Tom elinden geldiğince Mary'yi ziyaret ederdi.Tom would visit Mary whenever he could.
Tom Mary'yi elinden geldiğince ziyaret eder.Tom visits Mary whenever he can.
Leyla, polise Sami'nin ziyaretinden hiç söz etmedi.Layla never told the police about Sami's visit.
Leyla, Kahire'de Sami'yi ziyaret etti.Layla visited Sami in Cairo.
Onun teyzesi sık sık Amerika'yı ziyaret ediyordu.That aunt of his often visited America.
Tom pazartesi günü Mary'yi ziyaret edecek.Tom will visit Mary on Monday.
Tom telefonundaki zil sesini değiştirdi.Tom changed the ringtone on his phone.
Boston'u ziyaret etmek istemiyor musun?Don't you want to visit Boston?
Bizi ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.Thank you for visiting us.
Leyla ayda iki kez bir danışmanı ziyaret ediyor.Layla has been seeing a counselor twice a month.
Boston'da kimi ziyaret etmeyi planlıyorsun?Who do you plan to visit in Boston?
Yarın Tom'u ziyaret etmeye gidelim.Let's go visit Tom tomorrow.
Sami zimmetine para geçirmekten tutuklandı.Sami got busted for embezzlement.
Zırhı bana ver.Give me the armor.
Leyla arabada zıpladı.Layla hopped in the car.
Zil yine çaldı.The bell rang again.
Hepiniz beni ziyaret etmek için geri gelmiyor musunuz?Aren't you all coming back to visit me?
Sence Tom önümüzdeki yaz bizi ziyaret edecek mi?Do you think Tom will visit us next summer?
Beni ziyaret etmeye gelmeyecek misin?Aren't you going to come visit me?
Leyla düzenli ziyaretlerinden biri için Sami'nin evine geldi.Layla arrived at Sami's house for one of her regular visits.
Kral Frederick avcılık, şarap, kadınlar ve ziyafetleri severdi.King Frederick loved hunting, wine, women and feasts.
Leyla'nın zihinsel durumu kontrolden çıktı.Layla's mental state went out of control.
Leyla'nın zihinsel durumu kontrol dışına çıktı.Layla's mental state went out of control.
Tom yarın Mary'i ziyaret edecek.Tom will visit Mary tomorrow.
Kaç tane ülkeyi ziyaret ettiniz?How many countries have you visited?
Sami bir hırsız, zinacı ve katildi.Sami was a thief, an adulterer and a murderer.
Tom benden ona bir ziyarette bulunmamı istedi.Tom asked me to pay him a visit.
Sami ciddi zihinsel hastalık belirtileri göstermiyordu.Sami wasn't showing the signs and symptoms of serious mental illness.
Sami pornografik web sitelerini ziyaret etti.Sami visited pornographic websites.
Sami pornografik web sitelerini ziyaret ediyordu.Sami visited pornographic websites.
Sami, Leyla'yı ziyarete gitti.Sami went to visit Layla.
Tom'u ziyaret etmenin çok erken olabileceğini düşündüm.I thought it might be too early to visit Tom.
Tom kimi ziyaret etti?Who did Tom visit?
Tom uzun zamandır bizi ziyaret etmedi.Tom hasn't visited us in a long time.
Tom, Mary'den onu hapiste ziyaret etmesini istedi.Tom asked Mary to visit him in prison.
Tom bir psikiyatristi ziyaret ediyor.Tom has been seeing a psychiatrist.
Boston'da kimi ziyaret ettin?Who did you visit in Boston?
Sami bir psikiyatristi ziyaret etti.Sami saw a psychiatrist.
Sami cinsel istekleri ile baş etmek için porno sitelerini ziyaret ediyordu.Sami visited porn websites to cope with his sexual urges.
Sami fetiş web sitelerini ziyaret etti.Sami visited fetish websites.
Sami fetiş web sitelerini ziyaret ediyordu.Sami visited fetish websites.
Sami kapı ziline basmak üzereydi.Sami was about to hit the doorbell.
Tom Boston'da Mary'yi ziyaret etmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to visit Mary in Boston.
Tom, Boston'da Mary'yi ziyaret etmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to visit Mary in Boston.
İnsan gerçekten yaratılışın zirvesi midir yoksa sadece bir hilkat garibesi midir?Is man really the pinnacle of Creation, or just a freak of nature?
Kalbi eğitmeden zihni eğitmek hiç eğitim görmemektir.Educating the mind without educating the heart is no education at all.
Şehre gittiğimde müzeleri sıklıkla ziyaret ettim.When I traveled to the city, I often visited the museums.
Mary'nin zırvasını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Mary'nin zırvalarını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Mary'nin zırvalıklarını daha fazla dinlersem delireceğim.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Dün, babam ve ben Mary'yi ziyaret ettik.Yesterday, my father and I visited Mary.
O zindanı temizlemek Tom'un üç saatini aldı.It took Tom three hours to clear that dungeon.
Tom ejderhanın karşısına çıkmadan ateşe dayanıklı zırh giymeyi unuttu.Tom forgot to equip fire-resistant armour before going up against the dragon.
Neyse ki, bu oyunun bikini zırhı yok.Thankfully, this game does not have bikini armour.
O, testte kopya çekmedi, zira yapılacak doğru şey değildi.She did not cheat on the test, for it was not the right thing to do.
Asya'ya hiç gitmedik, Afrika'yı da ziyaret etmedik.We have never been to Asia, nor have we visited Africa.
Bugün kimi ziyaret ediyoruz?Who are we visiting today?
Bugün bizi kim ziyaret ediyor?Who is visiting us today?
Ormanın kenarında gördüğünüz şey çadır değil, daha ziyade bir saman yığınıdır.What you see on the edge of the woods is not a tent, but rather a haystack.
Erkek arkadaşım, ereksiyon hastalığından dolayı bir andrologu ziyaret etti.My boyfriend visited an andrologist due to erection problems.