Ana içeriğe geç
Sözlük

zı ile cümle

zı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Önümüzdeki hafta amcamı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle next week.
Ziyaret eden yazarın onuruna bir parti düzenlendi.A party was held in honor of the visiting writer.
Seyahatten bahsetmişken, sen hiç New York City'yi ziyaret ettin mi?Speaking of travel, have you ever visited New York City?
Turistlerin bir şirketi kasabamızı ziyaret etti.A company of tourists visited our town.
Birbirine zıt iki şeyi aynı anda idare edemezsin.You can't have it both ways.
Biz tarihi ilgi yerlerini ziyaret ettik.We visited places of historic interest.
Yaşlı kadın ziyaretçiyi dikkatle inceledi.The old woman studied the visitor carefully.
Yol dik yamaca doğru zikzak çiziyordu.The path zigzagged up the steep slope.
Yeni yıl türbe ziyareti; hangi türbeler güçlüdür.New Year shrine visit; which shrines are potent?
Başlangıç için Kudüsü ziyaret ettim-üç büyük din için kutsal bir yer.For a start, I visited Jerusalem - a sacred place for three major religions.
Benim doğum günümde kimse beni ziyaret etmez.Nobody would visit me on my birthday.
O zil saat sekizde çalar.That bell rings at eight.
Dağın zirvesi karla örtüldü.The top of the mountain is covered in snow.
Fuji dağının zirvesi karla kaplıydı.The summit of Mt. Fuji was covered in snow.
Zil çalar çalmaz öğretmen sınıfa girdi.As soon as the bell rang the teacher came into the classroom.
Öğretmen zil çaldıktan hemen sonra sınıfa girdi.Immediately after the bell rang the teacher came into the classroom.
Öğretmen dersi bitirdikten hemen sonra zil çaldı.Right after the teacher finished the class the bell rang.
O, zilin çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.As soon as she heard the bell ring, she answered the telephone.
O, zil çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.She answered the telephone as soon as she heard the bell ring.
Geçen Pazar onu ziyaret etmeye niyetlendim.I had intended to call on her last Sunday.
Unuttuğum için üzgünüm. Bugün tamamen zil zurna sarhoşum.Sorry that I forgot. I'm completely out of it today.
Çoğu dine göre, zina suçtur.According to many religions, adultery is a crime.
Onları yakında ziyaret edeceğiz.We will visit them soon.
Birkaç yıl önce Romanya'yı ziyaret ettim.I visited Romania a few years ago.
Ben Dan'ı ziyaret ettim.I visited Dan.
Trang'in partisi ölüyü beklerken verilen bir ziyafet gibiydi.Trang's party was like a wake.
Gümüş prangalarla ayaklarını zincirleyelim.Let's shackle your feet with silver fetters.
İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
Onları affet, zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Forgive them, for they know not what they do.
Beni affedin, zira ben günah işledim.Forgive me, for I have sinned.
Arkadaşlarımı ziyaret ediyorum.I am visiting my friends.
Büyükannemi hastanede ziyaret ediyorum.I'm visiting my grandmother in the hospital.
Bu öğleden sonra anneannemi ziyaret edeceğim için çiçek satın aldım.I bought flowers because I am going to visit my grandmother this afternoon.
Ben dağlarda bazı köyleri ziyaret etmenizi öneriyorum.I suggest that you visit some villages in the mountains.
Onlar evlendiğinde bazı Şangaylılar büyük ziyafetler düzenlerler.Some Shanghainese hold large banquets when they get married.
Biri Romayı bir günde ziyaret edemez.One can't visit Rome in one day.
O bir otobüsle Nara'yı ziyaret etti.He visited Nara on a bus.
Her iki yer de ziyaret edilmeye değer.It's worthwhile to visit both places.
Eski kaleler ziyaret etmeye değerdir.It's worthwhile visiting the old castles.
Ziyaretimiz çok hoştu.Our visit has been very pleasant.
Ziyaretimiz harikaydı.Our visit was wonderful.
Ziyaretçilerimiz kapıdalar.Our visitors are at the door.
Ziyaretçilerimiz oturma odasında oturuyor.Our visitors are sitting in the living room.
Çocuklar ziyaretçidirler.The children are visitors.
Avrupa'da, ziyaret etmek istediğim birçok ülke var.There are many countries in Europe that I'd like to visit.
Bunlar bizim ziyaretçilerimiz.These are our visitors.
Onu yarın ziyâret edeceğim.I'll visit him tomorrow.
Ben yarın Bay Brown'ı ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown tomorrow.
Sen yarın ziyaret edeceğim.I'll visit you tomorrow.
Ben günaşırı onu ziyaret ederim.I visit him every other day.
Kişisel olarak sizi ziyaret edeceğim.I'll personally visit you.
Kısa bir ziyaretten sonra birdenbire ayağa kalktı ve ayrıldığını söyledi.After a short visit, he suddenly stood up and said he was leaving.
Sonunda Fuji dağının zirvesine ulaştık.We finally reached the top of Mt. Fuji.
Bir paralelkenarın zıt yönleri paraleldir.The opposite sides of a parallelogram are parallel.
Bir hafta önce bugün onu ziyaret ettim.I visited him a week ago today.
Büyükannemi ziyaret edeli uzun zaman oldu.It's been a long time since I visited my grandmother.
Hava kararmadan zirveye ulaşmayı umuyoruz.We hope to reach the summit before it gets dark.
Twitter'ın genel merkezini ziyaret etmedim.I haven't visited the headquarters of Twitter.
O, zihinsel aritmetik yapmak için yeterince zeki değil.He isn't smart enough to do mental arithmetic.
Bütünüyle sipariş edilmiş bir takıma çoğunlukla bir " zincir" denilir.A totally ordered set is often called a "chain".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod