Ana içeriğe geç
Sözlük

zı ile cümle

zı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ziyaretinize gelmek istiyor.Tom wants to visit you.
Paralarını ziyan ediyorlar.They waste their money.
Sami Mescidinebevi'yi ziyaret etti.Sami visited Al-Masjid an-Nabawi.
Zili birkaç kez çaldım.I rang the bell several times.
Sami zikir sırasında cezbeye geldi.Sami fell into a state of ecstasy during the dhikr.
Tom zırva yazılarıyla tanınan biri.Tom is a well-known shitposter.
Ancak "Mutlu"yu ziyaret ettiğim vakit mutsuz olduğumu fark ettim.Only when I visited “The Happy,” I realized that I'm unhappy.
Boston'da ziyaret edilecek çok arkadaşımız var.We have many friends to visit in Boston.
Boston'da ziyaret edecek birçok arkadaşımız var.We have many friends to visit in Boston.
Boston'da ziyaret etmek için birçok arkadaşımız var.We have many friends to visit in Boston.
Tom'u ziyaret etmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to visit Tom.
Otobüsten ziyade trene binmeyi tercih ederim.I prefer to take the train rather than the bus.
Hastaneye ziyaretime gelen olmadı.No one has come to see me in the hospital.
Seni ziyarete gelebiliriz.We can come to visit you.
Ziyaretine gelebiliriz.We can come to visit you.
Ziyaretimize gelin.Visit us.
Yin ve Yang karşıt olmaktan ziyade birbirini tamamlayan güçlerdir.The Yin and the Yang are complementary rather than opposite forces.
Home Depot'a hızlı bir ziyaret yaptım.I made a quick visit to the Home Depot.
Tayvan'ı ziyaret etmedik.We haven't visited Taiwan.
Beyaz Rusya'yı ziyaret ettiler.They visited Belarus.
Kolombiya'yı ziyaret etmediniz.You did not visit Colombia.
Amerika'yı ziyaret etmediniz mi?Didn't you visit America?
Web sitemi neden kimse ziyaret etmiyor?Why isn't anyone visiting my website?
Zinciri yağla.Oil the chain.
Zinciri yağlayın.Oil the chain.
Avustralya’yı ziyaret etmeyi tercih ederim.I'd rather visit Australia.
Zihninizi yeni bilgilere açın.Open your mind to new knowledge.
Karnın zil mi çalıyor?Are you very hungry?
Karnın zil mi çalıyor senin?Are you very hungry?
Senin karnın zil mi çalıyor?Are you very hungry?
Karnın zil çalıyor mu?Are you very hungry?
Senin karnın zil çalıyor mu?Are you very hungry?
Karnınız zil çalıyor mu?Are you very hungry?
Sizin karnınız zil çalıyor mu?Are you very hungry?
Karnınız zil mi çalıyor?Are you very hungry?
Karnınız zil mi çalıyor sizin?Are you very hungry?
Sizin karnınız zil mi çalıyor?Are you very hungry?
Karnım zil çalıyor çünkü kahvaltı yapmadım.I am starving because I didn't have breakfast.
İsim zikretmeyeceğim.I won't name names.
Babası Mary'ye hayatı zindan etti.Mary's father made her life hell.
Akraba ziyaretlerini bıraktılar.They stopped visiting their relatives.
Ziyaret etmek için hangi müzeleri önerirsin?What museums would you recommend that I visit?
Ne yazık ki imkanımız varken onu ziyaret etmedik.It's a pity we didn't visit him when we had the chance.
Onu şu an ziyaret edersen televizyon izliyordur.He will be watching television if you visit him now.
Dün arkadaşımı ziyaret ettim.I visited my friend yesterday.
Bizi ziyaret edeli bir yıldan fazla oldu.It has been more than a year since he has visited us.
Ziyaretimize geleli bir seneyi geçti.It has been more than a year since he has visited us.
Onu ziyaret etmek istediğini mi söylüyorsun? Hayırdır, niye bunu yapmak istiyorsun ki?You say you want to visit him? Why in the world would you want to do that?
Bu yaz orayı mutlaka ziyaret edecek.He will visit there this summer for sure.
Geçen yaz ilk defa Boston'ı ziyaret ettim.I visited Boston for the first time last summer.
İstanbul'u ziyaret ettiğinde kendini Türkçe ifade edebiliyordu.He was able to make himself understood in Turkish when he visited Istanbul.
Cezayir kentini fazla turist ziyaret etmez.Not many tourists visit Algiers.
İstanbul'dayken kesinlikle Ayasofya'yı ziyaret etmeli.He should definitely visit the Hagia Sophia while he's in Istanbul.
Bir şeyler zırvaladı.He said some things that didn't make sense.
Canı istediğinde ziyaretime gelebilir.He may come and visit me any time he wants to.
Ziyaretçi kabul etmeyin.Don't have any visitors.
Eskiden bütün komşular birbirini ziyaret ediyordu.In the past, all the neighbors used to visit one another.
Güney Afrika'da madencilik istihdamının zirvesi 1980'lerde gerçekleşti.The peak of mining employment in South Africa occurred during the 1980s.
O satıcıdan ziyade dolandırıcı biri.He's more of a swindler than he is a salesman.
Tom, Mary'yi neredeyse hiç ziyaret etmez.Tom hardly ever comes to visit Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod