zamanım ile cümle
zamanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Ci è voluto molto tempo per raggiungere il traguardo -- in tutto 15 anni.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Donc le chemin a été long pour en arriver là -- 15 années depuis le début.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Het was een lange weg om hier uit te komen. 15 jaar, sinds het begin.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Hosszú volt az út, míg idáig eljutottunk, 15 év a kezdetektől.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Một quãng đường thật dài để tới được đây -- 15 năm từ lúc khởi đầu.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Por lo tanto, ha sido una ruta muy larga para llegar hasta aquí, 15 años desde el comienzo.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Przebyliśmy długą drogę, trwało to 15 lat.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.So war es schon ein langer Weg um zu diesem Punkt zu gelangen: von Anfang gerechnet sind es 15 Jahre.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Λοιπόν, ήταν μια μακριά διαδομή για να φτάσουμε εδώ -- 15 χρόνια από το ξεκίνημα.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Мы долго шли к этому -- 15 лет, считая с самого начала.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.Така че беше дълъг път, за да се стигне дотук -- 15 години от началото.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.אז זה היה מסע ארוך, שארך 15 שנה מתחילתו.
Bu noktaya gelmemiz uzun zamanımızı-- 15 yılımızı aldı.لذا الوصول الى هذه المرحلة كان صعبا والطريق طويل 15 عام.
Bunu çözmek için bir hesap makinesine ihtiyacımız olurda yoksa çok zamanımızı alırdıE probabilmente vorrete una calcolatrice o occorrerrà del tempo.
Bunu çözmek için bir hesap makinesine ihtiyacımız olurda yoksa çok zamanımızı alırdıI prawdopodobnie potrzebowalibyśmy do obliczenia tego kalkulatora albo to zabrałoby nam mnóstwo czasu.
Bunu çözmek için bir hesap makinesine ihtiyacımız olurda yoksa çok zamanımızı alırdıY probablemente querríamos usar una calculadora, o nos tomaría mas tiempo.
Bunu çözmek için bir hesap makinesine ihtiyacımız olurda yoksa çok zamanımızı alırdıΚαι πιθανόν να θέλαμε κουμπιουτεράκι ή θα χρειαζόταν λίγο χρόνο για να το υπολογίσουμε.
Bunu çözmek için bir hesap makinesine ihtiyacımız olurda yoksa çok zamanımızı alırdıМожно упростить это выражение и по-другому.
Bunu çözmek için bir hesap makinesine ihtiyacımız olurda yoksa çok zamanımızı alırdıوبهذه الحالة سنحتاج لآلة حاسبة او ستأخذ منا وقت طويل
Bunu daha fazla tartışacak ne zamanım ne de isteğim var.No voy a tener tiempo ni ganas de volver a discutir este tema.
Bunu daha fazla tartışacak ne zamanım ne de isteğim var.Nu am nici timp ºi nici chef sã continuu discuþia.
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Das werde ich später zeigen weil meine Zeit ausläuft.
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Dit zal ik later laten zien, want mijn tijd raakt op.
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Je vais vous montrer ça plus tard car je n'ai plus beaucoup de temps.
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Saya akan tunjukkan itu nanti karena waktu saya hampir habis.
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Tôi sẽ chiểu video này sau vì không còn nhiều thời gian nữa
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Ukážem vám to neskôr, pretože mi beží čas.
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Vă voi prezenta aceasta mai târziu pentru că rămân fără timp.
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Ще ви покажа това по-късно, защото сега ми изтича времето.
Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Я покажу это позже, потому что не укладываюсь в отпущенные мне рамки.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Asta s-a întâmplat mai ales în timpul vieții mele.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Das ist weitestgehend während meines Lebens passiert.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Điều này hầu như diễn ra trong suốt cuộc đời tôi.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Eso sucedió prácticamente durante mi vida.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.E' successo durante la mia vita.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Ez nagyjából az én életemben történt.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Het meeste daarvan gebeurde tijdens mijn leven.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Isso aconteceu em grande parte durante a minha vida.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.재 생애의 가장 많은 부분을 차지하고 있죠.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Sebagian besar perkembangannya terjadi dalam rentang hidup saya.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.To se povětšinou stalo během mého života.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.To się wydarzyło w gruncie rzeczy za mojego życia.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Tout ça s'est en fait de mon vivant.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Αυτό συνέβη κυρίως κατά τη διάρκεια της δικής μου ζωής.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Това се случи в протежение на моя живот.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.Это в основном произошло в течение моей жизни.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.זה קרה ברובו במשך חיי.
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.وقد حدث معظم هذا في حياتي
Bunun çoğu benim zamanımda gerçekleşti.初期の有名なコンピューターの中には
Bunun için zamanım yok, çabuk ol!Je n'ai pas le temps pour ça. Dépêche-toi !
Bunun için zamanım yok, çabuk ol!Nincs erre időm, siess!
Bunun için zamanım yok, çabuk ol!Δεν έχω χρόνο γι' αυτό!
Bunun için zamanım yok, çabuk ol!ليس لذي الوقت لهذا اسرعي
Bununla ilgili çok ilginç teoriler var. Zamanım olsaydı size bunları anlatmak isterdim.Ci sono interessanti teorie di cui, avendo tempo, vi parlerei.
Bununla ilgili çok ilginç teoriler var. Zamanım olsaydı size bunları anlatmak isterdim.Có vài giả thuyết thú vị nếu có thời gian, tôi sẽ nói bạn nghe.
Bununla ilgili çok ilginç teoriler var. Zamanım olsaydı size bunları anlatmak isterdim.Er zijn een aantal interessante theorieën waar ik jullie, als ik tijd had, over zou vertellen.
Bununla ilgili çok ilginç teoriler var. Zamanım olsaydı size bunları anlatmak isterdim.Există niște teorii interesante despre care v-aș povesti dacă aș avea timp.
Bununla ilgili çok ilginç teoriler var. Zamanım olsaydı size bunları anlatmak isterdim.Existen algunas teorías interesantes que, si tuviera tiempo, les contaría.
Bununla ilgili çok ilginç teoriler var. Zamanım olsaydı size bunları anlatmak isterdim.Są pewne interesujące teorie, ale nie mamy na to czasu.
Bununla ilgili çok ilginç teoriler var. Zamanım olsaydı size bunları anlatmak isterdim.Vannak érdekes elméletek, ha lenne rá időm, akkor elmesélném őket önöknek.