Tom mektubu dikkatle zarftan çıkardı.Tom carefully removed the letter from the envelope.
Senin arkadaşının mağazası Zara mı?Is Zara your friend's shop?
Alkol sağlık için zararlıdır.Alcohol is harmful to health.
O kadar yorgunum ki zar zor hareket edebiliyorum.I'm so tired that I can barely move.
Bu web sitesi bilgisayarınıza zarar verebilir.This website can harm your computer.
Gerçekten, bilgisayarlar zararlıdır.Indeed, computers are detrimental.
Kimse sana zarar vermeyecek.No one will hurt you.
Hiç kimse zarar görmediği için memnun oldum.I'm glad no one got hurt.
Kimseye zarar verme.Don't hurt anyone.
Birisi zarar görebilir.Someone might get hurt.
Tom zararsız.Tom's harmless.
Tom zarar görmemiş.Tom's unharmed.
Çevresel olarak zarar verici projeler sistematik olarak terk edilmelidir.Environmentally damaging projects should be abandoned systematically.
Bilmediğin şey sana zarar veremez.What you don't know can't hurt you.
Bildiğin şey sana zarar veremez.What you know cannot hurt you.
Korku keskin kılıçlardan daha zararlıdır.Fear is more harmful than the sharpest of swords.
Sorular kimseye zarar vermez.Questions never hurt anyone.
Bu zarar görmemiş.It's undamaged.
Mary zariftir.Mary is graceful.
Ona zarar veriyorsun.You're hurting her.
Bana zarar veriyorsun.You're hurting me.
Onlara zarar veriyorsun.You're hurting them.
Tom'a zarar veriyorsun.You're hurting Tom.
Bize zarar veriyorsun.You're hurting us.
Her şeyin fazlası zarar.More of everything hurt.
Onun kazını daha fazla zarar vermeden önce pişirmeliyiz.We must cook his goose before he can do any more harm.
Yoğun sisten dolayı önümüzdeki yolu zar zor görebildik.Because of the heavy fog, we could barely see the road in front of us.
Zarar nedir?What's the harm?
Tom zarar görmemiş görünüyor.Tom appears unhurt.
Tom zarar görmedi.Tom didn't suffer.
Tom zarar veriyor.Tom is hurting.
Tom zararsız görünüyor.Tom seems harmless.
Zar zor konuştuk.We barely spoke.
Zar zor başladık.We've barely begun.
Onlar zarar görmediler.They're undamaged.
Onlar oldukça zararsız.They're pretty harmless.
Onlar gerçekten zararsız.They're really harmless.
Onlara zarar verildi.They've been damaged.
Onlara zarar verme.Don't harm them.
O tamamen zararsız.It's perfectly harmless.
Zarı yuvarla.Roll the dice.
Bu oldukça zarif.That's pretty neat.
Kiramı zar zor ödeyebiliyorum.I can barely pay my rent.
Tom'a hiç zarar vermedim.I never harmed Tom.
O zarif bir biçimde dans eder.He dances gracefully.
Tom zar zor nefes alıyor.Tom is barely breathing.
Tom tamamen zararsız.Tom is completely harmless.
Tom oldukça zararsız.Tom is quite harmless.
Zarar verilmeyeceksin.You won't be harmed.
Herhangi bir zarar vermek istemedim.I didn't mean any harm.
Onlar hiçbir zarar amaçlamadı.They didn't mean any harm.
Sigara içmenin sağlığına zararlı olduğunu unutma.Don't forget that smoking is dangerous to your health.
Kendinize zarar vermişsiniz gibi görünüyor.You seem to have hurt yourself.
Yakalanmaktan zar zor kaçtım.I barely escaped getting caught.
Benim bakkaliye için yeterli param zar zor var.I barely have enough money for groceries.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten zar zor kaçtı.The old man barely missed being run over by a car.
Ailemi beslemek için yeterli yiyecek almaya zar zor gücüm yetiyor.I can barely afford to buy enough food to feed my family.
Zar zor gözlerimi açık tutabiliyorum.I can barely keep my eyes open.
Büyük babamın neye benzediğini zar zor hatırlayabiliyorum.I can barely remember what my grandfather looked like.
Seni zar zor görebiliyorum.I can barely see you.