Biz bir yuvarlak masa aldık.We bought a round table.
Yuvarlak Masa Şövalyeleri, masanın etrafında toplandılar.The Knights of the Round Table gathered around the table.
Asırlar sonra insanoğlu, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri ile yeni bir umut buluyor.Humanity finds new hope in King Arthur and the Knights of the Round Table.
Let's delve tarihine daha da yuvarlak masa grupları ve kökenlerine anlamak için.Please support the filmmakers so we can make future documentaries.
Ve sonra o küçük yuvarlak masa grupları çevresindeIt's probably the most powerful single organization in America.
Etkinlikler arasında turizm ve kamu idaresi konulu bir yuvarlak masa toplantısı da yer aldı.Activities included a roundtable discussion on tourism and public administration.
Bosna-Hersek'in (BH) iş potansiyeli konulu yuvarlak masa toplantısı Saraybosna'da gerçekleşti.A roundtable discussion of Bosnia and Herzegovina's (BiH) business potential was held in Sarajevo.
Kardeşleri Safir ve Segwarides de Yuvarlak Masa'da yer almaktadır.His brothers, Safir and Segwarides, also join the Round Table.
1989 Yuvarlak Masa Görüşmeleri, Dayanışma'nın 1989 seçimlerine katılmasına yol açtı.The 1989 Round Table Talks led to Solidarity's participation in the 1989 election.
Asırlar sonra insanoğlu, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri ile yeni bir umut buluyor.Siglos antes, la humanidad encuentra una nueva esperanza en el Rey Arturo y los Caballeros de la Mesa Redonda.
Arthur artık ölmüştü, yuvarlak masa şövalyeleri dağılmıştı.Артур посвящает его в рыцари Круглого стола.
Üçlemenin son albümü Ekskalibur King Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyelerinin hikâyesini anlatıyordu.Album opowiadał historię Króla Artura i Rycerzy Okrągłego Stołu.
Aynı zamanda İsrail Yuvarlak Masa kulübünün de kurucusudur.Během tohoto festivalu poskytují slevy i izraelská knihkupectví.
Asırlar sonra insanoğlu, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri ile yeni bir umut buluyor.數個世紀後,人類在亞瑟王和圓桌武士身上找到了新希望。
Yuvarlak Masa Şövalyeleri bizzat imparatordan emir almaktadırlar.그대들은 황제의 명령만큼 사도좌의 명령 역시 중요하게 생각해야 하오.
Ayrıca ulusal ve Avrupa düzeyinde yuvarlak masa toplantıları yoluyla sivil toplumla birlikte çalışır.Coopera también con la sociedad civil mediante mesas redondas a nivel nacional y europeo.
Ayrıca ulusal ve Avrupa düzeyinde yuvarlak masa toplantıları yoluyla sivil toplumla birlikte çalışır.Nemzeti és európai szintű kerekasztal-megbeszélések révén együttműködik továbbá a civil társadalommal.
Ayrıca ulusal ve Avrupa düzeyinde yuvarlak masa toplantıları yoluyla sivil toplumla birlikte çalışır.Observationscentret samarbejder også med civilsamfundet gennem møder på nationalt og europæisk plan.
Ayrıca ulusal ve Avrupa düzeyinde yuvarlak masa toplantıları yoluyla sivil toplumla birlikte çalışır.Współdziała także ze społeczeństwem na forum okrągłego stołu szczebla krajowego i europejskiego.
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.Allora ci dicemmo ok, ci saranno dei tavoli rotondi e l'ordine delle persone intorno al tavolo sarà lo stesso.
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.Așadar am spus că, "Păi, acestea vor fi pe mese rotunde iar comanda în jurul mesei a trebuit să fie la fel.
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.Dlatego powiedzieliśmy: "Użyjemy okrągłych stołów i w każdym miejscu zachowamy kolejność siedzących".
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.Dus zeiden we: "Dit gaan ronde tafels worden en de volgorde rond de tafel moest hetzelfde zijn.
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.그래서 우리는 "음, 이건 원탁이라고 하고, 사람들이 앉는 순서는 모두 같아야 한다고 합시다."
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.On s'est donc dit: "Ils seront sur des tables rondes et l'ordre autour de la table doit être le même.
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.Така, че казахме, "Добре, тези ще бъдат на кръгли маси и реда около масата трябва да бъде същия.
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.אז אמרנו, "ובכן, אלה יהיו שולחנות עגולים והסדר מסביב לשולחן חייב להיות זהה,
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.اذاً لقد قلنا"حسناً، هؤلاء سيكونوا جالسين على الطاولة والترتيب حول الطاولة يجب ان يكون نفس الشيء.
Bu nedenle, bunlar yuvarlak masada olacak ve masa etrafındaki sıralama aynı olmak zorunda.座る位置の対応がとれないといけない」と言ったのです 自分のいる所には 実在の自分がいて
Yuvarlak masa toplantıları başlattık.그래서 우리는 원탁회의를 시작했는데,
Yuvarlak masa toplantıları başlattık.אז התחלנו לקיים מפגשי שולחן-עגול
Yuvarlak masa toplantıları başlattık.لذا بدأنا بعقد محادثات،
Yuvarlak masa toplantıları başlattık.そこでは 生産者から小売り店