Ana içeriğe geç
Sözlük

zaman ile cümle

zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Zamanım olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have the time.
Her zaman gizemli karakterleri daha çok sevdim.I always liked mysterious characters more.
Bir zamanlar bir astrofizikçi olmak istedim.I once wanted to be an astrophysicist.
Bu her zaman bu şekilde olmuştur.This is always the way it has been.
İnsan her zaman vakit bulabilir.One can always find time.
Ne zaman hoşuma giden bir şey bulsam, hep pahalı olur.Whenever I find something I like, it's too expensive.
Bir gün Fransa'ya gitmem kaçınılmaz, sadece ne zaman olduğunu bilmiyorum.It is inevitable that I go to France someday, I just don't know when.
Her zaman her şeyi düşünmemi bekleyemezsin.You can't expect me to always think of everything!
Önemli şeyler için asla zamanın yoktur!You never have time for important things!
Bunun niçin işe yaramayacağını sana açıklamak çok fazla zamanımı alır.It would take me too much time to explain to you why it's not going to work.
Her zaman asla öğrenemeyeceğim şeyler olacaktır, benim önümde sonsuzluğum yok.There will always be things I will never learn, I don't have eternity before me!
"Ne zaman geri döneceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı.""When will you be back?" "It all depends on the weather."
Birkaç sayfa İngilizce çevirmek iki saatten fazla zamanımı aldı.It took me more than two hours to translate a few pages of English.
Birkaç sayfa ingilizceyi çevirmek iki saatten daha fazla zamanımı aldı.It took me more than two hours to translate a few pages of English.
Ne var ki aksi de her zaman doğrudur.And yet, the contrary is always true as well.
Son olarak ailemle birlikte Disneyland'a gittiğimden beri uzun zaman oldu.It has been so long since I last went to Disneyland with my family.
Çok sinir bozucu... Ne zaman bilgisayarı kullansam başıma ağrılar giriyor.So annoying... Now I get a headache whenever I use the computer!
Zaman öldürmeye çalışıyordum.I was trying to kill time.
Ne zaman varacağız?When do we arrive?
Ne zaman varırız?When do we arrive?
Sahip olduğum her şeyi sana vermek için bana zaman ver!Give me time to give you everything I have!
Neden biri, gün iyi olmadığı zaman "İyi günler" der?Why does one say "Good day" when the day is not good?
Çocuk sahibi olamazsan, her zaman evlat edinebilirsin.If you can't have children, you could always adopt.
İki insan her zaman aynı görüşe sahipse, bunlardan biri gereksizdir.If two men always have the same opinion, one of them is unnecessary.
Sabırlı olun lütfen. Bu zaman alır.Be patient please. It takes time.
Evet, o zaman zaman olur.Yes, it happens from time to time.
Dünyada insanlar her zaman daha fazla özgürlüğü ve eşitliği savunuyor.People in the world are always advocating for more freedom and equality.
Çok zamanın vardı.You had plenty of time.
Ne zaman yiyoruz? Ben açım!When are we eating? I'm hungry!
Bir kişinin alkol sorunlarının olduğunu ne zaman söyleyebiliriz.When can one say that a person has alcohol issues?
Vedalar her zaman üzücüdür.Goodbyes are always sad.
Zaman çok hızlı geçti.Time has passed very fast.
Onu yapmak için zamanım olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if I'll have time to do it.
O uzun zaman önce oldu.It happened a long time ago.
Bir gün pilot olma fikrinin hayatımda tam olarak ne zaman oluştuğunu söyleyemem.I couldn't say when exactly in my life it occurred to me that I would be a pilot someday.
Onunla ne zaman dans ettiğini gördünüz mü?When did you see her dancing with him?
Siz her zamanki kadar sağlıklı görünüyorsunuz.You look as healthy as ever.
Yeni bir araba alma zamanın.It's time for you to buy a new car.
İşe zamanında başlamalısın.You ought to get to work on time.
Zaman zaman çocuklara bakmalısın.You should look after the children from time to time.
İstediğin zaman gidebilirsin ya da kalabilirsin.You may go or stay at will.
Görevinin başına ne zaman gidiyorsun?What time are you going on duty?
Şanslısınız. Uçak zamanında geldi.You're in luck. The plane is on time.
Onu uzun zaman önce tamamlamalıydın.You should have completed it long ago.
Saç tıraşı olmanın zamanı çoktan geldi.It's high time you had a haircut.
Okula gitme zamanı.It is time you went to school.
Gitmenin zamanı geldi de geçiyor bile.It's high time you got going.
Tom'a her zaman güvenebilirsin.You can always count on Tom.
Onu ne zaman bitirdin?When did you finish it?
Akşam yemeği için eve zamanında gelmediğinden dolayı babandan özür dilemelisin.You should apologize to Dad for not coming home in time for supper.
Japonya'ya ne zaman geldin?When did you come to Japan?
Ne zaman buradan ayrılacaksın?When will you leave here?
Her zaman gitmekte özgürsün.You are at liberty to leave any time.
Ne zaman boş olacaksın?When will you be free?
İngilizce çalışmaya ne zaman başladınız?When did you begin studying English?
Her zaman bir arı kadar meşgulsün.You are always as busy as a bee.
Her zaman beni eleştiriyorsun.You're always criticizing me!
Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi?You always like to trip me up, don't you?
Her zaman hatayı bende buluyorsun.You're always finding fault with me.
Her zaman beni hatalı buluyorsun.You're always finding fault with me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod