zamanım ile cümle

zamanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Da quando ho lasciato l'incarico, ho avuto il tempo di riflettere.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.De la încheierea mandatului, am avut timp să reflectez.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Desde que abandoné el cargo, he tenido tiempo para reflexionar.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Desde que deixei o gabinete, tive tempo para reflectir.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Efter att jag avgått från min tjänst har jag haft tid att reflektera.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.퇴임한 후에, 저는 되돌아볼 시간을 가지게 되었습니다.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Od opustenia kancelárie som mal čas premýšľať.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Po rezygnacji miałem czas pomyśleć.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Seit meinem Rücktritt hatte ich Zeit nachzudenken.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Sejak meninggalkan pemerintahan, saya mempunyai waktu untuk melakukan refleksi.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Sinds ik mijn functie heb neergelegd, heb ik tijd gehad om na te denken.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Từ ngày rời văn phòng, tôi đã có thời gian phản ánh.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Από τη λήξη της θητείας μου, είχα χρόνο να σκεφτώ.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.Відколи я полишив посаду, у мене був час поміркувати.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.После отставки у меня было время подумать.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.След като напуснах длъжността, имах време да разсъждавам.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.מאז שפרשתי מתפקידי, היה לי זמן לחשוב.
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.منذ تركي للمنصب كان لي كل الوقت لإعادة التفكير
Görevi bıraktığımdan beri düşünmeye zamanım oldu.私達はギリシャと欧州での 難局を切り抜けましたが
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Así, parecemos tener una diferencia genuina de opinión acerca de cómo usar provechosamente el tiempo.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Dit is een oprecht meningsverschil over hoe we onze tijd optimaal moeten besteden.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Donc, il apparait une vraie différence d'opinion sur la manière de mettre à profit son temps.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.그래서, 한 사람의 시간을 생산적으로 이용하는 방법에 관해서는 의견의 차이가 있는것처럼 보입니다.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Máme tak dva skutečně rozdílné názory na to, jak užitečně využít svůj čas.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Parece, assim, que temos uma genuína diferença de opinião sobre como usarmos proveitosamente o nosso tempo.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.S-ar putea spune că cei doi au o reală diferenţă de opinii privitoare la cum e mai bine să-ţi petreci timpul.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Sembra che ci sia una vera divergenza di opinioni su come utilizzare proficuamente il proprio tempo.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Tak więc, mamy do czynienia z głęboko odmienną opinią na temat tego jak spędzać swój wolny czas.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Takže tu máme skutočne rozdielne názory na to, ako účelne tráviť svoj voľný čas.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Tässä meillä näyttää olla aito mielipide-ero, ajankäyttömme hyödyllisyydestä.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Tehát úgy tűnik, őszintén eltérőek a vélemények arról, hogyan töltsük hasznosan az időnket.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Wir haben also eine aufrichtige Meinungsverschiedenheit darüber, wie man seine Zeit nützlich verbringt.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.Итак, налицо реальное расхождение мнений по поводу полезного времяпровождения.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.אז כנראה שיש לנו חילוקי דעות אמיתיים בשאלה איך לנצל את הזמן כראוי.
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.فنحن هنا نقدس اختلاف الاراء كل منهما عن كيفية الاستفادة من وقته
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.誰もが異見を持っていると言えますね (会場:笑い声)
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Dall'esterno sembrava che fossi ancora piuttosto coinvolta. Davo il mio tempo e il mio denaro.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Dei o meu tempo e o meu dinheiro.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.De lejos parecía que seguía bastante involucrada. Daba mi tiempo y mi dinero.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.De l'extérieur j'avais l'air aussi impliquée. Je donnais de mon temps et de mon argent.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Di luar, saya terlihat sepertinya saya masih terlibat. Saya memberikan waktu dan uang saya.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Kívülről úgy látszott, még mindig megmozgat. Adakoztam pénzt és időt.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.제 시간과 돈을 주었습니다.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Na zewnątrz nadal wyglądało to tak, jakbym była zaangażowana. Poświęcałam swój czas i dawałam pieniądze.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Na zunaj je izgledalo, kot da sem še vedno zelo angažirana. Dajala sem svoj čas in svoj denar.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Nhìn bề ngoài có vẻ như tôi vẫn có đóng góp trong đó. Tôi bỏ ra thời gian và tiền bạc.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Privit din afară părea că încă eram destul de implicată. Îmi dăruiam timpul și banii.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Ulkoa päin näytti siltä kuin olisin edelleen mukana. Annoin aikaani ja rahaani.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Van buiten leek het of ik nog erg betrokken was. Ik gaf mijn tijd en mijn geld.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Von außen sah ich noch sehr verbunden aus. Ich spendete Zeit und Geld.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Zvenčí to mohlo vypadat, že jsem se úplně nevzdala. Rozdávala jsem svůj čas a peníze.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Zvonka som stále vyzerala ako zainteresovaná. Dávala som im svoj čas aj peniaze.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Φαινομενικά έμοιαζα ακόμη αρκετά ενεργή. Αφιέρωνα τον χρόνο μου κι έδινα τα χρήματά μου.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.И с виду казалось, что я по-прожнему принимаю в этом активное участие.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Отстрани изглеждаше, че все още участвам. Дарявах от времето и парите си.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Я виділяла свій час і свої гроші,
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.נתתי מהזמן ומהכסף שלי.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.لانني كنت اقدم جزءا من مالي ووقتي
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.買える解決策には お金を出していました
-- hâlâ zamanımız varken. İşte, o zaman, içinde bulunduğumuz zamandır.En nu is die tijd aangebroken.

İlgili Sayfalar