JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.Julieta no voy a fallar: 'tis veinte años hasta entonces.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.JULIET Eu não vou falhar: 'tis 20 anos até então.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.JULIET Ich werde nicht verfehlen: 'tis 20 Jahre bis dahin.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.JULIET Ik zal niet falen: 't is twintig jaar tot dan toe.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.JULIET Jag kommer inte att misslyckas: 'tis tjugo år tills dess.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.Juliet Jeg vil ikke svigte: 'tis 20 år indtil da.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.JULIET minä en jätä: "tis kaksikymmentä vuotta siihen asti.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.JULIETTE Je ne manquerai pas: "c'est vingt années jusque-là.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.Juliet tôi sẽ không thất bại: 'tis hai mươi năm cho đến sau đó.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.Julija ne bom ne: "tis dvajset let do takrat.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.ΙΟΥΛΙΕΤΑ εγώ δεν θα αποτύχει: "ΤΗΣ είκοσι χρόνια μέχρι τότε.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.Джульетта Я не подведет: 'это двадцать лет до этого.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.Жулиета аз не ще се провали: "тис двадесет години дотогава.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.ג'ולייט אני לא ייכשל: "TIS עשרים שנה עד אז. אני שכחתי למה עשיתי את השיחה בחזרה אליך.
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Doklej neki bode to v srcu tistih prorokov, ki prorokujejo laži, ki prorokujejo prevare srca svojega?
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Hvor længe skal det vare? Har Profeterne, som profeterer Løgn og deres Hjertes Svig, mon i Sinde
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Jusques à quand ces prophètes veulent-ils prophétiser le mensonge, Prophétiser la tromperie de leur coeur?
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?거짓을 예언하는 선지자들이 언제까지 이 마음을 품겠느냐 그들은 그 마음의 간교한 것을 예언하느니라
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Meddig lesz ez a hazugságot prófétáló próféták szívében, a kik az õ szívök csalárdságát prófétálják?
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Những tiên tri ấy, theo sự dối trá của lòng mình mà nói tiên tri, chúng nó có lòng ấy cho đến chừng nào?
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Những tiên_tri ấy , theo sự dối_trá của lòng mình mà nói tiên_tri , chúng_nó có lòng ấy cho_đến chừng nào ?
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Pînă cînd vor prooroci aceştia să proorocescă minciuni, să proorocească înşelătoriile inimii lor?
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Sampai kapan nabi-nabi itu hendak menyesatkan umat-Ku dengan berita karangan mereka sendiri
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Wann wollen doch die Propheten aufhören, die falsch weissagen und ihres Herzens Trügerei weissagen
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?Долго ли это будет в сердце пророков, пророчествующих ложь, пророчествующих обман своего сердца?
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?עד מתי היש בלב הנבאים נבאי השקר ונביאי תרמת לבם׃
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?حتى متى يوجد في قلب الانبياء المتنبئين بالكذب بل هم انبياء خداع قلبهم
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?說 假 豫 言 的 先 知 、 就 是 豫 言 本 心 詭 詐 的 先 知 、 他 們 這 樣 存 心 要 到 幾 時 呢
Kafalarından uydurdukları hileleri aktaran bu yalancı peygamberler ne zamana dek sürdürecekler bunu?說假 豫 言 的 先知 、 就是 豫 言 本心 詭詐 的 先知 、 他們這樣 存心 要 到 幾時 呢
Kalan para miktarına (y) ve parayı harcadığı zamana da x denilirse y=40-2.5x formül olur.O montante restante de dinheiro (h) e o dinheiro que ela gasta tempo x denilirse y = fórmula de x 40-2.5.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.Az idő hossza miatt, amit zárt térben töltünk, fontos, hogy megértsük, ez hogyan befolyásolja egészségünket.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.Dada la cantidad de tiempo que pasamos en edificios, es importante entender cómo esto afecta nuestra salud.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.Eftersom vi bruger al den tid indenfor, er det vigtigt at forstå hvordan det påvirker vores helbred.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.Givet den mängd tid vi spenderar inomhus, är det viktigt att förstå hur detta påverkar vår hälsa.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.우리가 실내에 투자하는 시간을 생각하면, 이것이 우리의 건강에 어떻게 영향을 주는지 이해해야 합니다.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.Vzhľadom na množstvo času, ktoré trávime vnútri budov, je dôležité pochopiť, ako to vplýva na naše zdravie.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.Vzhledem k množství času, který trávíme v interiéru, je důležité pochopit, jak to ovlivňuje naše zdraví.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.Зважаючи на кількість часу, що ми проводимо у приміщенні, важливо розуміти, як це впливає на наше здоров'я.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.בהתחשב בכמות הזמן שאנו מבלים בתוך מבנים, חשוב להבין כיצד זה משפיע על בריאותנו.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.وبالنظر إلى مقدار الوقت الذي نقضيه داخل المباني، من المهم أن نفهم كيف يؤثر هذا على صحتنا.
Kapalı alanda geçirilen zamana baktığımızda, bunun sağlığımızı nasıl etkilediğini anlamak çok önemlidir.これらが健康に与える影響を 理解するのは大切なことです 生物学・建築環境センターでは
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi?Bárcsak több időnk lenne, de talán majd legközelebb. Rendben?
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi?Genial (Aplausos)
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi? Harikasınız.시간이 더 많았으며 좋겠지만 다음으로 미뤄야겠죠?
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi? Harikasınız.Żałuję, że nie mamy więcej czasu, może następnym razem.
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi? Harikasınız.הלוואי שיכולנו להיות יותר זמן ביחד, אבל נשאיר זאת לפעם אחרת. בסדר? טוב.
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi? Harikasınız.وددت لو كان لدينا مزيد من الوقت معاً، لكن هذا لوقت أخر. موافقون؟ عظيم.
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi? Harikasınız.(拍手)
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi?Ich wünschte, wir hätten mehr Zeit zusammen, aber ein anderes Mal.
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi?J'aurais souhaité que nous ayons plus de temps ensemble, mais ce sera pour une prochaine fois.
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi?Mi-aş fi dorit să stăm mai mult împreună, dar asta cu altă ocazie.
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi?Mi piacerebbe avere più tempo, ma magari un'altra volta. Ok?
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi?Иска ми се да разполагахме с повече време, но някой друг път.
Keşke beraber daha çok vaktimiz olsaydı, umarım başka zamana, değil mi?Хотелось бы, чтобы у нас было больше времени вместе. Да?
Kısacası, zamana inandım.Aşa că am crezut în timp.
Kısacası, zamana inandım.Così credevo nella puntualità.
Kısacası, zamana inandım.Então, eu acreditava no tempo.
Kısacası, zamana inandım.그래서 저는 시간을 믿습니다. 저는 제 시간에 시작하는것과
Kısacası, zamana inandım.Mindig is hittem a pontosságban.
Kısacası, zamana inandım.Pünktlichkeit war mir also wirklich sehr wichtig.