Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanlar ile cümle

zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Son zamanlarda onu görmedim.I haven't seen him lately.
Son zamanlarda soğuk almadım.I have not had a cold lately.
Geçinirken zor zamanlar geçirdim.I had a hard time making both ends meet.
Bir zamanlar onu gördüğümü hatırlıyorum.I remember seeing him once.
Bir zamanlar bir yıldız kayması gördüm.I have seen a shooting star once.
Biz bir zamanlar gençtik, değil mi, Linda?We were young once, weren't we, Linda?
Genç olduğum zamanlar sık sık beyzbol oyunlarını izlerdim.When I was young, I would often go to watch baseball games.
Bir zamanlar tek gençtin.You are only young once.
Buluşalım ve eski zamanlardan bahsedelim.Let's get together and talk about old times.
Bir zamanlar insanlar dünyanın düz olduğuna inanırdı.People once believed the world was flat.
Bir zamanlar İngiltere'de çok kötü bir kral yaşarmış.Once there lived a very wicked king in England.
Bir zamanlar küçük bir adada yaşlı bir kadın yaşıyordu.Once there lived an old woman on a small island.
Bu şehirde bir zamanlar zengin bir adam yaşardı.There once lived a rich man in this town.
Bir zamanlar bu adada yaşlı bir adam yaşarmış.There once lived an old man on that island.
Keşke bir zamanlar sahip olduğum tonu ve atikliği geri alabilsem.I wish I could get back the tone and nimbleness I once had.
Bir zamanlar köyün çıkışında küçük güzel bir ev varmış.Once upon a time, there was a pretty little house way out in the country.
Bir zamanlar, güzel bir prenses yaşıyordu.Once upon a time, there lived a beautiful princess.
Bir zamanlar fakir bir adam ve zengin bir kadın yaşardı.Once upon a time, there lived a poor man and a rich woman.
Biz son zamanlarda senin personel kaydında bir hata keşfettik.We recently discovered an error in your personnel record.
Brown ikizleri, son zamanlarda her ikisi de evlendi, bir parti düzenledi.The Brown twins, both of whom got recently married, held a party.
Herkesin zor zamanları olmuştur.Everybody had a hard time.
İnsanlar bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğu fikriyle alay ettiler.People once mocked the idea that the earth is round.
Sınıfa geç gelen öğrencilerin sayısı son zamanlarda artmaktadır.The number of students who come late to class has lately been increasing.
Erkek kardeşim son zamanlarda çok kabadayı oldu.My brother has been much too rowdy lately.
O zamanlar sanat zirvedeydi.Art was then at its best.
O zamanlar, şeker tuzdan daha az değerliydi.In those days, sugar was less valuable than salt.
O zamanlarda kötü bir gelirim vardı ve onunla geçimimi sağlayamadım.At that time I had a poor income and couldn't live on it.
O zamanlar çok kadın doktor yoktu.There were not many women doctors in those days.
Bir zamanlar bir akşam yemeği partisinde onunla aynı masaya oturdum.I once sat at the same table with him at a dinner party.
O bana zor zamanlar yaşattı.He gave me a hard time.
O bir zamanlar onu tanıyordu ama onlar artık arkadaş değiller.He once knew her, but they are no longer friends.
O son zamanlarda kendini çalışmalarına adadı.He has devoted himself to his studies recently.
O bir zamanlar olduğu gibi enerjik değil.He isn't as energetic as he once was.
Son zamanlarda kendini içkiye verdi.He has taken to drinking recently.
Son zamanlarda kendini biraz gergin hissediyor.He's been feeling a little on edge recently.
Son zamanlarda o gerçekten iyi bir kişi oldu.Recently he's become a really nice person.
O son zamanlarda hoş bir iş buldu.He got a nice job recently.
O, son zamanlarda bir şirket kurdu.He set up a company recently.
O son zamanlarda bunalımlıdır.He is depressed lately.
O, son zamanlarda jipini yeni bir Mersedesle değiştirdi.He recently traded in his jeep for a new Mercedes.
Bana bir zamanlar nasıl bir zengin adam olduğunu anlattı.He told me how he had once been a rich man.
Onlar bir zamanlar birbirlerine yardım etmişlerdi.They had once helped each other.
Ayıracak zamanları olmadığından dolayı aceleyle kasabaya geri döndüler.Because they had no time to spare, they hurried back to town.
O son zamanlarda çökmüş görünüyor.She seems down lately.
O, bir zamanlar spor yıldızıydı.She was a track star once.
Bir zamanlar olduğu kadar enerjik değil.She isn't as energetic as she once was.
O, son zamanlarda kilo aldı.She has put on weight recently.
O zamanlar âdet olduğu üzere, yalınayaktı.Her feet were bare, as was the custom in those days.
Babam son zamanlarda sigara içmeyi bıraktı.My father has given up smoking recently.
Baba son zamanlarda Japonya'ya geri geldi.Father has recently come back to Japan.
Fiyat endeksi tüm zamanların en yükseğine ulaştı.The price index hit an all-time high.
Annem bir zamanlar bir şampiyon yüzücüydü.My mother was once a champion swimmer.
İthalat düzenlemeleri son zamanlarda gevşetilmiştir.Import regulations have been relaxed recently.
Zor ve üzüntülü zamanlarda diğer insanlar için bir şey yapmaya çalışırız.In hard times, in sorrowful times, let's try doing something for other people.
Son zamanlarda bir çok hileli iğrenç olaylar vardı.Recently there have been a lot of nasty incidents with fraud.
Son zamanlarda sürekli yağmur yağıyor.It's been raining all the time recently.
Son zamanlarda nasıl oldun?How have you been recently?
Afganistan'da son zamanlarda zengin maden yatakları tespit edildi.Rich mineral deposits have been discovered recently in Afghanistan.
Öğrenci olduğu zamanlar diskoya sadece bir kez gitti.When she was a student, she went to the disco only once.
O zamanlar ben öğrenciydim.I was a student at that time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod