Tom'a zaten bu konuda bahsedildi mi?Has Tom already been told about this?
Zaten bunun için biraz geç.It is already a little late for that.
Üzgünüm, ama benim zaten planlarım var.I'm sorry, but I already have plans.
Onun çalar saati çaldığında, Mary zaten esniyordu ve geriniyordu.When her alarm clock sounded, Mary was already yawning and stretching.
O zaten yemek yedi.She already ate.
Bugün zaten birini öptün mü?Did you already kiss someone today?
"Karnen nerede?" "Ben onu zaten sana verdim.""Where is your report card?" "I already gave it to you."
Ben neredeyse büyüdüm zaten.I'm practically already grown up.
Gittiğimi zaten arkadaşlarıma söyledim.I already told my friends that I was going.
Sergi zaten açık.The exhibition is already open.
Ben o şarkıyı bu gece zaten üç kez söyledim.I've already sung that song three times tonight.
Zaten ondan hiç hoşlanmadım.I never liked him anyway.
Zaten onu hiç sevmedim.I never liked her anyway.
Tom zaten hayatının arabasız olduğunu hayal bile edemez.It's already impossible for Tom to imagine his life without a car.
Hissediyorum: yarın hava değişecek, zaten dışarıda hava basık.I feel it: tomorrow the weather will change, it's already stuffy outside.
Zaten her şeyi biliyorsun gibi görünüyor.It seems like you know everything already.
O diyabetik, bu yüzden onun kan şekeri zaten bozuktu.She's diabetic, so her blood sugar was already out of whack.
Ben o konuda zaten Tom'la konuştum.I've already spoken to Tom about that.
Ev ödevimi zaten okulda yaptım.I already did my homework at school.
Zarf zaten açıldı.The envelope's already been opened.
Ben zaten Tom'a borçlu olduğum tüm parayı geri ödedim.I've already paid back all the money that I owed Tom.
O zaten üç fincan kahve içti.He's already drunk three cups of coffee.
Kapı zaten açıktı.The door was already open.
Tom zaten evet dedi.Tom has already said yes.
Karar zaten verildi.The decision's already been made.
En zor kısmı zaten bitti .The hardest part is already over.
Benim zaten öyle bir tane var.I've got one like that already.
Ben zaten sana gerçeği söyledim.I've already told you the truth.
Tom ona verdiğim paranın çoğunu zaten harcadığından eminim.I'm sure Tom has already spent a lot of the money we gave him.
Tom zaten ne yapacağını bize söyledi.Tom has already told us what he would do.
Tom ne yapacağını zaten bize söyledi.Tom has already told us what he would do.
Tom zaten onu biliyor.Tom already knows that.
Bu bilgisayar zaten çalışmıyor.This computer is already not working.
Tom zaten Boston'a taşındı.Tom has already moved to Boston.
Tom zaten bilmediğin bir şeyi sana söyleyemeyecek.Tom won't be able to tell you anything that you don't already know.
Tom zaten Boston'a yola çıkmış olabilir.Tom may have left for Boston already.
Biz onu zaten tartıştık.We've already discussed it.
Sanırım ben zaten size yazdım.I think I already wrote to you.
O zaten başarısızlıklarının üstesinden geldiğini söylüyor.He says he has already overcome his failures.
Biz zaten bir çok şey öğrendik.We've already learned a lot.
Tom zaten onu yapmış olabilir.Tom may have already done that.
Tom zaten onun hakkında her şeyi biliyor.Tom knows all about it already.
Biz zaten çok uzun süre bekledik.We've already waited too long.
Biz zaten çok fazla yaptık.We've done way too much already.
Zaten herkese bundan bahsettim.I've already told everybody about it.
Zaten bugün bir kez yüzüyorum.I've already been swimming once today.
Tom onu bana zaten söyledi.Tom already told me that.
Herkese ne olduğunu anlattım zaten.I've already told everybody about what happened.
Ben zaten Tom'a aşığım.I'm already in love with Tom.
Ne yapmamız gerektiği hakkında zaten herkese söyledim.I've already told everybody about what we need to do.
Tom onun hakkında zaten biliyordu.Tom knew about that already.
İşlemi zaten biliyorum.I already know the process.
Tom'u zaten tanıyorsun gibi görünüyor.It looks like you know Tom already.
Tom'a kimsenin söylemesine gerek yoktu. O zaten biliyordu.Nobody had to tell Tom. He already knew.
Tom zaten neyin yanlış olduğunu biliyordu.Tom already knew what was wrong.
Onu zaten yaptığını sanıyordum.I thought you already did that.
O zaten iki yıldır göz hapsi altında.He's already been under house arrest for two years.
Tom zaten benimle bunun hakkında konuştu.Tom has already spoken to me about it.
Tom o konuda zaten benimle konuştu.Tom has already spoken to me about it.
Tom etrafına baktı, ama Mary zaten gitmişti.Tom looked around, but Mary was already gone.