zamanım ile cümle

zamanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü zamanımı verimli kullanırsam, daha fazla dut veya daha fazla tavşan elde edebilirim.Потому что мы недостаточно работали,
Çünkü zamanımı verimli kullanırsam, daha fazla dut veya daha fazla tavşan elde edebilirim.כי אם הייתי באמת עובד כמו שצריך, יכולתי להשיג יותר פירות יער או להשיג יותר ארנבים
Çünkü zamanımı verimli kullanırsam, daha fazla dut veya daha fazla tavşan elde edebilirim.もっといっぱいベリーを取るなり、 もっとたくさんのウサギを獲ってこれるんだもの。 ベリー200個なら、ウサギはもっと獲ってこれる。
Çünkü zamanımız doldu.Bởi vì chúng ta hết thời gian rồi.
Çünkü zamanımız doldu.Fiindcă timpul nostru a expirat.
Çünkü zamanımız doldu.Karena waktu kita sudah habis.
Çünkü zamanımız doldu.우리 시간이 다 되어가서요.
Çünkü zamanımız doldu.Mert az időnk lejárt.
Çünkü zamanımız doldu.Nasz czas się kończy.
Çünkü zamanımız doldu.Omdat onze tijd om is."
Çünkü zamanımız doldu.Parce que nous n'avons plus de temps.
Çünkü zamanımız doldu.Perché il tempo stringe.
Çünkü zamanımız doldu.Porque o nosso tempo acabou.
Çünkü zamanımız doldu.Porque se nos acaba el tiempo.
Çünkü zamanımız doldu.Protože už nám vypršel čas.
Çünkü zamanımız doldu.Γιατί τελείωσε ο χρόνος μας!
Çünkü zamanımız doldu.Наше время закончилось."
Çünkü zamanımız doldu.Тъй като нашето време изтече.
Çünkü zamanımız doldu.מפני שהזמן שלנו מסתיים.
Çünkü zamanımız doldu.لان وقتنا انتهى
Çünkü zamanımız doldu.我地时间快到了
Çünkü zamanımız doldu.(笑い声)
Damon Lindelof ve ben, temelde diziyi yaratırken oldukça kısıtlı bir zamanımız vardı.저는 이 시리즈를 제작하면서 말그대로 힘든 일들을 했습니다 시간이 정말 짧았거든요.
Damon Lindelof ve ben, temelde diziyi yaratırken oldukça kısıtlı bir zamanımız vardı.Mieliśmy stworzyć nowy serial w bardzo krótkim czasie.
Damon Lindelof ve ben, temelde diziyi yaratırken oldukça kısıtlı bir zamanımız vardı.שיצר איתי את התכנית, המטלה שלנו היתה ליצור את הסדרה הזו
Damon Lindelof ve ben, temelde diziyi yaratırken oldukça kısıtlı bir zamanımız vardı.والذي ألف هذا المسلسل معي ، والمنوط بنا في الأساس تأليف المسلسل
Damon Lindelof ve ben, temelde diziyi yaratırken oldukça kısıtlı bir zamanımız vardı.ごく短期間で行うことを求められていました 11 週間半の間に-
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Ale cały czas rysowałem samoloty, nawet na lekcjach.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Así que prefería dibujar mis aeroplanos en clase.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Ich ließ die Zeit im Hörsaal durch das Malen von Flugzeugen verstreichen.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Ik verdeed mijn tijd met vliegtuigjes tekenen in de colleges.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.In classe ho ingannato il tempo disegnando aerei.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Je passais mon temps à dessiner des avions en cours.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.그런 시간에 저는 차라리 비행기를 그렸습니다.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Obișnuiam să-mi omor timpul desenând avioane în clasă.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Tôi giết thời gian bằng cách vẽ máy bay trong lớp.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Ξεγελούσα το χρόνο σχεδιάζοντας αεροπλάνα στη διάρκεια του μαθήματος.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.На скучных лекциях я коротал время, рисуя самолёты.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Убивах времето, като тайно рисувах самолети в час.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.נהגתי להעביר את הזמן בשרטוט מטוסים בשיעור.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.كنت اقضي وقتي في رسم الطائرات في الصف
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.一人で描いてました ある日肩越しに覗き込んできた若者が
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Am continuat și m-am hotărât să mă ocup numai de asta.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Continué haciéndolo y eventualmente decidí dedicarme tiempo completo a hacer esto.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Ging voort, en besliste uiteindelijk me er voltijds op toe te leggen.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.J'ai continué, et décidé de me consacrer exclusivement à ça.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.결국 모든 인생을 걸기로 마음먹게되었습니다.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Lalu kemudian saya memutuskan untuk mengabdikan diri sepenuhnya pada hal itu.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Por fim decidi dedicar-me a isto a tempo inteiro
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Poświęciłem się całkowicie łamigłówkom.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Sono andato avanti, e poi ho deciso di dedicarmi completamente a questa attività.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Tiếp tục, và quyết định cống hiến toàn bộ thời gian cho nó.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Продолжал дальше и, в конце концов, решил себя посвятить ему полностью.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.Продължих и в крайна сметка реших да се посветя изцяло на това.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.המשכתי, ולבסוף החלטתי להקדיש את עצמי, במשרה מלאה, לזה.
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.في تلك الفترة قررت أن أكرس كل نفسي ووقتي بشكل كامل لهذا العمل
Devam ettim ve sonunda tüm zamanımı buna adamaya karar verdim.パズルは私にとってどういう意味があるのか 言わなければいけません
Dinlemek için bir saniye zamanımız var mı?Anh biết đấy, chúng ta có thể bật nó một lúc thôi được không?
Dinlemek için bir saniye zamanımız var mı?잠깐 들어볼 수 있을까요?
Dinlemek için bir saniye zamanımız var mı?Könnten wir das nicht für eine Sekunde spielen?

İlgili Sayfalar