zıt ile cümle

zıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.Surga ternyata adalah hal yang sebaliknya.
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.Thiên đường là nơi hoàn toàn ngược lại.
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.Ο Παράδεισος είναι ακριβώς το αντίθετο.
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.Рай є зовсім інший.
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.Рай же совсем другой.
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.Рая е точно обратното.
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.גן עדן הוא ההפך מכך.
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.الجنة هي العكس تماماً.
Cennet ise bunun oldukça zıttıdır.処女性ではなく
- cismin ağırlığına eşit büyüklükte ve zıt yönde bir kuvvet uygulamış olurum.Je vais devoir avoir une force égale et opposée à sa masse pour le tirer.
- cismin ağırlığına eşit büyüklükte ve zıt yönde bir kuvvet uygulamış olurum.במהירות קבועה, עלי להפעיל כוח שווה למשקלו ומנוגד לו, כדי להעלות אותו למעלה.
Cismi yalnız bırakacak olursan aslında hareket yönüne zıt net kuvvetin olacaktır.또한, 움직이던 물체를 가만히 둔다고 생각해보면 이 물체에는 멈추려는 힘이 작용하고 있다.
Cismi yalnız bırakacak olursan aslında hareket yönüne zıt net kuvvetin olacaktır.נראה כי עד כה זה ברור: גוף במנוחה ישאר במנוחה עד שיופעל עליו כוח בלתי מאוזן.
Cismi yalnız bırakacak olursan aslında hareket yönüne zıt net kuvvetin olacaktır.実際に正味の力は、その運動に逆行しています。 それは摩擦力です。
Coumob kanunu tarafından belirlenen Elektrostatik kuvvet miktarı kadardır. Tabi ki zıt yönde.가정하니까 -아니면 조금 높은 힘으로 시작해
Coumob kanunu tarafından belirlenen Elektrostatik kuvvet miktarı kadardır. Tabi ki zıt yönde.או שיהיה עלינו להפעיל כוח גדול במקצת כדי
Çözüm, zıtlaştığın konuşmalara hiç girmemek. Bu, tanım itibariyle bir yere varmayacak bir konuşma.Ratkaisu on välttää ristiriitatilanteita joka on määritelmän mukaan keskustelu, joka ei johda mihinkään.
Çözüm, zıtlaştığın konuşmalara hiç girmemek. Bu, tanım itibariyle bir yere varmayacak bir konuşma.Решението е да не влизате в пререкание - разговор, който няма да доведе доникъде.
Çözüm, zıtlaştığın konuşmalara hiç girmemek.Solusinya adalah tidak untuk masuk ke percakapan bertentangan
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Bởi bạn không muốn rơi vào tình huống không may, khi mình đang nói về thứ này mà đáng ra phải nói về thứ khác.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.För du vill inte hamna i ett olycklig sammanhang där du pratar om det ena istället för det andra.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.자칫하면 자리를 잘못 잡아서 원하는 것과는 정반대의 메시지를 전하게 되버리거든요.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Mert nem szeretnél egy szerencsétlen összevetést, amikor te egy dologról beszélsz, valami más helyett.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Nie chcemy skończyć z niefortunnym skojarzeniem, kiedy mówimy nie o tym, o czym chcieliśmy powiedzieć.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Non vorrete ottenere una sfortunata sovrapposizione, in cui parlate di una cosa invece di un'altra.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Pentru că nu vreţi să aveţi o alăturare nefericită. când vorbiţi despre un lucru în loc de celălalt.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Protože nechcete dostat nešťastné situace, v níž mluvíte o jedné věci, místo abyste mluvili o té druhé.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Sie wollen keine unvorteilhaften Überschneidungen, wenn Sie über das eine, anstatt über das andere sprechen.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Veď nechcete aby sam vám dostalo nešťastného porovnania, pri ktorom už hovoríte o niečom inom.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Адже ви не хочете потрапити у таку скруту, коли ви розповідаєте про одне, замість іншого.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Защото не искате да сте в тази нещастна позиция, при която говорите за едно нещо вместо за друго.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Потому что вам ведь не нужны нежелательные сопоставления Где вы говорите об одном, подразумевая другое.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.(צחוק בקהל)
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.لأنك لا تريد أن تحصل على مجاورة مؤسفة وانت تتكلم عن شي وتجد شي عكسي له مجاور له
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.並べてしまったりする (笑)
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Car il y a deux aspects distincts à la démocratie.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Er zijn namelijk twee onderscheiden aspecten van democratie.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Es gibt nämlich zwei entscheidende Aspekte an der Demokratie.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Existují dva rozdílné aspekty demokracie.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.민주주의는 두 가지의 두드러진 특징들이 있습니다
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Nel termine "democrazia" sono compresi due significati ben distinti.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Pentru că există două aspecte distincte ale democraţiei.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Ponieważ istnieją dwa odrębne aspekty demokracji.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Porque existen dos aspectos distintos de la democracia.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Porque há dois aspetos distintos da democracia.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Διότι υπάρχουν δύο ξεχωριστές διαστάσεις στη δημοκρατία.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Защото има два отделни аспекта на демокрацията.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.Потому что есть два различных аспекта демократии.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.כי יש לדמוקרטיה שני היבטים מובהקים:
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.لأن هناك جانبان متميزان للديموقراطية.
Çünkü demokrasinin birbirine zıt iki yönü var.どれだけの権力の得るかを決定する選挙戦と
Dik açımız hemen burada. Tam zıttına gidiyorsunuz.Ето го правия ъгъл тук, търсим страната срещу него...
Dindışı kutsallığın zıttı oluyor.Acum, profanul este opus sacrului.
Dindışı kutsallığın zıttı oluyor.A profán a szent ellentéte.
Dindışı kutsallığın zıttı oluyor.Et profane est le contraire de sacré.
Dindışı kutsallığın zıttı oluyor.지금은 불경스럽다는 말은 신성하다는 말의 반대말입니다.
Dindışı kutsallığın zıttı oluyor.Ora bem, profano é o oposto de sagrado.
Dindışı kutsallığın zıttı oluyor.Ora profano è l'opposto di sacro.
Dindışı kutsallığın zıttı oluyor.Profaan is het tegenovergestelde van heilig.
Dindışı kutsallığın zıttı oluyor.Profan ist das Gegenteil von sakral.
İlgili Sayfalar