Ana içeriğe geç
Sözlük

zaman zaman ile cümle

zaman zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen senin için en uygun zamanda git.Please go at the most convenient time for you.
Ona alıştığın zaman cehennem bile yaşanacak güzel bir yer olabilir.Even hell can be a nice place to live when you get used to it.
Uzun bir zaman oldu.It's been a long time.
Seni uzun bir zamandır görmedim.I haven't seen you for a long time.
Sizi uzun bir zamandır görmedim.I haven't seen you for a long time.
Vay be! Uzun zaman oldu.Wow! It's been a long time.
Keşke seninle kalmak ve konuşmak için zamanım olsa.I wish I had the time to stay and talk with you.
Ne zaman evleneceksin?When will you get married?
Uzun zaman önce, burada bir köprü vardı.A long time ago, there was a bridge here.
Uzun zaman önce burada bir köprü vardı.A long time ago, there was a bridge here.
Bir zamanlar burada bir köprü vardı.At one time, there was a bridge here.
O çoğu zaman okula geç kaldı.She was often late for school.
Son zamanlarda kilo aldım.I've put on weight recently.
Genellikle işten ne zaman ayrılırsın?When do you usually get off work?
Bu mali denetim, aynı zamanda şirketin varlıklarının bir değerlendirmesini içerir.This financial audit also includes an evaluation of the company's assets.
Uçak için tam zamanında ulaştım.I arrived just in time for the plane.
Ben her zaman sözlerimi tuttum.I have always kept my promises.
Havaalanına ne zaman varacağız?When will we reach the airport?
Pazar günleri her zaman boş olmayabilirim.I may not always be free on Sundays.
O her zaman tatminsiz.He's always dissatisfied.
Ne zaman kalkarsın?When do you get up?
Yeterli zamanımız yok.We don't have enough time.
Burada bir zamanlar bir kilise vardı.There was a church here once.
Ben sözümü unuttuğum zaman, o gerçekten öfkelendi.When I forgot my promise, he got really angry.
Onunla ne zaman tanıştın?When did you meet her?
Onun dersi zamanında başladı.His lecture started on time.
O burada zaman zaman öğle yemeği yer.She eats lunch here from time to time.
Telefon uzun zaman çaldı.The phone rang for a long time.
Her zaman tekrar gel.Come again any time.
Şimdi, öğlen yemeği zamanı.It's lunch time.
Öğle yemeği zamanı.It's lunch time.
Öğle yemeği yeme zamanı.It's time to eat lunch.
Hemen hemen herkes zamanında geldi.Almost everyone arrived on time.
Her zaman değişikliğini say.Always count your change.
O zamanlar çok zengindik.At that time, we were quite rich.
Akşam yemeği ne zaman servis ediliyor?At what time is dinner served?
Benim için ne zaman gelecekler?At what time will they come for me?
Gemi ne zaman yola çıkıyor?What time does the ship leave?
Bunun zaman harcamaya değer olduğunu düşünüyor musun? Öyle olduğunu sanmıyorum.Do you think it's worthwhile? I don't think so.
Bundan böyle zamanında gelmeye çalış.From now on, try to arrive on time.
Güzel, bunları alayım. Gösteri ne zaman başlar?Good, I will take them. When does the show start?
O her zaman koyu giysiler giyer.He always wears dark clothes.
Sünnet partisi ne zaman düzenlenecek.When will the circumcision party be held?
Ne kadar zaman için gidiyorsun?How long are you going for?
Daha fazla zamana ihtiyacım var.I need more time.
Daha çok zamana ihtiyacım var.I need more time.
Onun hakkında düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.I need some time to think about it.
Ben o zamanları hatırlıyorum.I remember those times.
Arabayı ne zaman yıkayacaksın?- Sanırım bu hafta içerisinde."When will you wash your car?" "Sometime this week, I think."
O her zaman demode olan giysileri giyer.She always wears clothes which are out of fashion.
Bu ne zaman oldu?When did this occur?
Eğer açsan o zaman yemek ye.If you're hungry, then eat.
Her durumda, o her zaman benim hatamIn any case, it's always my fault.
Esperanto kesinlikle çok büyük bir zaman kaybı!Esperanto is surely an enormous waste of time!
Son zamanlarda çok sayıda hasta insan var mıydı?Have there been a lot of sick people lately?
Berlin'e ne zaman taşındınız?When did you move to Berlin?
Zaman çok çabuk geçti.Time flew.
Zaman uçtu.Time flew.
Zamanımız yok.We don't have time.
Hâlâ daha çok zamanım var.We still have more time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod