Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Eu quero habitar nessa luz convosco e com toda a gente.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Ich möchte in diesem Licht leben, mit euch, und mit allen.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Ik wil in dat licht lopen, met jullie en met iedereen.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Je veux rester dans cette lumière avec vous et avec tout le monde.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.저는 그런 눈빛 속에서 여러분과, 다른 모든 사람들과 살고 싶습니다.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Quiero vivir bajo esa luz contigo y con todo el mundo.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Szeretnék ebben a fényben lakni Önökkel és mindenkivel.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Tôi muốn ở trong thứ ánh sáng ấy với bạn và tất cả mọi người.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Veau să rămân în acea lumină cu voi și cu toată lumea.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Voglio restare in quella luce con voi e con tutti.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Θέλω να σταθώ σε αυτό το φως μαζί σας και με όλους.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Бих искала да живея в тази светлина с вас и с всички.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.Я хочу жить в этом свете с тобой и со всеми.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.اردت ان اسكن في ذلك الضوء معكم ومع الجميع
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.あなた方や すべての人と共に— 米中関係にはもう
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.페이스북에 너무 많은 시간 보내기, 다른 사람들 섹스하기.
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak."зависання" у Фейсбуці, походеньки наліво.
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.יותר מדי שעות ב"פייסבוק", סקס עם אנשים אחרים.
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.قضاء الكثير من الوقت على موقع فيس بوك ممارسة الجنس مع أشخاص اَخرين
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.そして不倫ですか しかしこの逆もまたしかりで
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.用太多時間系Facebook, 同其他人發生關係。
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chceme jít za starými lidmi, být s nimi a zaznamenat jejich životní příběhy.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chcemy spędzać czas ze starszymi osobami, słuchać i nagrywać ich opowieści.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Haluamme viettää aikaa vanhusten kanssa ja kuunnella heidän tarinoitaan ja nauhoittaa ne.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.우리는 노인들과 함께 시간을 보내며 그들의 이야기를 듣고 구전 역사를 기록하고 싶어요.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz."Nous voulons passer du temps avec les personnes âgées pour écouter leurs histoires voire les enregistrer."
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Queremos pasar tiempo con las personas mayores y escuchar y grabar sus historias.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz."Queremos passar tempo com os idosos, "ouvir e gravar as suas histórias.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vi vill spendera lite tid med gamla människor och lyssna till deras historier och spela in deras berättelser.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vi vil ud og tilbringe tid med de gamle mennesker og høre deres historier og optage deres mundtlige historier.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vogliamo passare del tempo con gli anziani, sentire i loro racconti e registrare le loro storie.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vrem să mergem la bătrîni, să stăm cu ei, să le ascultăm poveștile și să înregistrăm tradiția orală.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Wir wollen Zeit mit alten Menschen verbringen und uns ihre Geschichten anhören und aufschreiben.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Искаме да прекараме известно време с по-възрастните и да чуем и запишем техните истории.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Ми хочемо проводити час із старшими людьми, слухати їх розповіді і записувати історію з їх вуст.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Мы хотим провести время со стариками, послушать и записать их истории.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.אנחנו רוצים ללכת ולהשקיע זמן עם האנשים הזקנים ולשמוע את הסיפורים שלהם ולהקליט את ההיסטוריה שיספרו בעל פה.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.نريد أن نذهب ونقضي وقتا مع كبار السن ونسمع قصصهم ونقوم بتسجيل تاريخهم الشفهي.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.歴史を記録に残したい ドッグシェルターでボランティア
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.Gostaríamos de passar tempo com ele, parece amistoso.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.그와 함께 시간을 보내고 싶죠. 친근하게 보입니다.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.З ним хотілося б проводити час, і він здається дружнім.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.אנחנו רוצים לבלות זמן איתו. הוא נראה ידידותי.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.يسعدنا قضاء الوقت معه ، يبدو ودوداً.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.でも妻への暴行で 有罪判決を受けていました
Onunla zaman geçirmek isteriz.Chcielibyśmy spędzać z nim czas.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Chúng ta thích đi chơi cùng anh ta.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Ci piacerebbe passare del tempo con lui.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Ne-ar plăcea să petrecem timp cu el.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Nos gustaría pasar tiempo con él.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Nous aimerions passer du temps avec lui.
Onunla zaman geçirmek isteriz.S ním bychom chtěli trávit čas.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Vi skulle vilja umgås med honom.
Onunla zaman geçirmek isteriz.We willen graag wat tijd met hem doorbrengen.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Wir möchten Zeit mit ihm verbringen.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Бихме искали да прекараме време с него.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Нам хочется провести с ним время.
Sana gereken tek şey güzel zaman geçirmek!Alles was du brauchst ist eine schöne Zeit!"
Sana gereken tek şey güzel zaman geçirmek!Quel che ti serve č un po' di divertimento.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Brak szacunku, znudzenie zbyt wiele Facebooka, seks pozamałżeński.