Bunu zaten bilmelisin.You should know that already.
Bunu zaten biliyor olman lazım.You should already know that.
Tom partiye ne getireceğini zaten Mary'ye söyledi.Tom has already told Mary what to bring to the party.
Tom zaten toplantı hakkında Mary'yle konuşmuştu.Tom has already told Mary about the meeting.
Zaten Tom'a toplantıdan bahsettim.I've already told Tom about the meeting.
Erkek kardeşlerim zaten evli.My brothers are already married.
Zaten ona bunu bin kere söyledim.I've already told him this a thousand times.
Bu adamı zaten gördüm.I have already seen this man.
Zaten yemiş olmasaydım, öğlen yemeğini sizinle beraber yemeyi çok isterdim.If I hadn't already eaten, I would love to have had lunch with you.
Yazılması gereken her şeyi zaten yazdım.I've already written everything that needs to be written.
Raporun bana düşen kısmını zaten yazdım.I've already written my part of the report.
O zaten denize gitmek istiyor.He already intends to go to the sea.
Bu hafta sonu için zaten planlarım var.I already have plans for this weekend.
O onu zaten yaptı mı?Has he already done it?
Mavi kan olduğumu zaten biliyordum.I already knew I am a blue blood.
Bu arada, o zaten ofiste.By the way, he's already at the office.
Seninle konuşmamın bir anlamı yok, çünkü zaten söylediğim gibi yapmayacaksın.There's no point talking to you, because you won't do as I say anyway.
Annem öleli zaten on yıl geçti.Ten years have passed already since my mother died.
Biz oraya vardığımız zaman, zaten çok geçti.By the time we got there, it was already too late.
Benim düşüncemi zaten biliyorsun.You already know my opinion.
Ben zaten yatakta olduğunu düşündüm.I thought you were already in bed.
İş zaten yarım.The job is already half done.
Bunun için zaten ödedim.I've already paid for it.
Listemdeki insanların çoğuna zaten telafi yaptım.I've already made amends to most of the people on my list.
Sanırım sorunu nasıl çözeceğimizi zaten biliyorsun ama sadece bize söylemek istemiyorsun.I suppose you already know how we solve the problem but you just don't want to tell us.
Ben bu yıl sessiz bir plaj bulmayı umuyorum; kalabalık plajlardan zaten bıktım.I hope to find a quiet beach this year; I'm already tired of crowded beaches.
Saat zaten dört. O gelebilecek gibi gözükmüyor.It's already 4 o'clock. It doesn't look like he will be able to come.
Onlar onu zaten kanıtlamıştı!They have already proven it!
Eğer bu zaten düzenlenmiş olsaydı daha iyi olurdu.It would have been better if this was already arranged.
Mary'nin zaten bir erkek arkadaşı var.Mary already has a boyfriend.
Biz zaten yeterince sahibiz.We have enough already.
Tom ve Mary zaten orada.Tom and Mary are already there.
İşler zaten berbattı.Things were already terrible.
Biz zaten çok başarılı olduk.We've already accomplished a lot.
Zaten cevabı bildiğim için sormak zorunda değildim.I didn't have to ask, since I already knew the answer.
Tom zaten geri döndü mü?Is Tom back already?
Üretim zaten başladı.Production has already begun.
Sanırım Tom zaten bu kitabı okuduğunu söyledi.I think Tom said he's already read this book.
Konular zaten karmaşık.Matters are complicated already.
İnşaat zaten yapım aşamasında.Construction is already underway.
Bu zaten pişmiş mi?Is that already cooked?
Biz zaten karar verdik.We've already decided.
İstediğimizi zaten yaptın mı?Have you already done what we requested?
Biz zaten onu yapmayı planlıyoruz.We're already planning to do that.
Ben zaten farklı hissediyorum.I already feel different.
Zaten daha akıllı hissediyorum.I feel smarter already.
Ben zaten daha sıcak hissediyorum.I feel warmer already.
Zaten daha iyi hissediyorum.I already feel better.
Zaten herkes Tom ve Mary'nin boşanacağnı biliyor gibi görünüyordu.Everyone seemed to already know that Tom and Mary were getting divorced.
Zaten fiyatlar yükselmeye başladı.Prices have already started going up.
O zaten meydana geldi.That has already happened.
Ben zaten bu raporu okudum.I've already read this report.
Ben zaten bu filmi gördüm.I've already seen this movie.
Ben zaten ödemiş olabilirim.I might have already paid.
Bunu zaten gördüm.I've already seen this.
Ben bunu zaten gördüm.I already saw this.
Tom ve Mary zaten onu bilir.Tom and Mary already know that.
Herkes zaten biliyor.Everyone already knows anyway.
Zaten Tom'la tanıştınız mı?Have you already met Tom?
Tom zaten kendi adını yazabilir.Tom can already write his own name.