zamanları ile cümle
zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.둘 다 너무 많은 시간과 충분치 않은 돈을 가지고 있습니다.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Mają za dużo czasu i niezbyt dużo pieniędzy.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Majú príliš veľa času a nemajú príliš veľa peňazí.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Oba imata preveč časa in malo denarja.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Sie beide haben zu viel Zeit zur Verfügung und nicht viel Geld.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Teveel vrije tijd en niet genoeg geld.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.Και οι δυο έχουν πολύ διαθέσιμο χρόνο και λίγα χρήματα.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.И двата типа имат прекалено много свободно време и нямат много пари.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.И у тех, и у других слишком много свободного времени и не хватает денег.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.לשניכם יש יותר מדי זמן ופחות מדי כסף
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.كلاهما لديه الكثير من الوقت و ليس الكثير من المال
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.しかし 年金受給者はとても幸福である一方
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Dacă ne gândim mai bine, cum anume își petrec tinerii majoritatea timpului folosind noi tehnologii?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Hoe gaan jongeren meestal met die nieuwe technologieën om?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Jak zazwyczaj młodzi ludzie używają nowych technologii?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Khi chúng ta thật sự cân nhắc, làm thế nào mà thế hệ trẻ sử dụng hầu hết thời gian vào những công nghệ mới?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?잘 살펴보면 젊은이들이 새로운 기술로 시간의 대부분을 어떻게 쓰고 있습니까?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Lad os se på hvordan de unge egentlig bruger det meste af tiden med ny teknologi?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Leginkább hogyan használják a fiatalok az új technológiákat?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Quando vemos com atenção, como é que os jovens passam a maior parte do seu tempo usando as novas tecnologias?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Αν το εξετάσουμε καλύτερα, πώς οι νέες γενιές αφιερώνουν περισσότερο χρόνο στις νέες τεχνολογίες;
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?Подумаймо, чому підлітки проводять більшість часу, використовуючи нові технології?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?כשאתם באמת מסתכלים על זה, איך זה שאנשים צעירים מבלים את רוב זמנם בשימוש בטכנולוגיה?
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?فعندما تدققون النظر في كيف أن الشباب يقضون معظم أوقاتهم باستخدام التكنولوجيات الحديثة؟
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?注意を払うなら よく見かけるのは このような光景や
Gerçekten baktığınızda, gençler nasıl zamanlarının çoğunu yeni teknolojileri kullanarak geçiriyor?當你真係去睇呢樣嘢 年輕人花大部分時間喺新科技嗰度 究竟係點嘅一回事呢?
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.Em tempos de tensão, é fácil esquecer que seu futuro e compartilhado.
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.긴장 속에서, 당신의 미래는 공유하는 것이라는 점을 잊기 쉽습니다.
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.Trong những thời điểm căng thẳng, thật là dễ để quên rằng tương lai của các bạn được chia sẻ cùng nhau.
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.W tych trudnych czasach, jest łatwo zapomnieć że łączy Was wspólna przyszłość.
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.Σε περιόδους έντασης, εύκολα ξεχνάμε πως το μέλλον δεν ανήκει μόνο σε εμάς.
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.В напряженные времена легко забыть, что ваше будущее общее.
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.בזמני מתיחות קל לשכוח שאתם חולקים עתיד משותף.
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.ففي أوقات التوتر، من السهل تناسي أن مستقبلكما مشترك
Gerginlik zamanlarında, geleceğinizin ortak olduğunu unutmak kolaydır.近隣国が脅迫を感じている時 平和であることはまずない
Godtfred zor zamanlarını başı dik bir şekilde atlattı.Godtfred hief zijn hoofd hoog op tijdens de moeilijke jaren.
Godtfred zor zamanlarını başı dik bir şekilde atlattı.Godtfred menjalani masa-masa sulit dengan kepala terangkat tinggi.
Godtfred zor zamanlarını başı dik bir şekilde atlattı.O Godtfred ξεπεράσε τις δύσκολες περιόδους με το κεφάλι ψηλά.
Godtfred zor zamanlarını başı dik bir şekilde atlattı.Zmierzył się z przeciwnościami z podniesionym czołem.
Godtfred zor zamanlarını başı dik bir şekilde atlattı.تعامل غودتفريد مع الاوقات الصعبة برأس مرفوع
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Anche nell'epoca dell'H1N1, mi piace questa parola.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Aún en tiempos de gripe H1N1, me gusta la palabra.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Biar pun dalam masa H1N1, saya suka kata itu.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Chiar şi în vremea H1N1, îmi place acest cuvânt.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Dokonca aj v čase H1N1 mám toto slovo rada.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Dokonce i v časech viru H1N1 mám to slovo ráda.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.H1N1이 유행하는 지금도 저는 이 단어를 좋아합니다.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Lubię je nawet w czasach świńskiej grypy.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Még manapság, a H1N1 influenza idejében is, szeretem ezt a szót.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Même en période de H1N1, j'aime ce mot.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Mesmo nos tempos da gripe H1N1, eu gosto da palavra.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Ngay cả trong thời kỳ có dịch H1N1, tôi vẫn thích từ này.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Selbst in Zeiten von H1N1 mag ich das Wort.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Zelfs in tijden van H1N1 hou ik van dat woord.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Ακόμα και στην εποχή του Η1Ν1, μου αρέσει αυτή η λέξη.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Дори във времената на свинския грип, харесвам тази дума.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.Оно мне нравится. Даже во время эпидемии вируса H1N1 (свиной грипп).
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.ואפילו בזמנים של שפעת החזירים, אני אוהבת את המילה הזאת.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.حتى في وقت " انفلونزا الخنازير" H1N1,انا احب هذه الكلمة.
H1N1 zamanlarında bile olsa, bu kelimeyi seviyorum.笑いは伝染します 情熱も伝染します