ze ile cümle

ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Zengin insanlar her zaman mutlu değildir.Rich people aren't always happy.
Keşke zengin olsaydım. Deniz kenarında bir villa satın alırdım.If only I were rich, I would buy a villa on the seashore.
Onun zengin olması gerekir: Göç etmeden önce her fırsatı vardı.He should be rich: he had every opportunity before immigrating.
O zengin olmalı: göçten beri eline her fırsat geçti.He should be rich: he has had every opportunity since immigrating.
Benden başka herkes zengin oluyor.Everybody's getting rich but me.
Yapmaktan zevk aldığın bir şey yapmalısın.You should do something you enjoy doing.
Aslında, okumak için Yeni Zelanda'ya gidiyorum.Actually, I'm going to New Zealand to study.
Birisi Tom'u zehirledi.Somebody poisoned Tom.
Jane ile birlikte olmak zevkli.Jane is fun to be with.
Tom zekidir.Tom's brilliant.
Tom zeki.Tom's brilliant.
Onlar zengin.They're rich.
Ne zeki!How clever!
Zavallı adam. Gıda zehirlenmesi hiç eğlenceli değil.Poor guy... Food poisoning's never fun.
Heberi duyduğumda zevkten dört köşe oldum.I jumped for joy when I heard the news.
O çok zekidir.He is very smart.
Sen üstün zekalı bir çocuk musun?Are you a wunderkind?
Evet, zevkle.Yes, with pleasure.
Müstehcen fıkraları sevmem fakat onları anlattığında ondan çok zevk alırım.I don't like dirty jokes, but I get a kick out of it when you tell them.
Gerçekten zenginsin ama senin mutlu olduğundan şüpheliyim.You are rich indeed, but I doubt that you are happy.
O zeki bir öğrenci.She's a bright student.
Onun yaşam amacı zengin bir adamla evlenmektir.Her life goal is to marry a rich man.
Aslında onlar bizden daha zenginler.Actually they're richer than us.
Fakirler zenginleşmez zeginler fakirleştiğinde.The poor don't get richer when the rich get poorer.
Zengin olmak istemiyorum. Sadece fakir olmak istemiyorum.I don't want to be rich. I just don't want to be poor.
O zengin.He's loaded.
Oh, tanrım, benim tanrım, zehir, bana zehir verin.Oh, gods, my gods, poison, bring me poison!...
Sen zekisin.You're brilliant.
Ben zenginim.I'm rich.
Tom zengin.Tom is rich.
Biz zenginiz.We're rich.
Biz zekiyiz.We're smart.
Yalnız daha zenginim.I'm better off alone.
Zencilerin mutfağını seviyorum.I love soul food.
Sen oldukça zekisin.You're highly intelligent.
Sen zengin değilsin.You're not rich.
Zengin değilsiniz.You aren't rich.
Beni zehirliyorsun.You're poisoning me.
Gerçekten zekisin.You're really smart.
Çok zekisin.You're so smart.
Senin zehirin nedir?What's your poison?
Tom ondan zevk aldı.Tom enjoyed it.
Tom zengin değil.Tom isn't rich.
Tom Mary'yi zehirledi.Tom poisoned Mary.
Tom zehirlendi.Tom was poisoned.
Tom zengindi.Tom was rich.
Zengin değiliz.We're not rich.
Zehirlenmekten şüphe ediyoruz.We suspect poisoning.
Onlar zekiler.They're smart.
Onlar zengin değiller.They aren't rich.
Onlar çok zeki.They're very smart.
Tom zeytinden nefret ediyor.Tom hates olives.
Onlar zehirli mi?Are they poisonous?
Zengin oldum.I became rich.
Zeki değilim.I'm not smart.
Oldukça zekiyim.I'm pretty smart.
Zehirli mi?Is it poisonous?
Bu çok zeki.That's very clever.
Zeki görünüyorsun.You look sharp.
O fakirden ziyade zengindir.He's rich rather than poor.

İlgili Sayfalar