Her ay binlerce insan bu müzeyi ziyaret ediyor.Thousands of people visit this museum every month.
Sami ve Leyla bir danışmanı ziyaret ediyorlardı.Sami and Layla were seeing a counselor.
Onu zaman zaman ziyaret ederiz.We visit him from time to time.
Tom'u zaman zaman ziyaret ediyoruz.We visit Tom from time to time.
Tom'u sık sık ziyaret ederiz.We often visit Tom.
Tom, Eyfel Kulesi'ni ziyaret etmek istiyor.Tom would like to visit the Eiffel Tower.
Sami, Leyla'yı ziyarete geldi.Sami came to visit Layla.
Sami hiç ziyaretçi almıyor.Sami isn't taking any visitors.
Sami'nin ziyareti sadece Leyla ve kocası arasındaki çatışmayı alevlendirdi.Sami's visit only enflamed the conflict between Layla and her husband.
Herhangi bir müzeyi ziyaret ettin mi?Did you visit any museums?
Sami saat 11'de ofiste Leyla'yı ziyaret edecek.Sami will see Layla at the office at 11 am.
Sami, Bekir ailesini ziyaret etti.Sami visited the Bakir family.
Sami, Leyla'yı yine ziyaret etti.Sami visited Layla again.
Sami, Leyla'yı tekrar ziyaret etti.Sami visited Layla again.
Sami zimmetine para geçirmekle suçlandı.Sami was accused of embezzlement.
Sami zıplamaya başladı.Sami started jumping.
Paris dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biridir.Paris is one of the world’s most visited cities.
Paris dünyanın en fazla ziyaret edilen kentlerinden biridir.Paris is one of the world’s most visited cities.
Sami zimmetine para geçirmeye başladı.Sami started embezzling money.
Sami bir danışmanı ziyaret etti.Sami visited a counselor.
Sami, Leyla'nın tam zıttıdır.Sami is the exact opposite of Layla.
Sami'nin köpeği zincirini kırdı.Sami's dog broke its chain.
Bu sizin Boston'a ilk ziyaretiniz mi?Is this your first time to visit Boston?
Sami her zaman Leyla'nın ziyaret etmesini istiyordu.Sami always wanted Layla to come over.
Sami, Leyla'ya zincirle bağladı.Sami shackled Layla with a chain.
Sami mezarlığı ziyaret etti.Sami visited the cemetery.
Sami haftada üç kez bir terapisti ziyaret eder.Sami sees a therapist three times a week.
Sami bir gazi hastanesindeki bir psikiyatrı ziyaret etti.Sami visited a psychiatrist at a veterans' hospital.
Sami'nin avukatı jüri üyelerinin zihinlerinde mantıklı şüphe yaratmak istiyordu.Sami's lawyer wanted to create reasonable doubt in the minds of the jurors.
Sami ilçe cezaevinde Leyla'yı ziyaret etti.Sami visited Layla at the county jail.
Sami bir alışveriş merkezini ziyaret etti.Sami visited a shopping center.
Sami'nin sosyopat bir zihni vardır.Sami has a sociopathic mind.
Sami'nin hayali Amazon ormanlarını ziyaret etmekti.Sami's dream was to visit the Amazon forest.
Onlar Avustralya'yı hiç ziyaret etmediler.They've never visited Australia.
Avustralya'yı hiç ziyaret etmedim.I've never visited Australia.
Kuaförü ziyaret ettim.I visited the hairdresser.
Berberi ziyaret ettim.I visited the hairdresser.
Tom'un hastanede olduğunu bilseydim onu ziyaret ederdim.If I'd known that Tom was in the hospital, I'd have visited him.
O casusu zindana koy.Put that spy in the dungeon.
O ajanı zindana koy.Put that spy in the dungeon.
Tom bugün Mary’yi ziyaret edecek.Tom will visit Mary today.
Birçok Kanadalı turist, Boston'u ziyaret eder.A lot of Canadian tourists visit Boston.
Birçok Kanadalı her yıl Boston'u ziyaret eder.Many Canadians visit Boston every year.
Tom muhtemelen yarın bizi ziyaret edecek.Tom will probably visit us tomorrow.
Boston'a gittiğimde her zaman Tom'u ziyaret ediyorum.I always visit Tom when I go to Boston.
Hiç kimse bizi ziyaret etmiyor.No one ever visits us.
Önümüzdeki yaz Boston'daki amcamı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next summer.
Boston şimdiye kadar ziyaret ettiğim en büyük şehirdir.Boston is the largest city I've ever visited.
Boston şimdiye kadar ziyaret ettiğim en büyük kent.Boston is the largest city I've ever visited.
Boston geçen yıl ziyaret ettiğim şehirlerden biridir.Boston is one of the cities I visited last year.
Boston geçen sene ziyaret ettiğim kentlerden biridir.Boston is one of the cities I visited last year.
Tom bizi ziyaret etmeye geldi.Tom came to visit us.
Boston'u ziyaret etmeyi severim.I like to visit Boston.
Keşke Tom'u ziyaret etseydim.I wish I'd visited Tom.
Sami ziyaretçileri ağırladı.Sami welcomed the visitors.
Sami ziyaretçilerle sohbet etti.Sami chatted to the visitors.
Sami resepsiyonda ziyaretçileri karşılıyordu.Sami greeted visitors at the reception.
Yakında Tom'u ziyaret ediyor olacağım.I'll be visiting Tom soon.
Ziyaretiniz beni çok mutlu eder.Your visit makes me very happy.
Ayda bir kez Boston'u ziyaret ederim.I visit Boston once a month.