Ana içeriğe geç
Sözlük

zı ile cümle

zı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Niçin bizi ziyaret etmeye gelmiyorsun?Why don't you come visit us?
Bir web sayfası ziyaretçilerinin %90'ından daha fazlası arama motorlarındandır.More than 90 percent of visits to a web page are from search engines.
Sanırım onu ziyaret etsen iyi olur.I think you had better call on him.
Bir diş hekimini ziyaret etmen gerekiyor.You ought to see a dentist.
Zihinsel olarak yorgun olmalısın.You must be mentally exhausted.
Babanın doğduğu kenti ziyaret ettin mi?Have you visited the town where your father was born?
Sen hiç babanın çalıştığı ofisi ziyaret ettin mi?Have you ever visited the office where your father works?
Ziyaret etmeden önce sizi ararım.I'll give you a call before I visit you.
Gelecek ay Tokyo'yu ziyaret edeceğin için çok mutluyum.I'm very happy you'll be visiting Tokyo next month.
Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.I have a good mind to strike you for being so rude.
Bugünlerde bazı ziyaretçilerimiz olacak.We will have some visitors one of these days.
Bugünlerde az sayıda kişi beni ziyaret eder.Few people visit me these days.
Bir gün seni ziyaret etmek istiyorum.I would like to call on you one of these days.
Bugünlerin birinde seni ziyaret edeceğiz.We'll visit you one of these days.
Bu günlerden birinde seni ziyaret etmeyi düşünüyorum.I'm thinking of visiting you one of these days.
Kyoto'yu ziyaret etmelisiniz.You should visit Kyoto.
Kyoto ziyaret etmeye değer.Kyoto is worth visiting.
Her yıl Kyoto, dünyanın her tarafından binlerce ziyaretçi ağırlar.Kyoto gets thousands of visitors from all over the world each year.
Kyoto birçok turist tarafından ziyaret edilir.Kyoto is visited by many tourists.
Her yıl birçok insan Kyoto'yu ziyaret eder.Kyoto is visited by many people every year.
Kyoto bir kez ziyaret etmeye değer.Kyoto is worth visiting once.
Kyoto'da yaşadığım zamanlarda,müzeyi sıklıkla ziyaret ederim.I would often visit the museum when I lived in Kyoto.
Kyoto'da ziyaret edilecek bir sürü yer var.There are many places to visit in Kyoto.
Kyoto'dan bahsetmişken, sen hiç Kinkakuji tapınağını ziyaret ettin mi?Speaking of Kyoto, have you ever visited the Kinkakuji Temple?
Geçen yaz babamın doğduğu yeri ziyaret ettim.I visited my father's hometown last summer.
Geçen yaz Paris'i ziyaret ettiğimi asla unutmayacağım.I'll never forget visiting Paris last summer.
Geçen yaz ziyaret ettiğim köy, Nagano bölgesi'ndeki küçük bir köydü.The village which I visited last summer was a small one in Nagano Prefecture.
Eski arkadaşlarımdan biri uzun süredir ilk defa beni ziyaret etti.An old friend of mine dropped in on me for the first time in ages.
Ziyaretçi karşımda oturdu.The visitor sat across from me.
Ziyaretçi için bir oda hazırlaman gerekir.You should prepare a room for the visitor.
Misafirlerden bazılarının ziyafet salonundan ayrıldığını gördüm.I saw some of the guests leave the banquet room.
Ziyaretçiler, sıcak el sıkışma ile karşılandılar.The visitors were greeted with warm handshakes.
Ziyaretçi sınıfa girdiğinde onu selamlamak için ayağa kalktık.When the visitor entered the room, we stood to greet him.
Fırsatımız varken Tom'u ziyaret etmememiz ne kötü.It's a pity we didn't visit Tom when we had the chance.
Ben sevinçten zıpladım.I jumped for joy.
Hisse senetleri yeni bir zirve yaptı.Stocks hit a new high.
Bir öğrenci büyük oyun yazarının evini ziyaret etti.A student visited the house of the great playwright.
Okula koştum, ama zil çoktan çalmıştı.I ran to school, but the bell had already rung.
Okul zilinin çaldığını duydum.I heard the school bell ring.
Okulda o her zaman sınıfın zirvesindedir.At school he was always at the top of his class.
Zırh giyen büyük bir çarpışmayla düşer!He who wears armor falls with a big crash!
Yabancı bir ülkeyi ziyaret etmek pahalı olmalı.Visiting a foreign country must be expensive.
Bir grup yabancı öğrenci, Akira'nın lisesini ziyaret etti.A group of foreign students visited Akira's high school.
Dışarısı zifiri karanlıktı.It was pitch black outside.
Herkes onu ziyaret eder.Everybody looks up to him.
Şirket zurnanın zırt dediği yerde.The company is at the end of its rope.
Dağın zirvesinde durduk.We stood on the top of the mountain.
Gezimizin amacı, yeni bir fabrikayı ziyaret etmektir.The purpose of our trip is to visit a new factory.
Yangın durumunda, zili çal.In case of fire, ring the bell.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?May I take a few days off to visit my family?
Yaz tatili sırasında Hokkaido'yu ziyaret ettim.I visited Hokkaido during summer vacation.
Onlar yaz tatili sırasında kampta bizi ziyaret etti.They visited us at the camp during summer vacation.
Yaz tatili sırasında ziyaretini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to your visit during summer vacation.
Her yıl binlerce yabancı Japonya'yı ziyaret eder.Thousands of foreigners visit Japan every year.
Müzik öğretmenimiz bana Viyana'yı ziyaret etmemi tavsiye etti.Our music teacher advised me to visit Vienna.
Okinawa'yı ziyaret ettiğimizde kuşu gördük.We saw the bird when we visited Okinawa.
Ziyafete tüm hızıyla devam edildi.The banquet was in full swing.
Ve ziyafet ustası şaraba dönüştürülen suyu test etti.And the master of the banquet tested the water that had been turned into wine.
Unzen dağı öylesine güzel bir yer ki birçok insan orayı ziyaret eder.Mt. Unzen is such a nice place that many people visit there.
Cinayetler zincirinin aynı adam tarafından işlendiği sanılmaktadır.The chain of crimes are thought to have been committed by the same man.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod