Ana içeriğe geç
Sözlük

zar ile cümle

zar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kız ilk kez seks yaptığında, onun kızlık zarı parçalanır ve kanar.When a girl has sex for the first time, her hymen ruptures and bleeds.
Tom mektubu yazdıktan sonra onu bir zarfa koydu ve onu mühürledi.After writing the letter, Tom put it in an envelope and sealed it.
Ben zarfın üzerine adresi yazmayı unuttum.I forgot to write the address on the envelope.
Bu süre zarfında eğer üşüyorsan sadece bir kazak giy.In the meantime you can just put on a sweater if you're cold.
Ben sana asla zarar vermeyeceğim, Tom.I'll never hurt you, Tom.
Sigara içmek sağlık için zararlıdır.Smoking is harmful for your health.
Sana zarar vermeyeceğimden emin olabilirsin fakat seni affetmeyeceğimi bilmelisin.You can be sure I will not hurt you but you should know I will not forgive you.
Mukoza zarı çok hassastır.The mucous membrane is very sensitive.
Kusmamak için kendimi zar zor tuttum.I barely restrained myself from vomiting.
Henüz zarar verdiğim bütün insanlardan özür dilemedim.I haven't yet made amends with all the people I've hurt.
Yapılan zararı telafi etmek için asla çok fazla geç değildir.It's never too late to make amends for harm done.
Foklar karada sakar ve hantal, suda ise çok zariftir.Seals are clumsy and ponderous on land, but very graceful in the water.
Plastik torbalar çevre için zararlıdır.Plastic bags are bad for the environment.
Tom gerçekten zarifti.Tom was really gracious.
Çocukların çoğu zar zor giyinmişti.Many of the children were barely clothed.
Tom Mary'yi zar zor tanıdı.Tom barely recognized Mary.
Ben zar zor nefes alabiliyordum.I could barely breathe.
Zar zor uyuyabildim.I could barely sleep.
Zar zor katlanabilirim.I can barely stand.
Çocuklar yakın temas sporları oynarken zarar görüyor.Kids are getting hurt playing contact sports.
Tom zarfı Mary'ye verdi.Tom gave the envelope to Mary.
Tom zarfı açtı.Tom opened the envelope.
O bana mühürlü bir zarf verdi.She gave me a sealed envelope.
Ona mühürlü bir zarf uzattı.He handed her a sealed envelope.
İnsanlara zarar vermeyi seviyorsun.You like to hurt people.
Tom özrümü zarif bir şekilde kabul etti.Tom accepted my apology graciously.
Benimle zar zor konuştu.He barely spoke to me.
İspanya Aragon'daki Zaragoza, Zamboanga City'nin kardeş kentidir.Zaragoza in Aragon, Spain is a sister city of Zamboanga City.
Eğer Tom'la partiye gidersen bu senin itibarını zarar verir.It would hurt your reputation if you went to the party with Tom.
Çocuklarınızla vakit harcamanın zararı olamaz.Spending time with your children couldn't hurt.
Kimsenin sana zarar vermesine izin vermezdim.I wouldn't let anybody hurt you.
Bu, işimize zarar verebilir.This could hurt our business.
Dün gece zar zor uyudum.I barely slept last night.
Babamı zar zor tanıdım.I barely knew my father.
Doktor "senin sağlığın açısından tütünden daha zararlı bir şey yoktur" dedi.The doctor said, "There's nothing worse for your health than tobacco.
Daha fazla su içmek size herhangi bir zarar vermez.Drinking more water won't do you any harm.
Bacaklarım uzun bir yürüyüşten sonra zarar görür.My legs hurt after the long walk.
Konsantre asetik asit solumak akciğerlerinize zarar verebilir.Inhaling concentrated acetic acid can harm your lungs.
O sana zarar vermeyecek.He won't hurt you.
Sürekli oyunlar oynarsan görme yeteneğine zarar vereceksin.You're going to wreck your eyesight if you play games all the time.
O ne tür bir zarara sebep oldu?What kind of damage has he caused?
Genç adam zarif giyinmişti.The young man was dressed elegantly.
Tom zaten yeterince zarar vermedi mi?Hasn't Tom done enough damage already?
Pulu zarfa yapıştırmayı unutma.Do not forget to affix the stamp to the envelope.
Kumarbaz aldatmak için hileli zar kullandı.The gambler used loaded dice to cheat.
Ben onun zarar görmediğine sevindim.I'm just glad she wasn't hurt.
Ben Tom'un zarar görmediğine sevindim.I'm just glad Tom wasn't hurt.
Biz zar zor başladık.We barely started.
Karbon Dioksit bazen insan için zararlıdır.Carbon Dioxide is sometimes harmful to the human.
Ondaki zarar nedir?What's the harm in that?
Başka hiç kimse zarar görmedi.No one else was hurt.
Tom kimsenin zarar görmediğini söyledi.Tom said nobody was hurt.
Artık bana zarar veremezsin.You can't hurt me anymore.
Yılda bir kez zarar vermez.Once a year does not hurt.
Antik el yazması yangında zarar gördü.The ancient manuscript was damaged in a fire.
Bu toplam zarar değildi.It wasn't a total loss.
O zar zor yataktan kalkabildi.She barely was able to get out of bed.
Onu zar zor duyabiliyorum.I can barely hear him.
Tom zar zor yataktan çıkabildi.Tom was barely able to get out of bed.
Tom'u zar zor duyabiliyorum.I can barely hear Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod