Çok yükseğe zıplayabilir.Может высоко прыгать.
Vahşi doğada kaplanlar 5 m. kadar yükseğe ve 9–10 m. kadar uzağa zıplayabilirler.Во время охоты тигр способен прыгать на высоту до 5 м и на 9—10 м в длину.
Sıçrayan mayınlar zıplayarak dağılma özelliklerin ötürü diğer tipik AP mayınlarına nazaran daha pahalıdırlar.Выпрыгивающие мины являются более дорогостоящими, чем типичные противопехотные мины.
Koşma, zıplama ve vurma.Мы не курили, не горели.
Çok yükseğe zıplayabilirler.Умеют очень высоко прыгать.
Çok yükseklere zıplamak gibi, ama o süper bir insan değil.Обладает большим запасом прочности, но при этом не является очень сильным боссом.
Trampolin de zıplamaktan hoşlanıyor.Хрусталёва также восхищается паровозами.
"Jump" tuşu ile zıplanır.«Репка» поднимает «Паруса».
Roma gençliği zıplama, güreş, boks ve yarış gibi çeşitli oyun ve egzersizlerle uğraşırdı.شباب روما عدة أشكال اللعب وممارسة، من قبيل القفز، المصارعة، والملاكمة، وسباقات.
Koşma, zıplama ve vurma.لاتكسرها، أو تسحقها أو تمضغها.
Filler hem ileriye hem de geriye doğru hareket edebilirler ancak zıplayamaz, tırıs ya da dörtnala gidemezler.ويُسمح بتحريك الكلاب إلى الأمام وإلى الخلف وإلى الجانبين، غير أنه لا يجوز تحريكها قُطريًا.
Zıplamak için de dokunmatik ekrana dokunması gerekir.ألا وهي تقنية التعامل مع الشاشة من خلال لمسها.
Zıpırlar (Özgün adı: Funky Cops) bir Fransız çizgi dizisi.فينكس (فرقة) فرقة روك فرنسية.
Yerde zıplar, ağaç dallarına tırmanır.يعيش على اليابسة ويستطيع التسلق على الأشجار.
Çok yükseğe zıplayabilirler.Podem saltar muito alto.
Düştü, zıpladı, tekrar düştü.Ela caiu, bateu no solo, saltou e caiu novamente.
Cass yerinden zıplayarak "Evet' Ben bir Anne olmak istiyorum!" dedi.Shemp: Sim, eu queria estar próxima de mamãe."
Mors zıpkını ucu (qalagyaq), ladin kökleriyle bağlanmıştır.Naginata: Bastão com facão (Alabarda).
Başrolünde yer aldığı Zıpçıktı, en önemli filmidir.Meu Mundo em Perigo é seu filme mais importante.
Bir sonraki hafta 50 basamak zıplayarak 48 numara oldu.Na semana seginte, subiu 50 posições chegando ao número 48.
Zıplaması çok iyidir.Hij kan goed springen.
Çok yükseğe zıplayabilir.Verder kan hij zeer hoog springen.
Düştü, zıpladı, tekrar düştü.Het viel, stuiterde en viel toen weer.
Ne kadar zıplayabildiğimi ölçtük.Hoeveel achterstand ik daarbij opgelopen heb, is moeilijk in te schatten.
Zıplamak için de dokunmatik ekrana dokunması gerekir.Het is bedoeld voor gebruik met touchscreen.
Akıllıca zıpladığım sürece çok daha yukarı zıplayabiliyorum.In een hoge halfpipe is het mogelijk heel hoog te springen.
Korktuğunda aynı bir tavşan gibi zıplayarak kaçar.Bij lage snelheden bewogen ze zoals een konijn.
Yavaş yavaş sinirlerimi zıplatmaya başlıyorsun.Je begint langzaam op mijn zenuwen te werken.
Zıplaması çok iyidir.Potrafi dobrze skakać.
Korktuğunda aynı bir tavşan gibi zıplayarak kaçar.Poruszają się skokami, jak zając.
Geriye doğru zıplayamazlar.Nie może się cofać.
Kanguru gibi zıplayarak yol alır.Po ziemi skaczą podobnie jak kangury.
Düştü, zıpladı, tekrar düştü.Kompletnie wyczerpany upadł, podniósł się, znowu upadł.
Az sayıda yunus Japon balina avcıları tarafından zıpkınla yakalanmıştır.Zgłoszono jedynie kilka przypadków łapania się młodych albatrosów podczas połowów japońskich taklowców.
Kangurular zıplayan tek "büyük" hayvandır.To jedyny torbacz zagrażający dużym kangurom.
Koşma, zıplama ve vurma.Nie rąb i nie pal (pol.).
Zıplamak için de dokunmatik ekrana dokunması gerekir.Posiada również dotykowy ekran.
Zıplayıp havada iki takla atıyorlar.Mocowany do pasa za pomocą dwóch zaczepów ślizgowych.
Yerde zıplar, ağaç dallarına tırmanır.Umie pływać i wspinać się na drzewa.
Çok yükseğe zıplayabilirler.Klarar höga vikter.
Oyuncular, engeller üzerinden siper alıp, zıplayabilir ve çeşitli silahlarla düşmanı vurabilir.Spelare kan ta betäckning, ta sig över hinder och skjuta fiender samtidigt med hjälp av en mängd olika vapen.
Larvalar rahatsız edildiklerinde 15 cm yükseğe zıplayabilirler.Ifall larverna störs kan de hoppa sträckor upp till 15 centimeter.
Bir sonraki hafta 50 basamak zıplayarak 48 numara oldu.Den kommande veckan steg den 48 placeringar till nummer åtta.
Ağaç kanguruları zıplamaz ama çok iyi tırmanır.Trädkänguruer hoppar inte men är goda klättrare.
Kanguru gibi zıplayarak yol alır.Den hoppar omkring på sina bakben liksom en känguru.
Ayrıca Rocket Launcher ile roket zıplaması yapılabilir.Man kommer även kunna skjuta upp Angara raketer.
Çok yükseğe zıplayabilirler.Вміють дуже високо стрибати.
Enerji her bir vurulmada, zıplamada ve patlamada azalır.Енергія витрачається при кожному ударі, пострілі чи стрибку.
Zıplaması çok iyidir.Добре стрибає.
Larvalar rahatsız edildiklerinde 15 cm yükseğe zıplayabilirler.Личинки, якщо їх потурбувати, здатні стрибнути на відстань до 15 сантиметрів.
Filler hem ileriye hem de geriye doğru hareket edebilirler ancak zıplayamaz, tırıs ya da dörtnala gidemezler.Вони рухаються дуже повільно і не можуть стрибати або бігати.
Zıplamak için de dokunmatik ekrana dokunması gerekir.Для зменшення їх впливу використовують екран.
Akıllıca zıpladığım sürece çok daha yukarı zıplayabiliyorum.При полюванні здатні високо стрибати.
Bir yere zıpladığı zaman her şey ya kırılır, ya da havaya uçar.При попаданні в перешкоду підскакує і вибухає у повітрі.
Düştü, zıpladı, tekrar düştü.Натовп відскочила ще далі, застогнала, заволала.
Zıplamak için de dokunmatik ekrana dokunması gerekir.Je možné hrát i s dotykovou obrazovkou.
Zıplaması çok iyidir.Dokáže výborně skákat.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Tehdy se ovšem nejednalo o sjezdové lyžování nebo o běžkování, ale o skoky na lyžích.
Oda çevresinde fırıldak gibi dönüyor, duvarlar zıplıyordu.Hradba okolo nádvoří byla zpevněná věžicí a jako parkán obíhala také boky jádra.
Vahşi doğada kaplanlar 5 m. kadar yükseğe ve 9–10 m. kadar uzağa zıplayabilirler.În timpul vânătorii, tigrul poate sări până la 5 m în înălțime și până la 9–10 m în lungime.