zamanları ile cümle
zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
B planı oldukça zamanlarını aldı.Es hat eine Weile gedauert, diesen Plan B zu formulieren.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Het duurde een tijdje om dat te formuleren.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Il leur a fallu un certain temps pour formuler un plan B.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Ini menghabiskan mereka waktu untuk merumuskan rencana B.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Istý čas im trvalo, kým sformulovali plán B.
B planı oldukça zamanlarını aldı.이 계획을 완성하는 데는 시간이 좀 걸렸습니다.
B planı oldukça zamanlarını aldı.le-a luat ceva până au formulat planul B.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Les llevó bastante tiempo idear el plan B.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Trochę im zajęło jego stworzenie.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Τους πήρε λίγο χρόνο να σχηματίσουν ένα σχέδιο Β.
B planı oldukça zamanlarını aldı.На розробку цього плану "Б" в них пішов деякий час.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Формулирането на План Б, отне известно време.
B planı oldukça zamanlarını aldı.Формулировка плана Б заняла некоторое время.
B planı oldukça zamanlarını aldı.לקח להם זמן לנסח תוכנית ב'.
B planı oldukça zamanlarını aldı.وقد استغرقوا بعض الوقت في صياغة الخطة الاحتياطية.
B planı oldukça zamanlarını aldı.次の手が姿を現したのは
Bu adamlar deli değil Zamanlarını adetaDisse mænd er ikke skøre!
Bu adamlar deli değil Zamanlarını adetaただ暇をつぶしているだけです。
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Asta mă aduce la timpul când am început consultanţa pentru Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Ceci m'amène à l'époque où j'ai commencé à travailler pour Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Dies führt uns zur Zeit als ich anfing Airstream zu beraten.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.E questo ci porta al periodo in cui ho cominciato a fare consulenza per la Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Esto nos lleva al momento en que comencé a dar asesoría para Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.이것은 내가 에어스트림에 관해 고민할때, 우리에게 시간을 시간을 가져다 줘요.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Nó gợi chúng tôi về quãng thời gian bắt đầu tham khảo Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.To doprowadziło do tego, że stałem się ich konsultantem.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Zo komen we bij de periode waarin ik consultant voor Airstream werd.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Това ни води към момента, когато станах консултант на "Еърстрийм".
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Что приводит нас ко времени, когда я стал консультантом в Эйрстрим.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.זה מביא אותנו לזמן שהחלתי לייעץ לאיירסטרים.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.هذا يوصلنا إلى حين بدئت بتقديم المشورات لإير ستريمر
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.彼らは私にこう言いました
Bu bir kütüphaneler ve üniversiteler şehriydi. O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.C'était la ville des bibliothèques et des universités, 20 fois la taille de Londres ou de Paris à l'époque.
Bu bir kütüphaneler ve üniversiteler şehriydi. O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.Die Stadt der Bibliotheken und Universitäten, 20-mal größer als London oder Paris zu der Zeit.
Bu bir kütüphaneler ve üniversiteler şehriydi. O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.Era a cidade das bibliotecas e das universidades, vinte vezes maior do que Londres ou Paris, na mesma época.
Bu bir kütüphaneler ve üniversiteler şehriydi. O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.Era la città di biblioteche e di univeristà, 20 volte la dimensione di Londra o Parigi di quel tempo.
Bu bir kütüphaneler ve üniversiteler şehriydi. O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.Era oraşul bibliotecilor şi universităţilor, de 20 de ori mai mare decât Londra sau Paris la vremea aceea.
Bu bir kütüphaneler ve üniversiteler şehriydi. O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.Fue la ciudad de las bibliotecas y las universidades, 20 veces más grande que Londres o París en ese momento.
Bu bir kütüphaneler ve üniversiteler şehriydi. O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.Miasto bibliotek i uniwersytetów, 20 razy większe od ówczesnego Londynu czy Paryża.
Bu bir kütüphaneler ve üniversiteler şehriydi. O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.Это был город университетов и библиотек, в 20 раз превышающий размером тогдашний Париж или Лондон.
Bu en sevdiği aksiyon macera oyunu serilerinden tüm zamanların olacak ne de ilk oldu.Była to pierwsza część jednej z najbardziej kultowych przygodowych gier akcji wszechczasów.
Bu en sevdiği aksiyon macera oyunu serilerinden tüm zamanların olacak ne de ilk oldu.Det var det første spil i serien, som skulle blive den mest elskede spil-franchise gennem tiden.
Bu en sevdiği aksiyon macera oyunu serilerinden tüm zamanların olacak ne de ilk oldu.Dit was de eerste van wat later een van de populairste actie-avontuurreeksen aller tijden zou worden.
Bu en sevdiği aksiyon macera oyunu serilerinden tüm zamanların olacak ne de ilk oldu.이것은 역사상 가장 사랑받는 액션 어드벤처 프랜차이즈의 시작이었습니다
Bu en sevdiği aksiyon macera oyunu serilerinden tüm zamanların olacak ne de ilk oldu.זה היה המשחק הראשון בסדרה שבבוא מהימים תהיה לאחת מסדרות האקשן והרפתקאות הפופולריות בכל הזמנים.
Bu en sevdiği aksiyon macera oyunu serilerinden tüm zamanların olacak ne de ilk oldu.「ゼルダ!」
Bu haftalık sorular genellikle zamanlarının yarısını alıyor.De wekelijkse vragen nemen ongeveer de helft van hun tijd in beslag.
Bu haftalık sorular genellikle zamanlarının yarısını alıyor.Estas questões semanais tomam metade do tempo.
Bu haftalık sorular genellikle zamanlarının yarısını alıyor.Αυτές οι εβδομαδιαίες ερωτήσεις συνήθως καταλαμβάνουν τον μισό από τον χρόνο τους.
Bu haftalık sorular genellikle zamanlarının yarısını alıyor."Каква е ролята на учителя?" "Кой оценява работата?
Bu haftalık sorular genellikle zamanlarının yarısını alıyor.השאלות השבועיות לוקחות לרוב חצי מהזמן שלהם
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Disfruté mucho la mayoría del tiempo que pasé en el hospital, con excepción de mis sesiones de fisioterapia.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Ich fand die Zeit, die ich in diesem Krankenhaus verbracht habe, einfach toll - bis auf meine Physiotherapie.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Iubeam timpul petrecut la spital, cu excepția ședințelor de terapie fizică.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.저는 병원에서 지내는 것을 정말 좋아했지만 물리치료 시간 만큼은 무척 싫어했습니다.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Milovala som skoro všetko počas môjho pobytu v tejto nemocnici, s výnimkou mojich hodín fyzickej terapie.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Szinte mindent időmet kellemesen töltöttem el ebben a kórházban, kivéve a fizikai terápiát.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Tôi yêu hầu hết mọi thứ trong thời gian ở bệnh viện trừ những đợt điều trị vật lý trị liệu
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.W tej klinice było mi naprawdę bardzo fajnie, pomijając jedno - fizjoterapię.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Αγαπούσα σχεδόν τα πάντα από τη διαμονή μου σε αυτό το νοσοκομείο, με την εξαίρεση της φυσιοθεραπείας.