Zürafalar nerede?Где жирафы?
Bu bölgede küçük bir zürafa nüfusu var.Há uma pequena população de girafas nesta área.
Zebralar ve zürafalar bir hayvanat bahçesinde bulunurlar.Zebra's en giraffes vind je in de dierentuin.
Zürafalar boyunlarını mancınık gibi kullanırlar ve Pandaları düşmanlarına fırlatırlar.Захоплення точок приносить вашій нації очки так само, як і вбивство ворогів.
Zürafa, fil, deve kuşu ve deve gibi hayvan resimleri ve oymaları, ayrıca insan ve at vardır.Є малюнки і різьблення тварин, таких як жирафи, слони, страуси та верблюди, а також чоловіків і коней.
Zürafanın dokuz alt türü tanınmaktadır.V současnosti je herpetologům známo devět jednotlivých poddruhů.
Ayrıca, Afrika mandası, zürafa ve gergedanlarda da görülür.La fel dispar și zeii africani Olorun și Nyamye.
Bu familya sadece iki ayrı cinse ayrılan iki türden oluşmaktadır: Zürafa ve okapi.Den indeholder kun to arter; giraffen og okapien.
Kenya (45,000), Tanzanya (30,000) ve Botsvana (12,000) ile en fazla Zürafa popülasyonu bulunan yerlerdir.케냐(45,000), 탄자니아(30,000), 보츠와나(12,000)가 가장 많은 개체수를 보유하고 있다.
Zürafanın dokuz alt türü tanınmaktadır.Влечугите са 9 вида.
Zürafa, fil, deve kuşu ve deve gibi hayvan resimleri ve oymaları, ayrıca insan ve at vardır.Naime, na slikama su prikazane životinje kao što su žirafa, slon, noj i deva, ali također ljudi i konji.
Zürafanın dokuz alt türü tanınmaktadır.Poznamo devet vrst gibonov.
Dünyada yaklaşık olarak 100,000 ila 150,000 civarı zürafa bulunduğu tahmin edilmektedir.Manoma, kad ten išliko apie 100–150 tobų.
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Ale kto zdecydował, że kurczak ma mieć kształt serduszka, żyrafy czy gwiazdy?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Dar cine a decis vreodata ca puiul ar trebui sa arate ca o inima, o girafa, o stea?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?De mondják, ki találta ki, hogy a csirkehús úgy nézzen ki, mint egy szív, zsiráf vagy csillag?!
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Doch wer hat eigentlich entschieden, dass ein Hühnchen aussehen sollte wie ein Herz? Eine Giraffe? Ein Stern?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?그건그렇고, 누가 도대체 "닭"을 하트모양, 기린모양, 별모양으로 보이도록 만든 것일까요?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Maar wie besloot er ooit dat een kip eruit zou moeten zien als een hartje, een giraffe, een ster?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Ma chi ha deciso che un pollo debba sembrare un cuore, una giraffa, una stella?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Mais qui a décidé que le poulet devait ressembler à un coeur, une girafe, une étoile ?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Mas quem decidiu que um frango deve parecer-se com um coração, uma girafa, uma estrela?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Nhưng ai đã quyết định rằng một con gà nên nhìn như một trái tim, một hươu cao cổ, là một ngôi sao?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Pero, ¿quién decidió que un pollo debía parecerse a un corazón, una jirafa, una estrella?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Toda kdo je tisti, ki je odločil, da bi moralo piščanje meso izgledati takole - kot srce, žirafa, zvezda?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Но кой е решил, че пилето трябва да изглежда като сърце, жираф, звезда?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?Но кто решил что курица должна выглядеть как сердце, жираф, звезда?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?אבל מי החליט שעוף צריך להיראות כמו לב, ג'ירפה או כוכב?
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?ولكن الذي قرر أن الدجاج يجب أن يبدو على شكل قلب , زرافة أو نجمة ؟
Ama bir tavuğun bir kalbe, zürafaya ya da yıldıza benzemesi gerektiğine kim karar verdi?ハート形 キリンの形 星形? タイソン社です 中身が鶏肉じゃないからできるんです
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Bà đi thật thanh lịch, như con hươu cao cổ trên sa mạc Châu Phi, cầm cờ phía trên lưng.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Camminava elegantemente, come una giraffa nella savana africana portando la bandiera sulla spalla.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Ela caminhava com elegância, como uma girafa na savana africana, segurando a bandeira ao ombro.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Elegánsan lépdelt, mint egy zsiráf az afrikai szavannán, a vállán hordozva a zászlót.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Hon gick elegant, som en giraff på den afrikanska savannen, med flaggan lutad mot axeln.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.그녀는 마지 아프리카 대초원의 기린처럼 엘레강스하게 걷기 시작했습니다. 깃발을 어깨에 올린 채...저는 뒤에서 조깅 중이었습니다.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Mergea elegant, ca o girafa in savana africana, tinand stegul pe umar.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Sie ging elegant, wie eine Giraffe in der afrikanischen Savanne, die Flagge auf ihrer Schulter.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Šla elegantně, jako žirafa africkou savanou, a nesla vlajku na rameni.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Вона ступала елегантно, наче жирафа в африканській саванні, тримаючи прапор на плечі.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Она выступала элегантно, как жираф в африканской саванне, держа флаг на своем плече.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.צעדה באלגנטיות כג'ירפה בסוואנה האפריקאית, ונשאה את הדגל על כתפה. אני רצתי מאחוריה-
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.كانت تمشي بأناقة، كزرافة من غابات السفانا الأفريقية تحمل العلم على كتفها ، وأنا كنت أحاول الركض خلفها
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.優雅に歩く後ろで 私は小走り
Bu bir orman zürafası.Aceasta este o girafa de padure.
Bu bir orman zürafası.C'est une girafe des forêts.
Bu bir orman zürafası.Das ist eine Waldgiraffe.
Bu bir orman zürafası.Đây là hươu cao cổ sống ở rừng nhiệt đới.
Bu bir orman zürafası.Dit is een bosgiraf.
Bu bir orman zürafası.Es una jirafa de los bosques.
Bu bir orman zürafası.바로 forest giraffe( 숲 기린) 때문이죠
Bu bir orman zürafası.Questa è una giraffa della foresta.
Bu bir orman zürafası.To okapi.
Bu bir orman zürafası.То е горски жираф.
Bu bir orman zürafası.Это лесной жираф.
Bu bir orman zürafası.זוהי ג'ירפת היער.
Bu bir orman zürafası..تلك غابة الزرافات
Bu bir orman zürafası.よくご存じだと思います
"Bu gerçekten zürafaları dışarıda tutacak mı?""Chiar va tine asta girafele afara?"
"Bu gerçekten zürafaları dışarıda tutacak mı?""Czy to naprawdę powstrzyma żyrafy przed wejściem?"