zamanları ile cümle
zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
DOS dosya zamanlarıDOS ημερομηνίες αρχείου
DOS dosya zamanlarıDOS ملفّ الوقت
DOS dosya zamanlarıFechas y & horas de archivos DOS
DOS dosya zamanlarıGiờ tập tin DOS
DOS dosya zamanlarıOre dei file DOS
DOS dosya zamanlarıВремя файлов DOS
DOS dosya zamanlarıФайлови времена на ДОС
DOS dosya zamanlarıЧаси файлів DOS
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Chúng có thể dừng, lặp lại theo tiến độ riêng của mình, theo thời gian biểu riêng của mình
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.De kan pausa, repetera i sin egen takt, när de själva vill.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.De kan pausa, upprepa i sin egen takt, i sin egen tid.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.De kan pause og gentage i deres et tempo, når de har tid.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Eles podem pausar, repetir no seu próprio ritmo, no seu próprio ritmo.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.He voivat pysäyttää ja kelata omaan tahtiinsa, kun heille itselleen sopii.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Ils peuvent mettre en pause, reprendre à leur propre rythme, à leur convenance.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.그들은 자신만의 보조와 시간에 맞춰 멈췄다가 반복할 수 있습니다.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Leállíthatják, megismételhetik a saját tempójukban, a saját idejükben.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Mogą zatrzymać, powtarzać we własnym tempie.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Mohou je zastavovat a opakovat podle svého tempa, podle svého času.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Môžu ho zastaviť, znovu ho pustiť, koľkokrát potrebujú, svojím vlastným tempom, a keď majú čas.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Podem colocar em pausa, repetir ao seu próprio ritmo.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Possono mettere in pausa, e ripetere a loro piacere, con i loro tempi.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Pot opri, repeta în ritmul lor, în timpul lor.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Pueden poner pausa, repetir a su propio ritmo, cuando ellos quieran.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Sie können es anhalten, in ihrem Tempo wiederholen, wann sie es wollen.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Ze kunnen pauzeren, herhalen op hun eigen tempo, binnen hun eigen tijd.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Μπορούν να διακόψουν, και να συνεχίσουν στο δικό τους ρυθμό, στο δικό τους χρόνο.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Зупиняють їх і переглядають те, що їм потрібно, тоді, коли їм зручно.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Они могут останавливать, пересматривать то, что им нужно, тогда, когда им это удобно.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.Те могат да спират, повтарят със собствено темпо и по тяхно усмотрение.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.היתרון הוא שהתלמידים שלהם יכולים להנות מהסרטונים כמו שבני-דודיי נהנו. הם יכולים לעצור, לחזור עליהם בקצב שלהם,
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.يمكن أن يتمتع الفيديو في الطريقة التي لم عمومتي. يمكن أن نتوقف ، كرر في وتيرتها ، في وقتهم الخاص.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.يمكنهم توقيفها، إعادة مشاهدتها بطرقهم الخاصة في وقتهم الخاص
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.一時停止し 繰り返し再生し 自分のペースで 進められます しかしもっと面白いのは
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.自分のペースで進められます しかしもっと面白いのは
"Durdurulduğum zamanların sayısı çılgınca""A quantidade de vezes que já fui retido é totalmente absurda.".
"Durdurulduğum zamanların sayısı çılgınca"«Es una absoluta locura la cantidad de veces que me han parado».
"Durdurulduğum zamanların sayısı çılgınca"« J’ai été arrêté un nombre de fois hallucinant. »
"Durdurulduğum zamanların sayısı çılgınca""Είναι εντελώς παρανοϊκό το πόσες φορές με έχουν σταματήσει".
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Encontraron el antídoto perfecto para el pensamiento y el refugio ideal a las duras demandas de la fe real.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Hanno trovato l'antidoto perfetto al pensiero e il rifugio ideale alle dure richieste della vera fede.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.그들은 사상에 대한 완벽한 해결책과 실제 믿음의 힘든 요구로부터 이상적인 피난처를 찾았던 거죠.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Našli perfektný protiliek proti myšlienke a ideálne útočisko pred tvrdými nárokmi skutočnej viery.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Našli so popoln protistrup mišljenju in idealno zatočišče težkih zahtev prave vere.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Rátaláltak a gondolkodás tökéletes ellenszerére, és az igazi hit kemény követelményei előli ideális menedékre.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Wynaleźli idealną odtrutkę na myślenie, schronienie przed twardymi wymogami prawdziwej wiary.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Вони винайшли прекрасну протиотруту від думки та ідеальний прихисток для потреб справжньої віри.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Они нашли идеальное противоядие от размышлений и идеальное прибежище для нужд настоящей веры.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Те са намерили идеалният антидот на мисълта и идеалното убежище на трудните повели на истинската вяра.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.הם מצאו את התרופה הנגדית המושלמת לחשיבה ואת המפלט האידיאלי מהדרישות הקשות של אמונה אמיתית.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.عثروا على المضاد اﻷمثل للفكر والملجأ اﻷمثل للمطلب اﻷصعب للايمان الحقيقي.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.真の信仰の厳しい要求を逃れる 理想的な隠れ方でもあります これで原理主義者たちは
Eğer problem, üyelerin zamanlarının olağanüstü bir payınıIl s'avère qu'ici, les analyses sont simples.
Eğer problem, üyelerin zamanlarının olağanüstü bir payını의원들이 극소수의 사람들에게서
Eğer problem, üyelerin zamanlarının olağanüstü bir payınıאם הבעיה היא חברים שמבזבזים
Eğer problem, üyelerin zamanlarının olağanüstü bir payınıإذا كانت المشكلة هي تمضية الاعضاء زمن غير عادي
Eğer problem, üyelerin zamanlarının olağanüstü bir payını莫大な時間を費やしていることが 問題であれば
Engelleme'nin kısaltması oluyor -- çünkü bu şeyleri isimlendiren meclis üyelerinin oldukça boş zamanları var.지식 재산권 침해 방지 법안입니다. 이런 이름을 짓는 의회 보좌관들의 시간이 남아도는 거죠.
Engelleme'nin kısaltması oluyor -- çünkü bu şeyleri isimlendiren meclis üyelerinin oldukça boş zamanları var.lebo pracovníci v Kongrese, ktorí tieto názvy vymýšľajú, majú zjavne veľa voľného času.
Engelleme'nin kısaltması oluyor -- çünkü bu şeyleri isimlendiren meclis üyelerinin oldukça boş zamanları var.גניבה של זכויות קניין רוחניות -- בגלל שלעוזרי חברי הקונגרס שהגו את החוקים יש המון זמן פנוי.