, genç ve yakışıklı.He's rich, young and handsome.
Tom'un ince zekasından hoşlandım.I enjoyed Tom's wit.
Zerre pişman değilim.I don't regret it one bit.
O, zengin, uzun boylu ve ünlüdür.He's rich, tall and famous.
O uzun,ünlü ve zengindir.He's tall, famous and rich.
Bu kişisel zevkinizle ilgili bir soru.It's a question of personal taste.
Bu sadece kişisel bir zevk meselesi.It is just a matter of personal taste.
Ben zengin değilim.I'm not wealthy.
Tembel olmasaydı şimdiye kadar zengin olabilirdi.If he wasn't lazy, he might be rich by now.
Boş zamanında ne yapmaktan zevk alırsın?What do you enjoy doing in your free time?
Seninle sohbet etmekten bir zevkti.It's been a pleasure chatting with you.
Tom ve Mary birbirlerinden zevk alıyorlar gibi görünüyor.Tom and Mary seem to be enjoying themselves.
Tom bu tür şeyden zevk alıyor.Tom gets a kick out of this kind of thing.
Hem Tom hem de onun karısı satranç oynamaktan zevk alırlar.Tom and his wife both enjoy playing chess.
Tom Mary'nin uzun yürüyüşten zevk alıp almadığını merak ediyordu.Tom was wondering if Mary enjoyed hiking.
Tom'la tenis oynamaktan zevk alırdım.I used to enjoy playing tennis with Tom.