Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanı ile cümle

zamanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer zamanın varsa, 3 civarında ofisime uğrar mısın?If you have the time, could you stop by my office around 3:00?
Fince öğrenmek ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to learn Finnish?
Fince öğrenmek ne kadar zamanınızı aldı?How long did it take you to learn Finnish?
O raporu Fransızcaya çevirmek üç saatten daha fazla zamanımı aldı.It took me more than three hours to translate that report into French.
Fransızca çalışmak istiyorum ama zamanım yok.I'd like to study French, but I don't have the time.
Nihayet bu üç hafta içinde aldığım postayı yanıtlamak için zamanım var.Finally I have time to reply to the mail I received these three weeks.
Sanırım zamanını boşa harcıyorsun.I think you're wasting your time.
Şimdi zamanı değil.Now is not the time.
Neden bu kadar uzun zamanımı aldığını bilmiyorum.I don't know why it took me so long.
Özgürlük bir dindir, zamanımızın dinidir.Freedom is a new religion, the religion of our time.
Bu makineler senin boş zamanını öldürebilir.These machines can kill your free time.
Acele etme zamanı!It's time to get moving!
Uyanma zamanı!It's time to wake up!
Şimdi uyanma zamanı. Tom uyan!It's time to wake up now. Tom, wake up!
Kalkma zamanı, sevgilim.It's time to wake up, dear.
Uykuya dalmak uzun zamanımı aldı.It took me a long time to fall asleep.
Bunu bitirmek çok zamanımı alacak.It'll take a long time for me to finish this.
Bunu tamamlamak çok zamanımı alacak.It'll take a long time for me to finish this.
Bu yıl tatile gidecek zamanım olmadı.This year I didn't have time to go on holidays.
Yılın bu zamanını seviyorum.I love this time of year.
Yapmanı istediğimiz her şeyi yapmak için yeterli zamanın olacağından emin değilim.I'm not sure you'll have enough time to do everything we've asked you to do.
Okula gitmeden önce odamı temizlemek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.I'm not sure I have enough time to clean my room before I go to school.
Tom'un Mary gelmeden önce odayı temizlemek için çok zamanı yoktu.Tom didn't have much time to clean the room before Mary arrived.
Bunu zamanında bitireceksem yardımına ihtiyacım olacak.I'm going to need your help if I'm going to finish this on time.
Keşke biz Boston'dayken sizi ziyaret etmek için zamanımız olsaydı.I wish we'd had time to visit you while we were in Boston.
Bugün o kadar meşguldüm ki öğle yemeği yiyecek zamanım yoktu.I was so busy today that I didn't have time to eat lunch.
Onu yapmayı düşündüm ama zamanım yoktu.I thought about doing that, but I didn't have the time.
Tom'un okula zamanında gittiğinden emin olmam gerekiyor.I'm supposed to make sure Tom gets to school on time.
Zamanında orada olmayacağımı onlara söyleyeceğim.I'm going to tell them that I won't be there on time.
Bu raporu bitirmek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.I'm not sure I have enough time to finish this report.
Bunu nasıl zamanında yaptıracağımızı merak ediyorum.I wonder how we're going to get this done in time.
Tom bana zamanımızın çoğunu almayacağını söyledi.Tom told me he wouldn't take up much of our time.
Tom'un ev ödevini bitirmek için çok zamanı yoktu.Tom didn't have much time to finish his homework.
Kesinlikle oraya zamanında varmaya çalışacağım.I'm definitely going to try to get there on time.
Daha fazla zamanım olsaydı onu kendim yapardım.I'd have done it myself if I'd had more time.
Zamanında oraya varmak için çok çalışacağım.I'm going to try real hard to get there on time.
Buraya zamanında gelmeyeceğini düşündüm.I thought you weren't going to get here on time.
Neden buraya zamanında gelmediğini bilmek istiyorum.I want to know why you didn't get here on time.
Onu yapmak için zamanın olacağından emin değilim.I'm not sure you'll have the time to do that.
Keşke yardım etmek için zamanımız olsa ama yok.I wish we had the time to help, but we don't.
Sana yardım etmek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.I'm not sure I have enough time to help you.
Onu yapmak için yeterli zamanım olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have enough time to do it.
Ödevini yapmak için Tom'un zamanı yoktu.Tom didn't have time to do his homework.
Üzgünüm ama çok zamanımız yok.I'm sorry, but we don't have much time.
Zamanımı harcamana izin vermeyeceğim.I'm not going to let you waste my time.
Artık zamanını almayacağım.I won't take up any more of your time.
Ayrılma zamanı olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure it was time to leave.
Akşam yemeği için onu zamanında tekrar yapacağım.I'll make it back in time for supper.
Korkarım ki zamanını boşa harcıyorsun.I'm afraid you're wasting your time.
İhtiyacın olan bütün zamanı sana vereceğim.I'll give you all the time you need.
Zamanında hazır olmak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to be ready on time.
Bunun için çok zamanım yok.I don't have a lot of time for this.
Tom'un bu kadar zamanını alan şeyin ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what's taking Tom so long.
Bana bizim 2:30'a kadar zamanımız olduğu anlatıldı.I was told that we have until 2:30.
Zamanın olacağından emin değilim.I'm not sure you'll have the time.
Onu tam zamanında yapacağım.I'm going to make it just in time.
Maalesef zamanımızı boşa harcıyoruz.I'm afraid we're wasting our time.
Zamanının çoğunu işgal etmeyeceğim.I won't take up much of your time.
Zamanını boşa harcadığımı hissediyorum.I feel that I've wasted your time.
Bunu zamanında yapmayacağım.I'm not going to make it on time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod